18 Nisan 2024 - 9 Şevval 1445 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 252. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Tilke âyâtu(A)llâhi netlûhâ ‘aleyke bilhakk(i)(c) ve-inneke lemine-lmurselîn(e)

İşte bunlar, Allah'ın delilleridir. Onları sana hakkıyla okumadayız ve muhakkak ki sen, gönderilenlerdensin, peygamberlerdensin.

Bunlar, (basit hikâyeler değil) Allah’ın ayetleridir ki, bunları Sana Hakk (ve ibret) olarak okuyoruz (vahyedip öğretiyoruz). Elbette Sen bu (gerçekleri öğretmekle görevli) elçilerdensin.

Bunlar Allah'ın mesajlarıdır. Biz, ey peygamber! Hakikatı ortaya koyan bu mesajları sana iletiyoruz. Doğrusu sen bu mesajların emanet edildiği elçilerdensin.

İşte bunlar Allah'ın âyetleridir. Biz onları sana doğru ve tam olarak, okuyoruz, anlatıyoruz. Şüphesiz sen Allah tarafından özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderilmiş Rasullerden, peygamberlerdensin.

Bunlar Allah'ın, sana hak üzere okuduğumuz ayetleridir. Ve hiç şüphe yok ki sen peygamberlerdensin.

İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilen elçilerdensin.

İşte bunlar (anlatılan kıssalar) Allah'ın âyetleridir ki, onları ey (Rasûlüm) sana hak olarak okuyoruz; ve muhakkak ki sen gönderilen peygamberlerdensin.

Bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları gerçek bir şekilde sana okuyoruz. Hiç şüphesiz sen, gönderilmiş peygamberlerdensin.

[246-252 ayetlerindeki kıssadan hisse:]

Bunlar Allah'ın âyetleridir. Biz onları sana doğru olarak anlatıyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.[40]

[40] Tâlût, Câlût ve Hz. Dâvûd hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, III, 230-262.

İşte bunlar âyetleri Allahın, onları hak olarak sana okuruz, şüphesiz peygamberlerdensin

İşte bunlar (basit hikâyeler değil) Allah'ın (ibret dolu) ayetleridir. (Ey Resûl!) Biz hakikati ortaya koyan bu ayetleri sana (vahiyle) iletiyoruz. Muhakkak ki sen (bu hakikatleri öğretmekle yükümlü Allah tarafından gönderilmiş) elçilerdensin.

Allâh’ın âyâtı işte bunlardır. Bunları sana gönderiyoruz. Çünki sen rasûller meyânındasın.

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana doğru olarak okuyoruz. Şüphesiz sen peygamberlerden birisin.

İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

İşte bunlar sana gerçek olarak okumakta olduğumuz Allah’ın âyetleridir ve sen şüphesiz Allah’ın elçilerinden birisin.

İşte bunlar Allah'ın âyetleridir. Biz onları sana doğru olarak anlatıyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

 249-251. âyetlerde askerî disiplin anlatılır. Bir ordunun başarılı olması, her şeyden önce komutanın emirlerine harfiyen uymakla mümkün olur. Savaşta... Devamı..

Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir ve elbette sen elçilerden birisin.

İşte bunlar, Allah'ın âyetleridir. Onları sana hakkıyla okuyoruz. Şüphesiz ki sen o gönderilen resullerdensin.

İşte bunlar Allahın âyetleri, onları sana bihakkın tilâvet ediyoruz, muhakkak ki sen o gönderilen Resullerdensin

(İşte) bunlar Allah’ın âyetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz (açıklıyoruz). Şüphesiz sen, (Allah tarafından) gönderilmiş peygamberlerdensin.

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana gerçek olarak okuyoruz.¹ Kuşkusuz sen gönderilenlerdensin.²

1- Bunlarla sana gerçekleri açıklıyoruz. 2- Gönderilen elçilerdensin.

Bunlar Allahın âyetleridir ki onları (Habîbim) sana Hak olarak okuyoruz. Sen şübhesiz, muhakkak gönderilen peygamberlerdensin.

(Habîbim, yâ Muhammed!) Bunlar Allah'ın âyetleridir; onları sana hak ile okuyoruz. Şübhesiz ki sen, elbette peygamberlerdensin!

İşte bunlar sana gerçek (doğru) olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir ve şüphesiz, sende Allah’ın gönderdiği elçilerdensin.

Bunlar Allah’ın ayetleridir. Bunları sana doğru olarak okuyoruz. Gerçekten sen besbelli ki Allah’ın elçilerinden birisin.

İşte bu kıssalar Allah/ın âyetleridir ki onları sana gerçek [¹⁰] olarak tilâvet ediyoruz. Şüphesiz ki sen gönderilen Peygamberlerdensin.

[10] Ehl-i Kitabın inkâr edemeyeceği veçhile.

İşte bunlar gerçek olarak sana okumakta¹⁶² olduğumuz Allah’ın ayetleridir. Muhakkak ki sen, gönderilen elçilerdensin.

162 Burada okumak anlamında “tilavet” fiili kullanılmıştır. Bu fiilin kök anlamı izlemek, takip etmek, art arda olmak vb dir. Kelimeler ve cümleler bi... Devamı..

