18 Ağustos 2022 - 20 Muharrem 1444 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 193. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vekâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun veyekûne-ddînu li(A)llâh(i)(s) fe-ini-ntehev felâ ‘udvâne illâ ‘alâ-zzâlimîn(e)

Bir fitne kalmayıncaya, din tamamıyla Allah'ın dini oluncaya dek onlarla çarpışın. Vazgeçtiler mi artık düşmanlık, yalnız zalimleredir, başkalarına değil.

(Bununla beraber, ülkenizde, bölgenizde ve yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya; adalet ve hürriyet ortamını bozmaya kalkışan fesat odakları etkisiz bırakılıncaya) kadar onlarla (zulüm odaklarıyla) çarpışıp (Hakkı hâkim kılmaya çalışın!) ["Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünüzün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (bugün ise üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın." (Enfâl: 60)] Eğer (kâfir ve hain odaklar saldırı ve fesatlıktan) vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur (saldırganlık ve zulümkârlık caiz değildir).

Zulüm, baskı, bozgunculuk ve kavga kalmayıncaya ve sadece Allah'a kulluğa bir engel kalmayıncaya kadar onlarla savaşın, ancak savaştan ve küfürden vazgeçerlerse, varlık sebebine aykırı davranan kimseler dışında, tüm düşmanlıklar sona erecektir.

Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence, fitne yok oluncaya; Allah için şer'î-hukukî düzen, kamu düzeni, ülkede tamamen yerleşip işler hale gelinceye kadar onlarla savaşın. Eğer akıllarını kullanarak inkârdan, küfürden, işkence ve zulümden vazgeçerlerse, inkâr ile, isyan ile baskıya, aleyhte propagandaya devam eden zalimlerden başkasına düşmanca davranmayın.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/126; 42/40.

Fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar [39] onlarla savaşın. Eğer onlar vazgeçerlerse, zalimlerden başkalarına düşmanlık edilmez.

39.Hakimiyet tam anlamıyla Allah`ın dininin oluncaya kadar.

(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.

Fitneden eser kalmayıncaya ve din de yalnız Allah'ın oluncaya kadar (ibadet yalnız Allah için oluncaya kadar) o müşriklerle savaşın. Vazgeçerlerse, artık düşmanlık ancak zâlimlere karşıdır.

Fitne kalmayıncaya, din ve hâkimiyet yalnızca Allah’ın oluncaya kadar, onlarla savaşın. Eğer son verirlerse, artık düşmanlık ancak zalimlere olur.

O halde zulüm ve baskı kalmayıncaya ve Allah'ın dini egemen oluncaya kadar onlarla savaşınız. Vazgeçerlerse siz de vazgeçiniz; zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Fitne basılmadıkça, Hakka tapılmadıkça onlarla çarpışınız, onlar vazgeçerlerse, siz de vazgeçin, düşmanlık ancak zalimleredir

Artık (yaşadığınız yerde, yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya) ve (din de yalnız Allah'ın iradesine uygun bir hale gelinceye ve barış ortamı tüm dünyada egemen) oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet (zulüm ve haksızlıklardan) vazgeçerlerse (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.

Bkz.8/39Burada başlamış bir savaş vardır. Bu savaşın başlama sebebi de zulümdür, fitnedir, baskıdır. İnsani ve ahlaki değerleri yok etmektir; ibadet v... Devamı..

Fitneye nihâyet virilinceye kadar muhârebe idiniz. Tâ ki Allâh’ın dinini kabûl itsünler. Eğer yapdıklarına nihâyet virirler ise artık adâvet itmeyiniz. Yalnız zâlimler ile muhârebe idiniz.

Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini ortada kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.

Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Tanrı'nın dini (yasası), inanç ve düşünce özgürlüğünü temel prensip edinir. Tanrı'nın dini, bugünün terimiyle demakratik ve federal laik sisteme benze... Devamı..

Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın . Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.

hem bir fitne kalmayıb din yalnız Allahın oluncıya kadar onlarla çarpışın vaz geçerlerse artık husumet ancak zalimlere karşıdır

Fitne¹ kalmayıp, din² tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

1- Baskı, zulüm, zorbalık ve kargaşa tamamen yok edilene dek. 2- Allah\ın yasaları tamamen egemen oluncaya kadar. (Dinin sözcük anlamlarından biri d... Devamı..

Fitne (den eser) kalmayıncaya, dîn de (şunun bunun değil) yalınız Allahın (dîni diye tanılmış) oluncaya kadar onlarla savaşın. Vaz geçerlerse artık zaalimlerden başkasına hiç bir husûmet yokdur.

