25 Mayıs 2024 - 17 Zi'l-ka'de 1445 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 234. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Velleżîne yuteveffevne minkum veyeżerûne ezvâcen yeterabbasne bi-enfusihinne erbe’ate eşhurin ve’aşrâ(an)(s) fe-iżâ belaġne ecelehunne felâ cunâha ‘aleykum fîmâ fe’alne fî enfusihinne bilma’rûf(i)(k) ve(A)llâhu bimâ ta’melûne ḣabîr(un)

İçinizden biri ölür de arkasında kadın bırakırsa bu çeşit adamların kadınları dört ay, on gün beklerler. Bu müddeti geçirdikten sonra meşru bir surette kendiliklerinden dilediklerine varabilirler, bu hususta size bir suç yoktur artık. Allah, ne yaparsanız, hepsinden de haberdardır.

İçinizden ölen (vefat eden) kimselerin (geride) bıraktığı eşler, kendi kendilerine dört ay on (gün) gözetleyip beklerler. Bu iddet bekleme süresi dolduğunda, artık onların kendileri hakkında ma’ruf (uygun ve meşru) bir şekilde (hür iradeleriyle) yaptıkları (meşru tercih ve davranışları)ndan dolayı size sorumluluk (ve engel olma hakkı) yoktur. Allah, işlediklerinizden haberi olandır.

İçinizden ölenler geride eşler bırakırlarsa, bunların yeniden evlenebilmeleri için kendi başlarına dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir. Bekleme süresinin sonuna vardıklarında, kendileriyle ilgili olarak, meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar size bir suç yoktur artık. Allah tüm işlediklerinizden haberi olandır.

İçinizden vefat edip de, geride eşler bırakan kimselerin hanımları evlenmeyerek, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddetlerini, bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendileriyle ilgili yaptıkları Kur'ân'ın ve sünnetin hükümlerine, meşrû, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun işlerde size bir günah, bir vebal yoktur. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır

Aranızdan arkalarında eşlerini bırakarak ölenlerin karıları, kendi kendilerine, dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini tamamlamalarından sonra onların kendi haklarında örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.

İçinizden ölenlerin (geride) bıraktığı eşler, kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. Bu bekleme süresi dolduğunda, artık onların kendi haklarında maruf (meşru) bir şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah, işlediklerinizdenhaberi olandır.

Sizden vefat edenlerin geride bıraktıkları zevceler, kendi kendilerine (süslenmeden) dört ay on gün beklerler (beklesinler). Bu müddeti doldurdukları zaman, meşru surette kendi başlarına (evlenmek için) süs takınmalarında size bir günah yoktur. Allah yaptığınız her şeyden tamamıyla haberdardır.

Sizden, arkalarında hanımlar bırakıp da ölenler olursa, hanımları dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerini bitirdiklerinde, örfe uygun olarak eş aramalarında size bir günah yoktur. (Eğer hamile değillerse.) Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan çok iyi haberdardır.

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları kadınların yeniden evlenmeleri için dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir. Bekleme süresinin sonuna vardıklarında, kendileriyle ilgili olarak meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar bir günah yoktur. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Sizden ölenler olup da,kadınları kalırsa, dört ay on gün beklerler, görenek olan yolda, kadınların sayası bittikten sonra töreye göre kadınlar kendi haklarında ne yaparlarsa, size bir günah yoktur; Allah bilir niderseniz

Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri, (evlenmeden, görücüye çıkmadan, süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek, süslenmek, görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikl... Devamı..

Eğer vefât idenler dul kadınlar bırakırlar ise bunlar dört ay on gün bekleyeceklerdir. Bu müddet mürûr itdikden sonra nefislerini nâmuskârâne başkalarına tevdî’ iylemelerinden hiç mes’ûl olmıyacaksınız, Allâh sizin yapdığınızı bilür.

İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah işlediklerinizden haberdardır.

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına (evlenmeksizin) dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde kendileri hakkında, normal ölçülerde yapıp ettiklerinden size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.

 İddetin hikmeti, rahimin temiz olduğunun tesbitidir. Bunda vasıta, hayızdır. Dört ay içinde üç veya dört hayız vaki olur ki bu, kadının hamile olmadı... Devamı..