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana, doğru olarak okuyoruz. Şüphesiz sen peygamberlerden birisin.

İşte bunlar Allah’ın ayetleridir, onları sana hak olarak okuyoruz. Hak ve hakikat ile tam bir uyum içinde olan bu mesajları, doğruyu ve gerçeği ortaya koymak üzere sana bildiriyoruz.
Çünkü ey şanlı Elçi; elbette sen, Allah tarafından gönderilmiş elçilerdensin.

Bunlar, Allah’ın âyetleridir.
Onları sana Gerçek ile okuyoruz.
Sen, elbette Gönderilmiş (Rasûl)ler’densin.

Resulüm! sana okuduğumuz ayetler, gerçeğin ta kendisidir. Hiç şüphen olmasın sen de, bu elçilerdensin ...

İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen Allah tarafından gönderilmiş resullerdensin!

İşte şu(nlar), Allah’ın sana bir amaç ile [tilavet] etmekte (okuyup aktarmakta) olduğumuz ayetleridir. [*] Şüphesiz ki sen elçilerdensin.

Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:108; Câsiye 45:6.

(Ey Muhammed!) İşte bütün bunlar Allah’ın sana mutlak gerçekler olarak açıkladığımız âyetleridir ve sen kesinlikle, (Allah’ın gönderdiği) Peygamberlerden (birisi)sin.

BUNLAR Allah’ın mesajlarıdır: Biz [ey Peygamber,] hakikati ortaya koyan bu [mesaj]ları sana iletiyoruz: doğrusu sen, bu mesajların emanet edildiği (elçilerden)sin.

İşte bunlar, sana olayların gerçek yüzünü aktardığımız Allah’ın ayetleridir. Elbette ki sen gönderilmiş elçilerden birisin. 2/213, 36/3

İşte bunlar Allah’ın mesajlarıdır; biz bunları sana gerçek bir amaca mebni olarak iletiyoruz,[⁴⁶⁴] Elbette sen kendisine mesaj gönderilenlerden birisin.

[464] Bi’l-hakk, anlatılanın tarihsel bilgi değerinden çok, onun amaçlılığına ve anlamlılığına ilişkindir. Âyetin son cümlesindeki “mesaj” da zaten bu... Devamı..

(Ey Muhammed) İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Onları sana biz hak (gerçek) olarak okuyoruz; şüphe yok ki sen (Allah tarafından) gönderilmiş peygamberlerdensin! (Bu harbler ilahi nizamın bir ölçüsü ve prensipleridir, insanları imtihan içindir.)

İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş resullerdensin.

İşte bunlar Allah Teâlâ'nın âyetleridir. Bunları sana hak olarak tilâvet ediyoruz. Sen de şüphe yok ki gönderilmiş olan peygamberlerdensin.

İşte bunlar Allah'ın âyetleri olup Biz sana onları dosdoğru bildiriyoruz. Sen elbette resûllerdensin.

Bunlar, Allah'ın ayetleridir; bunları sana gerçek ile okuyoruz (bunlarla sana gerçekleri açıklıyoruz). Elbette sen gönderilen elçilerdensin.

(Yâ Muhammed) Sana hak olarak okudığımız (ümem-i sâlifeye 'âid şu kıssaları sana Cibrîl-i Emîn vâsıtasıyla vahy idişimiz) şeyler Allâh'ın âyetleridir. Sen muhakkak Allâh tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin. [¹]

[1] Cenâb-ı Muhammed'in ümmî ve kitâb okumamış biri oldığı halde ümem-i sâlifeye 'âid bu vak'aları hikâye buyurması onların vahiy oldığına ve bu da sı... Devamı..

Bunlar Allah’ın âyetleridir. O, bunları sana doğru bir biçimde aktarıyor.[*] Sen de O’nun elçilerindensin.

[*] Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından meâlde bu sanat yok sayılmıştır. (Bkz. Bakara 2/49'un dipnotu)

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hakkiyle okuyoruz. Şüphesiz, sen de peygamberlerdensin.

İşte bunlar Allah'ın âyetleridir ki, sana dosdoğru bir şekilde bildiriyoruz. Çünkü sen gönderilmiş elçilerdensin.

İşte bunlar Allah'ın ayetleri. Onları sana hak olarak okuyoruz. Yemin olsun ki sen, gönderilen elçilerdensin.

şol, Tañrı āyetlerdür; oķıruz anı üzerüñe ḥaķk-ıla. daħı bayıķ sen, yalavaclıġa viribinilmişlerdensen.

Ol āyetleridür Tañrı Ta‘ālānuñ, oḳur‐biz senüñ üstüñe ḥaḳ bile. Daḫı sen yāMuḥammed mürsel nebīlerdensin.

(Ya Rəsulum!) Bunlar (bu söylənilənlər) Allahın ayələridir (qüdrət nişanələridir) ki, onları sənə doğru-düzgün bildiririk. Sən, həqiqətən, (Allah tərəfindən seçilərək insanlara) göndərilən (mürsəl) peyğəmbərlərdənsən.

These are the portents of Allah which We recite unto thee (Muhammad) with truth, and Lo! thou art of the number of (Our) messengers;

These are the Signs of Allah. we rehearse them to thee in truth: verily Thou art one of the messengers.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.