19 Mayıs 2024 - 11 Zi'l-ka'de 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kehf Suresi 10. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İż evâ-lfityetu ilâ-lkehfi fekâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten veheyyi/ lenâ min emrinâ raşedâ(n)

Hani o zaman o yiğitler, mağaraya sığınmışlardı da Rabbimiz demişlerdi, katından bir rahmet ihsan et bize ve işimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için sebepler hazırla bize.

Umeyr oğlu Ubeyd'e göre Ashâb-ı Kehf, Dikyanus adlı bir hükümdarın zamanında Efesus'ta yaşamıştır. Bu hükümdar Mecusî imiş. Ashâb-ı Kehf, Hıristiyanlı... Devamı..

O gençler, mağaraya sığındıkları zaman: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet verip (kutlu amacımıza) ulaştır ve şu işimizden (dolayı sıkıntılarımızı kaldırıp) bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl)" diyerek (yalvarmışlardı).

Hani o gençler mağaraya sığındıkları zaman: “Ey Rabbimiz!” demişlerdi. “Katından bir rahmet bahşet bize. İşimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için, sebebler hazırla bize”

Hani, o yiğit gençler mağaraya sığındıklarında:
“Rabbimiz, bize tarafından rahmet ve merhamet ihsan eyle. Bizim şu içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmamız için, kurtuluş planımızı kolaylaştır.” demişlerdi.

O gençler mağaraya sığınmış ve şöyle demişlerdi: "Ey Rabbimiz! Bize kendi katından bir rahmet ver ve bize işimizde bir başarı hazırla."

O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: 'Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl).

Hatırla ki, o vakit, o genç yiğitler mağaraya sığındılar da şöyle dediler: “-Ey Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ihsan buyur ve işimizden bize bir başarı hazırla.”

Bir vakit, bir grup genç mağaraya sığındılar. “Ey Rabbimiz! Kendi katından bize bir rahmet ver. Ve bize, doğru karar aldırarak durumumuzu ıslah et,” dediler.

O gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz, bize katından rahmet ver ve bize şu durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdir.

Yiğitler opruğa girdiklerinde, dediler ki: «Tanrımız katından bizlere rahmet kıl sen, işimizle erginliği yoldaş kılasın bize»

Hani o genç yiğitler mağaraya sığınmışlardı da “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşa ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.

Bu gençler o mağraya çekildikleri vakit "Yâ rabbî bize rahmet it ve bizim harekâtımızda bizi irşâd it" didiler.

Birkaç genç mağaraya sığınmış: "Rabbimiz! Katından bize rahmet ver ve işimizde doğruyu göster, bizi başarılı kıl" demişlerdi.

Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.

O gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize katından rahmet gönder ve bize içinde bulunduğumuz durumdan bir çıkış yolu göster!” demişlerdi.

O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi.

Gençler mağaraya sığındıklarında, "Rabbimiz bize merhametini yağdır ve bu durumdan bize bir kurtuluş yolu göster," demişlerdi.

O gençler mağaraya sığınınca şöyle dediler: "Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla."

O vakıt ki o genç yiğitler Kehfe çekildiler de şöyle dediler: ya rabbenâ! Bizlere ledünnünden bir rahmet ihsan eyle ve bizim için işimizden bir muvaffakıyyet hazırla

(Kâfir hükümdar, Dakyanus tarafından şirke zorlanan fakat ona boyun eğmeyen) o (îmânlı, yiğit) gençler, mağaraya sığındıkları/gizlendikleri zaman, “Ey Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla” demişlerdi.

Gençler, mağaraya sığındıkları zaman şöyle demişlerdi: “Rabb'imiz, bize kendi katından bir rahmet ver. İşimizde doğru olanı yapma bilinci lütfet.

O zaman o genç yiğitler mağaraya sığınmış (lar) dı da: «Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver ve işimizden bizim için bir muvaffakıyyet hazırla» demişlerdi.

Hani o gençler, Kehf'e (mağaraya) sığınmışdı da: “Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdi.

Bir gurup genç mağaraya sığınmış ve demişlerdi ki “Ey Rabbimiz! Katından bize rahmet ver, işimizde en doğru olan neticeye ulaşmamız için bize destek ve kolaylık sağla.”

O gün o yiğitlerini barınak edinmişlerdi de şöyle demişlerdi: "Çalabımız! Sen bize esirgeyiciliğini sun. Bizi işimizde başarıya ulaştır.

Hani o yiğitler büyük bir mağaraya çekilmişler, «— Ey Rabbimiz! tarafından bize rahmet [⁵] ver, işimizde doğruyu rehber et» demişlerdi.

[5] Rızk, mağfiret, düşmandan selâmet.

Hani o gençler mağaraya sığınmış ve “Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizde bir çıkış/ kurtuluş yolu göster/hazırla!” (demişlerdi).

Hani o gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: “Rabbimiz! Katından bize bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla.”

Hani o yiğitler, müminlere kan kusturan bir diktatörün zulmünden kaçıp birmağaraya sığınmış ve “Ey yüce Rabb’imiz!” diye yalvarmışlardı, “Zâlimlere karşı bize katından bir rahmet bahşet ve bu çetin mücâdelemizde, eğrilmeden, sapmadan başarıya ulaşmanın yollarını göster bize!”

Hani, Gençler Kehf’e / Kaya Sığınağa sığındı:
-“Rabbimiz! Senin katından bize rahmet ver!
Bize işimizden çıkış yolu hazırla!” dediler.