İçinizden ölen erkeklerin geride bıraktığı eşleri, dört ay ve on (gün) beklerler. Sürelerini doldurunca artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size sorumluluk yoktur. ALLAH yaptıklarınızdan Haberlidir.

Boşanmış kadınların bekleme süresi, bundan biraz daha kısa olup üç aybaşı hali görmesidir. Bak 2:228.

İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman, artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

İçinizden vefat edib de arkalarına kadın bırakanların zevceleri nefsilerini dört ay on gün bekletecekler, ıddetlerini bitirdilermi artık kendi haklarında meşru' olarak ıhtiyar edecekleri haraketten size mes'uliyet yok, Allah her ne yaparsanız habîrdir

İçinizden ölen kimselerin, geride bıraktıkları zevceleri, evlenmeksizin dört ay on gün (iddet) beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları (şeriatın) uygun (gördüğü) işlerde size bir günah yoktur. Allah bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bu süreyi tamamlayınca, kendi haklarında verecekleri meşru kararlarda sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

İçinizden ölenlerin (geride) bırakdıkları zevceler kendi kendilerine dört ay on (gün) beklerler. İşte bu müddeti bitirdikleri zaman artık onların kendileri hakkında meşru' vech ile yapdıkları şeyden dolayı size günâh yokdur, Allah ne işlerseniz (hepsinden) hakkıyle haberdârdır.

Sizden vefât edip de geride zevceler bırakanlar(ın zevceleri) ise, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Böylece bekleme müddetlerinin sonuna geldikleri zaman, artık kendileri hakkında meşrû' olarak yaptıklarında size bir günah yoktur.(1) Allah ise, ne yapıyorsanız hakkıyla haberdar olandır.

(1)Âyette zikredildiği gibi, kocası ölen kadının dört ay on gün evlenmeden beklemesi gerekir. Bu müddet içerisinde, koku sürünmekten ve süslenmekten k... Devamı..

Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Bekleme süreleri dolduğunda, örfe uygun meşru bir şekilde, dilediklerini yapmalarında size hiçbir sorumluluk yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

İçinizden önlerin arkalarında bıraktıkları karılar kendi başlarına dört ay on gün bekliyeceklerdir. Artık süreleri sona erince kendi başlarına töre uyarınca işlediklerinden dolayı sizin için suç yoktur. Allah bütün işlediklerinizden bilgilidir.

İçinizden vefat edip zevceler bırakanların zevceleri özlerini dört ay on gün gözlesinler [¹]. İddetlerinin sonu erişince onların güzelce olarak [²] kendileri haklarında yaptıkları şeyden [³] dolayı size [⁴] vebal yoktur. Allah işlediğiniz şeylerden haberdardır [⁵].

[1] Buna «iddet» derler. Bundan maksat kadının gebe olup olmadığını anlamaktır.[2] Akla, şer'e, âdat-ı müstahseneye uygun olarak.[3] Zinetlenmekte, id... Devamı..

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, dört ay on gün kendilerini gözetim altında tutarlar/beklerler. Süreleri bitince, kendileri için örfe uygun/meşru olarak yaptıklarından dolayı size/topluma bir günah yoktur. Allah yapmakta olduğunuz her şeyden haberdardır.

İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini (iddetlerini) tamamladıkları zaman, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından (ve istedikleriyle evlenmelerinden) dolayı size günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

İçinizden ölen birinin geriye bıraktığı hanımı, evlenmeden, süslenmeden, görücüye çıkmadan kendi başına dört ay on gün bekler.
Bu arada kadının kocası, ölmeden önce, eşinin bir yıllık geçimini sağlayacak miktarda nafakayı vasiyet etmiş olmalıdır (2. Bakara: 240). Vasiyet edilmemiş olsa bile, hâkim, onun mirasından nafakayı alıp kadına verir.
Bu bekleme süresinin asıl illeti, gerekçesi “kocanın ölümü” olduğundan, gerdeğe girmemiş olan, henüz âdet görmeyen, âdetten kesilen ve hamile olup da bu sürenin bitiminden önce doğum yapan kadınlar da, —kocaları öldüğü takdirde— evlenmeden önce dört ay on gün beklerler.
Bekleme sürelerini bitirdiler mi, artık kendileri için uygun olanı yapmalarından dolayı ne onlara, ne de size bir günah yoktur.
Unutmayın; Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Sizden vefat edenler ve eşler bırakanlar, "kendilerini dört ay on gün gözleyerek" bekler. Bekleme sürelerine ulaştıklarında, Örfe Uygun olarak kendi başlarına yaptıkları şeylerde size günah yoktur.
Allah ne işliyorsanız haberlidir.