O hâlde bir fitne kalmayıncaya ve din sâdece Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Fakat (küfürden) vazgeçerlerse, o takdirde zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Fitne kalmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer Allah’ın diniyle savaşmaktan vazgeçerlerse, zulümlerine devam etmedikleri sürece, onlara düşmanlık yapmak yoktur.

Karışıklık ortadan kalkıp da din olarak ortada yalnız Allah’ın dini kalıncaya kadar vuruşun. Onlar vuruşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız kıyıcılara karşı olabilir.

Fitneden eser [⁴] kalmayıp din ve ibadetullah için ölünceye kadar onlar ile kıtal edip, onlar vazgeçerlerse onlara el uzatmak yoktur. El uzatmak yalnız zâlimleredir.

[4] Şirk, dinden döndürmek için eza ve cefa.

Zulüm ve baskı bitinceye ve din sadece Allah’ın oluncaya kadar¹²⁶ onlarla savaşınız. Eğer son verirlerse, zalimlerin dışında kimseye düşmanlık yoktur.

126 Tam bağımsız oluncaya kadar; hiçbir cezalandırılma korkusu yaşamadan, kimseye boyun eğmeden serbestçe ibadet edinceye kadar anlamındadır.... Devamı..

Fitne kalmayıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık düşmanlık sadece zalimlere karşıdır.

Ey iman edenler! Allah’ın dinine karşı savaş açan, insanî ve ahlâkî değerleri hiçe sayan, baskı ve işkencelerle inanç, ibâdet ve düşünce özgürlüğüne zincir vuran bütün fitne ve kötülük odakları tamamen yok edilip ortadan kaldırılıncaya ve hayatın her alanında mutlak otorite ve egemenlik anlamına gelen din, tamamen ve yalnızca Allah’ın irâdesine uygun bir hâle gelinceye ve böylece, Kur’an’ın belirlediği adâlet, özgürlük ve barış ortamı tüm dünyada egemen oluncaya kadar onlarla savaşın! Fakat zulüm ve haksızlıktan vazgeçerlerse, o zaman onlarla barış içinde yaşayın! Unutmayın ki, zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur. Fitne ve bozgunculuktan vazgeçenlere dokunulmayacaktır. Ancak ilâhî irâdeye baş kaldırarak haksızlık ve zulme devam edenler, hangi dine, hangi ırka, hangi toplumsal sınıfa bağlı olurlarsa olsunlar, gereken cezaya çarptırılırlar. Peki, bu savaş “kutsal aylarda” olursa?!..
Arap geleneklerine göre; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarında her ne sebeple olursa olsun, savaşmak haram kabul ediliyordu. Zaten temel amaçlarından biri yeryüzünde barış ve esenliği sağlamak olan İslâm dini, bizzat Allah tarafından Hz. İbrahim’e emredilen ve onun aracılığıyla bütün Arabistan’a yayılan bu güzel uygulamanın aynen sürdürülmesini ve bu aylarda savaş yasağına uyulmasını ister. Fakat bu yasaklar düşman tarafından çiğnendiğinde, onlara gereken karşılık verilmelidir:

Onlarla savaşın; tâ ki fitne olmasın; Din Allah’ın olsun!
Vazgeçtilerse, artık Zâlimler’den başkasına düşmanlık yoktur.

Fitne sona erene ve meydan İslâm’a kalana kadar onlarla dövüşün. Fitneye son verirlerse, artık adlî olaylar dışında kimsenin kılına dokunulamaz.

Yeryüzünde zulüm baskı kalmayıncaya, insanlar arasında yaşanan düzen tamamen Allah’ın istediği şekilde; barışa, huzura, esenliğe ulaşıncaya kadar zalimlerle savaşın! Savaşmaktan vazgeçerlerse siz de vazgeçin! Bilin ki; düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır. İslam’ı inkâr edip zulme sapmayanlara düşmanlık yoktur. Onlarla barış içinde yaşamanın yolunu arayın!

[Fitne] (zulüm ve işkence) kalmayıncaya ve kulluk da yalnızca Allah’a oluncaya kadar onlarla (saldıranlarla) savaşın! Vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. [*]

Benzer mesaj: Enfâl 8:39-40.

(Ey îman edenler!) Fitne ortadan kalkıp, Allah’ın dini (yeryüzüne) egemen oluncaya kadar,¹ o (kâfirlerle) savaşın.² Eğer (Allah’tan başkasına tapmaktan) vazgeçerlerse artık düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.³

1 Peygamber (a.s): “Ben, bütün insanlar ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ deyinceye kadar onlarla savaşmakla görevlendirildim...” buyurmuştur. (Buhari, Mü... Devamı..

