25 Mayıs 2024 - 17 Zi'l-ka'de 1445 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İsrâ Suresi 52. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yevme yed’ûkum fetestecîbûne bihamdihi vetezunnûne in lebiśtum illâ kalîlâ(n)

O gün sizi çağıracak, hamd ederek icabet edeceksiniz ona ve sanacaksınız ki pek az bir müddet kalmışsınız dünyada.

(Rabbiniz) Sizi (mahşere) çağıracağı gün, (mecburen) O’na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.

O, kıyamet günü sizi çağıracak, siz de hamdederek O'nun çağrısına uyacaksınız ve kendinizi, yeryüzünde pek az bir müddet kalmışsınız sanacaksınız.

Allah'ın, sizi davet edeceği gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız. Diriltilmeden önceki hayatınızda, halinizde çok az bir süre kaldığınızı zannedersiniz.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 23/112-114; 30/25; 54/50; 79/46.

Sizi çağıracağı gün O'na hamdederek çağrısına uyacak ve (dünyada) [1] pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.

1.Dünyada veya kabirlerinizde.

Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.

(Allah, kıyamette hesaba çekmek için) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde, pek az bir müddet kaldınız.”

O sizi çağırdığı gün. O’nun mükemmelliğini bildirir bir tarzda ona cevap vereceksiniz. Ve çok az beklediğinizi sanacaksınız.

Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamd ederek çağrısına uyarsınız ve çok az kaldığınızı sanırsınız.

O gün sizi çağırır, hemen onu öğerek cevap verirsiz, sanırsınız az kaldınız

O gün (Allah) sizi çağıracak ve siz de O'nun çağrısına saygıyla uyacaksınız ve (dünyada) çok az bir süre kalmış olduğunuzu sanacaksınız. 

Bkz. 23/112-116

Bir gün Allâh sizi mezarınızdan çağıracak, hamd iderek cevâb vireceksiniz, mezarda az zamân kaldık zan ideceksiniz.

Sizi çağırdığı gün, O'na hamdederek davetine uyarsınız ve kabirlerinizde pek az bir müddet kaldığınızı sanırsınız.*

Allah’ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O’na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!

O gün Allah sizi çağıracak ve siz, (dünyada) çok az kaldığınız zannı içinde O’na hamdederek çağrısına uyacaksınız.”

Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız ve (dirilmeden önceki halinizde) çok az kaldığınızı sanırsınız.

Sizi çağıracağı gün, siz ona övgüyle karşılık verirsiniz ve çok kısa bir süre kalmış olduğunuzu anlarsınız.

(Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız.

O sizi çağıracağı gün derhal ona kemali ta'zîm ile icabet edeceksiniz ve zannedeceksiniz ki pek az bir müddet kaldınız

(Rabbinizin) sizi (mahşer yerine) davet edeceği gün, O’na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (dünya hayatında ve kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.”

“Sizi çağıracağı¹ gün, O'nu överek çağrıya uyacaksınız ve dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı sanacaksınız.”

1- Diriltileceğiniz gün.

(Allah) sizi çağıracağı gün hemen (kabirlerinizden kalkıb) Onun emrine icabet edeceksiniz ve sanacaksınız ki (kabirlerinizde) ancak pek az bir müddet kalmışsınızdır.

Sizi (kabirlerinizden) çağıracağı gün, hemen O'na hamd ederek (da'vetine) icâbet edeceksiniz ve (dünyada) ancak pek az kaldığınızı zannedeceksiniz.

O gün sizi çağıracak ve sizde O nu överek çağrısına icabet edeceksiniz. Ayrıca (kabirlerde) çok az bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz.

O gün Allah sizi çağıracak. Siz de öve öve Onun çağrısına uyacaksınız. Gerçekten kabirde pek az kaldığınızı sanacaksınız.

O gün, Allah sizi çağıracak. Siz O/na hamd ederek icabet edeceksiniz. Ancak az bir vakit [³] kaldınız zannedeceksiniz.

[3] Dünyada veya kabirde az bir vakit kaldınız.

Sizi çağıracağı gün siz O’na hamd ederek çağrısına uyarsınız ve bu (dünyada) pek az kaldığınızı zannedersiniz.

Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek, (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız.

“O gün sizi huzuruna çağırınca, derhal O’nu övgüyle yücelterek emrine uyup mezarlarınızdan fırlayacak ve yargılanmak üzere huzuruna çıkacaksınız;işte o zaman, dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı hissedeceksiniz!”

Sizi çağıracağı gün O’nun hamdi ile icabet edersiniz.
Zannedersiniz ki; ancak az (süre) kaldınız.

O gün geldiğinde Allah sizi çağıracak, siz de bu çağrıya saygı ile karşılık vereceksiniz. Dünyada çok az kaldığınızı sanacaksınız.