Vefat eden erkeklerin bıraktığı dul hanımları, evlenmek için tamı tamına dört ay on gün beklemek zorundadırlar. Bu süreyi dolduran dul bayanların, artık kendi başlarına yasal olarak yaptıkları faaliyetlerine karışamazsınız. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberlidir...

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün bekler. Bu süre; hem ölen kocalarından bir çocuğunun olup olmadığı, hem de kadının ölen kocasıyla geçirmiş olduğu evlilik hayatına göstereceği saygının ifadesidir. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

İçinizden ölenlerin (geride bıraktıkları) eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. [*] (Bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size herhangi bir vebal yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Bu cümle eşi ölen hanımların başka bir evlilik yapamama süresini “4 ay 10 gün” olarak belirlemektedir. Bakara 2:240’taki ifade ise bu hanımların evler... Devamı..

İçinizden ölenlerin (geride) bıraktığı eşleri, (tekrar evlenmek için) kendi kendilerine dört ay on gün beklerler.¹ İddet sürelerini doldurduklarında onların kendi haklarında verecekleri meşru kararlardan dolayı size bir sorumluluk yoktur.² Ve Allah, yaptıklarınızdan (tümüyle) haberdardır.

1 Yani başkalarıyla evlenemezler, süslenemezler ve görücüye çıkamazlar. Fakihlerin çoğunluğuna göre, eşi ölen hamile kadınların iddet müddeti, çocuğun... Devamı..

İçinizden biri ölür ve ardında kadınlar bırakırsa, yeniden evlenmeleri için ²²¹ dört ay on günlük bir bekleme süresi geçirmeleri gerekir; bekleme süresinin sonuna vardıklarında kendileri ile ilgili olarak meşru şekilde ne yaparlarsa yapsınlar bir günah yoktur. ²²² Ve Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

221 Lafzen, “kendi başlarına”.222 Lafzen, “size günah olmaz”. Burada bütün bir topluma hitab edildiği aşikar olduğundan (Zemahşerî), (genel anlamdaki)... Devamı..

İçinizden ölenlerin arkasında bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetlerini tamamladıklarında, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. 2/240

İçinizden ölen kimselerin geriye bıraktığı eşler dört ay on gün kendilerini gözetlesinler.[⁴³⁹] Bu süreyi tamamladıklarında kendileri için gerekli olan şeyleri meşru olmak kaydıyla[⁴⁴⁰] yapmalarında size herhangi bir vebal yoktur. Ve Allah yaptıklarınızın tümünden haberdardır.

[439] Mücâhid’in yorumuna göre bu âyetle aynı konudaki 240. âyet, iki ayrı durumun ifadesidir. Bu âyet, bir cahiliyye geleneğini kadınlar lehine sınır... Devamı..

(Ey iman edenler) İçinizden vefat edenlerin (geride) bıraktıkları eşleri, dört ay on gün beklerler! (Bu vefat iddetidir, bu süre dolmadan, evlerinden ayrılıp evlenemezler) Bekleme süresi dolduğunda ise, örfe uygun olarak yaptıkları işlerden (süslenmelerinden veya başkasıyla evlenmeye namzet olmasından) dolayı size bir günah yoktur. Allah yaptığınız her şeyden elbette haberdardır.

İçinizden ölenlerin, geriye bıraktıkları eşleri, dört ay on gün (bekleyip) kendilerini (iddetlerini)gözetlerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size bir günâh yoktur. Allâh yaptıklarınızı haber alır.

Ve sizlerden vefat edip de geriye zevceler bırakanların zevceleri, nefisleri hakkında dört ay on gün intizarda bulunurlar. Sonra iddetlerinin sonuna erince artık nefisleri hakkında maruf veçhile yapacakları şeyden dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve Allah Teâlâ yapacağınız şeylerden haberdardır.