O halde, artık zulüm ve baskı kalmayıncaya ve yalnızca Allah’a kulluk edilinceye kadar ¹⁷⁰ onlarla savaşın; ancak vazgeçerlerse, [bilinçli olarak] zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.

170 Lafzen, “ve din [yalnız] Allah’ın oluncaya kadar” -yani, hiçbir cezalandırılma korkusu duymadan Allah’a ibadet edilinceye ve hiç kimse başka bir i... Devamı..

İnanca yapılan baskı ve zulüm ortadan kalkıp hüküm yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse saldırganlardan zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. 8/39, 60/8-9

Onlarla inanca yönelik baskı ve anarşi kalmayıncaya ve din yalnız Allah’a ait oluncaya kadar savaşın![³⁸²] Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, zulmedenlerin haricindekilere düşmanlık da sona erecektir.[³⁸³]

[382] Bu âyetten farklı olarak, Enfâl 39’da kulluhû ibaresi yer alır. Bunun sebebi de bu âyette savaşılması kastedilenler sadece Mekke müşrikleriyken,... Devamı..

Ve bir fitne kalmayıp din yalnız Allah için oluncaya kadar onlar ile savaşa devam ediniz. Eğer onlar nihâyet verirlerse artık husumet ancak zalimlere karşı (olur).

Bu fitne (işkence) ortadan kalkıp din ve itaat yalnız Allah'a mahsus oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer inkârdan ve tecavüzden vazgeçerlerse, bilin ki zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. [2, 191; 16, 126; 42, 40]

Onlarla savaşın ki, fitne (baskı) ortadan kalksın, din yalnız Allah'ın dini olsun. (Yalnız O'na tapılsın) Eğer (saldırılarına) son verirlerse artık zalimlerden başkasına düşmanlık olmaz.

Hattâ şirk ve fitne ortadan kalkub dîn Allâh Te'âlâya hâlis oluncaya kadar (şirk ve küfri terk ile Allâh Te'âlâya 'ibâdet idilinceye değin) onlarla mukâtele idiniz. Eğer onlar ferâgat iderler ise (siz de onlardan vazgeçiniz) İmdi zulüm ve te'addî zâlimler üzerinedir. (Zâlimin cezâsı dûçâr-ı zulüm olmakdır)

Onlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) yok olsun ve Allah’ın koyduğu düzen[1] hâkim olsun. Savaşa son verirlerse, yanlış yapanlardan[2] başkasına düşmanlık edilmez.

[1] Dinde zorlama olamayacağı için istenen, herkesin Müslüman olması değil, Allah'ın düzeninin hâkim olmasıdır. [2] Zalim, yapmaması gerekeni yapana d... Devamı..

Fitne kalmayıncaya, din/otorite de yalnız Allah'ın oluncaya kadar, onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Onlarla, fitneden eser kalmayıncaya ve din Allah için oluncaya kadar(95) savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık etmek olmaz.

(95) Allah’tan başkasına kulluk edilmez oluncaya kadar. Veya, insanlar, herhangi bir baskı altında olmaksızın yahut inançlarından dolayı cezaya uğrama... Devamı..

Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.

[15b] daħı çalışuñ anlaruñ-ile, tā olmaya fitne ya'nį şirk daħı ola ŧapmaķ Tañrı’nuñ. pes eger yıġlınalar, artuķlıķ yoķdur illā žālimler üzere.

Daḫı ṣavaşuñuz anlar‐ıla, ḥattā küfr ḳılmaya ve barça dīn Tañrınuñola. Pes eger ḳayıtsalar yol yoḳdur illā ẓālimler üstine.

Fitnə (müşriklərin fitnəsi) aradan qalxana qədər və din (ibadət) ancaq Allaha məxsus edilənədək onlarla vuruşun; əgər onlar (bu cür hərəkətlərə) son qoyarlarsa (siz də onlarla vuruşmaqdan vaz keçin!), çünki düşmənçilik ancaq zülm edənlərə qarşı olur.

And fight them until persecution is no more, and religion is for Allah. But if they desist, then let there be no hostility except against wrongdoers.

And fight them on until there is no more Tumult or oppression, and there prevail justice and faith in Allah(207). but if they cease(208), Let there be no hostility except to those who practise oppression.

207 Justice and faith. The Arabic word is Din, which is comprehensive. It implies the ideas of indebtedness, duty, obedience, judgment, justice, faith... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.