Bekleyin! Mutlaka öldükten sonra diriltileceksiniz! O gün çağrıya uyarsınız! Dünyada yaşarken bitmeyecek olarak düşündüğünüz hayatın çok kısa olduğunu göreceksiniz!

(Allah’ın) sizi çağıracağı o gün, kendisini överek çağrısına uyacak ve (dünyada) az kaldığınızı anlayacaksınız. [*]

Ayetteki [tezun[Nûn]e] fiili “zannetmek” değil, mahşer ortamında gizli saklı hiçbir şey kalmayıp her şey ortaya çıkmış olacağı için “bilip öğrenmek” ş... Devamı..

O (kıyamet) gün(ü Allah) sizi çağırınca; kendisine hamd ederek çağrısına uyarsınız ve (kabirlerinizde)¹ çok kısa bir süre kaldığınızı sanırsınız.²

1 Veya dünyada... 2 Bk. (Yasin: 25)

“Sizi çağıracağı ve sizin de onu överek (bu çağrıya) cevap vereceğiniz, ve kendinizi [yeryüzünde] çok kısa bir süre oyalanmış gibi hissedeceğiniz bir Gün’de.” ⁵⁹

59 İnsana dünyada geçirdiği hayat, ahirette yaşayacağı hayat yanında “çok kısa bir süre”ymiş gibi gelecek (Taberî, Zemahşerî). Bu ifadenin bir başka a... Devamı..

O gün sizi çağırdığında, derhal çağrısına O’nu överek uyacaksınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz. 20/108, 30/25, 37/16...21, 54/6...8

O sizi o gün çağıracak, derhal siz de (ister istemez) O’nu överek bu çağrıya icabet edeceksiniz; üstelik (dünya hayatında) çok kısa bir süre kaldığınıza dair kanaatiniz pekişecek!”[²²⁸¹]

[2281] Lafzen: “..zannedeceksiniz”. Zann kelimesi özünde olumsuz bir anlama delâlet eder. Olumlu kullanıldığı nadir yerlerde de “doğruya yakın tahmine... Devamı..

Allah sizi (kabirlerinizden kaldırıp, mahşerde toplamak üzere) çağıracağı gün, hamd ederek O'nun davetine uyacaksınız ve (kabirlerinizde) çok az bir süre kaldığınızı (sanki ölür ölmez diriltildiğinizi) sanacaksınız.

O gün o sizi (hesab için) çağırdığında onu överek hemen cevap vereceksiniz ve dünyada da çok kısa bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz.

O gün ki, sizi çağıracaktır, siz de hemen O'nun emrine bitta'zim icabet edeceksiniz ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kalmış olduğunuzu sanacaksınız.

Allah, Sizi kabirlerden çağıracağı gün, derhal O'na hamd ederek koşarcasına çağrısına uyacaksınız. Kendi kendinize bir düşünüp, dünyada pek az kaldığınızı sanırsınız. [79, 46; 23, 112-114] [30, 25; 54, 50]

Sizi çağıracağı gün O'na hamdederek çağrısına uyarsınız (dirilip kalkarsınız) ve (dünyada) pek az kaldığınızı sanırsınız.

Sizi ba's içün da'vet iylediği günde O'na hamd iderek icâbet idersiniz ve kabirde az bir zamân kaldınız zan iylersiniz.

Sizi çağıracağı günde; “Allah’ım ne iyi yaptın!” diyerek karşılık verecek, dünyada pek az kaldığınızı zannedeceksiniz.

Sizi çağırdığı gün, O'na hamd ederek çağrısına koşarsınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.

“O sizi çağırdığı gün, Ona hamd ederek çağrısına uyarsınız. Ve sanırsınız ki, kabirlerinizde pek az kalmışsınız.”

Sizi çağıracağı gün, onu hamd ederek çağrısına derhal uyacaksınız. Ve sadece az bir süre kaldığınızı düşüneceksiniz.

ol gün kim oķıya sizi pes uy viresiz ögmegi-y-ile daħı gümānsuz bilesiz kim dölenmedüñüz illā az ya'nį dünyede āħirete.

Ol gün ki sizi ḳıġırur, pes cevāb virürsiz şükri bile. Daḫı ṣaġınursız ki azyatduñuz turābda.

O gün ki, Allah sizi (haqq-hesab üçün öz hüzuruna) çağıracaqdır. Siz də Ona (itaətlə yanaşı) şükür edərək (qəbirlərinizdən) dərhal çağırışına cavab verəcəksiniz və sizə elə gələcəkdir ki, (dünyada) çox az qaldınız!

A day when He will call you and ye will answer with His praise, and ye will think that ye have tarried but a little while.

"It will be on a Day when He will call you, and ye will answer (His call) with (words of) His praise, and ye will(2236) think that ye tarried but a little while!"(2237)

2236 It may be that this verse should not be in the inverted commas governed by the verb "say" in the last clause of the last verse. In that case, the... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.