Sizden vefat eden erkeklerin eşlerinin evlenebilmeleri için dört ay on gün iddet beklemeleri gerekir. Onlar bu sürelerini tamamladıktan sonra, meşrû surette kendi haklarında verecekleri karardan ötürü size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Kocası vefat eden kadın, dört ay on gün süre ile görücüye çıkmaz, süslenmez, başka erkeğe nikâh edilmez. Bu süreyi kocasının evinde geçirmesi gerekir.... Devamı..

İçinizden ölenlerin, geriye bıraktıkları eşleri, dört ay on gün (bekleyip) kendilerini gözetlerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızı haber alır.

Sizden vefât idenlerin bırakdıkları zevceleri nefisleriyle dört ay on gün beklesünler. 'İddetleri bitdikden sonra şer'an ve 'âdeten me'lûf ve müstahsen olan şeylerden nefislerinde işledikleri şeyden dolayı sizin üzerinize günâh yokdur. Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeylerden haberdârdır.[¹]

[1] Bu âyet-i kerîme mûcibince 'iddet-i vefât olan dört ay on günün ikmâli içün kadını mecbûr tutmak vülât-ı umûrun, 'ulemânın, 'akd-i nikâha me'mûr o... Devamı..

Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Sürelerinin sonuna vardıklarında, (kadınların) kendileri için marufa uygun olarak yaptıkları şeyin size bir günahı olmaz.[*] Yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilen Allah’tır.

[*] Kocası ölen kadın, iddeti bitince istediği kişiyle evlenebilir. Evliliği sadece marufa uygunluk açısından denetlenir.

İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı sizin üzerinize bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Vefat edenlerinizin arkalarında bıraktıkları hanımlar, evlenmeden önce dört ay, on gün iddet beklesinler. İddetlerini tamamladıktan sonra, kendileri hakkında meşru şekilde yapacakları şeyden(120) dolayı size bir günah yoktur. Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.

(120) Süslenmek, damat adaylarıyla görüşmek gibi.

İçinizden ölüp de geriye zevceler bırakanların bu eşleri, dört ay on gün kendi başlarına beklerler. Sürelerini tamamladıklarında kendilerince uygun gördüklerini örfe uygun biçimde yapmalarında sizin için bir sakınca yoktur. Allah, yapmakta olduklarınızdan gereğince haberdardır.

daħı anlar kim tamām olına ecelleri, sizden; daħı ķoyalar 'avratlar: göz dutalar, gendü nefslerine, dört aylar daħı on ya'nį on gün. pes ķaçan kim ireler müddetlerinüñ śoñına, yazuķ yoķdur üzerüñüze anuñ içinde kim işlediler gendü nefsleri içinde; şerį'atde bulınur nesene-y-ile. daħı Tañrı, anı kim işlersiz bilicidür.

Ol kişiler kim vefāt iderler sizden, ‘avratları ḳalsa ‘iddet çeksünler özleridört ay ve on gün, ḳaçan ‘iddetleri tamām olsa yazuḳ yoḳdur üstüñüze, herne kim işleseler nefslerinde yaḫşılıḳ bile. Daḫı Tañrı Ta‘ālā siz işlegeni bili‐cidür.

Sizdən ölənlərin qoyub getdiyi qadınlar dörd ay on gün (başqa ərə getməyib) özlərini gözləməlidirlər. Bu müddət tamam olduqda, artıq onların öz barələrində şəriətə müvafiq surətdə etdikləri işdən sizə heç bir günah gəlməz. Allah etdiklərinizin hamısından xəbərdardır!

Such of you as die and leave behind them wives, they (the wives) shall wait, keeping themselves apart, four months and ten days. And when they reach the term (prescribed for them) then there is no sin for you in aught that they may do with themselves in decency. Allah is Informed of what ye do.

If any of you die and leave widows behind, they shall wait concerning themselves four months and ten days:(267) When they have fulfilled their term, there is no blame on you if they dispose of themselves in a just and reasonable manner. And Allah is well acquainted with what ye do.

267 The 'Iddah of widowhood (four months and ten days) is longer than the 'Iddah of divorce (three monthly courses. 2:418). In the latter the only con... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.