Öldürülme korkusuyla mağaraya sığınan gençler şöyle yalvarmışlardı: " Ya Rab! n'olur bize acı! N'olur derdimize bir çare! "

Biz sana onların anlattığı hikâyelerin gerçeğini anlatalım. Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver. İçinde bulunduğumuz şu durumdan kurtar. Senin doğru yolunda, yasalarına uyarak yaşamak için şartları kolaylaştır!” demişlerdi.

Hani o gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize tarafından merhamet ver ve bize (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdi.

O gençler¹ mağaraya sığındıklarında: “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizi bu işimizde başarılı kıl.” diye duâ ettiler.

1 Fitye: Genç, delikanlı anlamına olan fetâ’nın cemi kılletidir. Buna göre bunların sayısı üçten az, dokuzdan çok olamaz. Zâten bu kıssanın mûcize ola... Devamı..

Hani, o gençler mağaraya sığındıkları zaman, “Ey Rabbimiz!” demişlerdi, “Bize katından bir rahmet bahşet; ve içinde bulunduğumuz [haricî] şartlar ne olursa olsun bizi doğruluk bilinciyle donat!” ⁸

8 Lafzen, “Bizi (bu) durumumuzdan (min emrinâ) doğru olana çıkaracak bilgiyi/bilinci bize bahşet!” -Cümlenin sonu rüşd teriminin anlamıyla ilgilidir. ... Devamı..

Hani zamanın birinde bir kaç imanlı genç mağaraya sığınmış ve şöyle dua etmişlerdi: – Rabbimiz, bize katından bir rahmet bahşet ve bize içinde bulunduğumuz durumdan kurtaracak bir çıkış yolu göster. 28/21-22

Hani, zamanın birinde o gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz!” demişlerdi, “Bize yüce katından bir rahmet bahşet ve bizi içine düştüğümüz şu durumdan dolayı doğru (sonuca) ulaştıracak bir bilinçle donat!”[²³⁵¹]

[2351] er-Raşed ve er-ruşd, “doğru yol tutturma” anlamında, “sapma ve şaşırmanın” mukabilidir. Doğruyu bulacak bir bilgi ve yolun amacını kavrayacak b... Devamı..

(Evet) O yiğitler bir mağaraya sığındılar da: "Ey Rabbimiz bize katından bir rahmet ihsan eyle. (Kafirlerin zulmünden kaçıp bu mağaraya sığındık) Bize bir kurtuluş yolu nasip eyle" diye dua ve niyazda bulunmuşlardı. 

O gençler mağaraya sığındılar: ’’Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!" dediler.

O vakit ki, o gençler mağaraya sığındılar da dediler ki: «Ey Rabbimiz! Bize kendi indinde bir rahmet ver ve bizim için işimizden dolayı bir muvaffakiyet hazırla.»

Vakta ki o genç yiğitler mağaraya çekildiler. Şöyle niyaz ettiler: “Ulu Rabbimiz! Katından bir rahmet ver ve şu dâvamızda doğruluk ve muvaffakiyet ihsan eyle bize! ”

O gençler mağaraya sığındılar: Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!" dediler.

Onlara zikr it şu vakti ki: Gençler mağaraya girdiler ve "Yâ Rabbî! Taraf-ı rabbâniyenden bize rahmet vir ve başımıza gelen işde bize rüşd ve sedâdı ihzâr it" didiler.

Bir gün birkaç genç, mağaraya sığınarak şöyle demişlerdi: "Rabbimiz[*]! Bize kendi katından ikramda bulun ki bu işin içinden yüzümüzün akıyla(olgunlukla) çıkalım.”

[*] Sahibimiz

Hani bir kaç genç mağaraya sığınmıştı ve şöyle demişlerdi:-Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve işimizde doğruyu başarmayı bize nasip et!

O gençler mağaraya sığındıklarında, “Ey Rabbimiz,” demişlerdi. “Bize yüce katından bir rahmet bağışla ve işimizde doğruluk nasip et.”

Hani, o yiğit gençler o mağaraya sığındılar da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz, katından bir rahmet ver bize ve bizim için bir çıkış yolu lütfet işimize."

ol vaķt kim ŧuraķ yiri eylediler yiġitler, in dapa pes eyittiler “iy çalabumuz! vir bize ķatından raḥmet daħı düzi vir bizüm içün işümüzden [151b] ŧoġru yol dutmaķ.”

Ol vaḳt ki niçe yigitler vardılar, bir maġāraya girdiler. Eyitdiler: İy bizi yara‐dan Tañrı, senüñ raḥmetüñden bize ni‘metler vir, didiler. Daḫı bize gös‐terdivir barça işümüzde doġru yol.

(Ya Rəsulum!) Xatırla ki, o zaman gənclər mağaraya sığınıb: “Ey Rəbbimiz! Bizə Öz dərgahından mərhəmət bəxş et və işimizə fərəc ver! (Bizi kafirlərin bəlasından, düşmənlərin təhlükəsindən qoru, bizə ruzi verib doğru yola yönəlt!)” – demişdilər.

When the young men Red for refuge to the Cave and said: Our Lord! Give us mercy from Thy presence and shape for us right conduct in our plight

Behold, the youths betook themselves(2337) to the Cave: they said, "Our Lord! bestow on us Mercy from Thyself, and dispose of our affair for us in the right way!"(2338)

2337 The bare Christian story (without the spiritual lessons taught in the Qur’an) is told in Gibbon’s Decline and Fall of the Roman Empire (end of ch... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.