20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İsrâ Suresi 107. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kul âminû bihi ev lâ tu/minû(c) inne-lleżîne ûtû-l’ilme min kablihi iżâ yutlâ ‘aleyhim yaḣirrûne lil-eżkâni succedâ(n)

De ki: İster inanın, ister inanmayın; bundan önce kendilerine bilgi verilenlere okundu mu onlar, yüzüstü kapanıp secde ediyorlar

De ki: "(Artık) İster ona inanın, ister inanmayın; çünkü bu (Kur’an), daha önce kendilerine ilim verilenlerden (halis ve salih kimselere) okunduğu zaman, yüzüstü yere kapanarak hemen secdeye gidilmektedir."

De ki: İster inanın, ister inanmayın, bundan önce kendilerine bilgi verilenlere okundumu, onlar yüzüstü kapanıp secde ederler.

“Siz Kur'ân'a iman edin ki, size faydası dokunsun. İsterseniz etmeyin, o zaman zarar görürsünüz. Kur'ân'ın indirilişinden önce kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi âlimlere, vahyin ne olduğunu bilenlere Kur'ân okunduğu zaman onlar, saygılarından, sübhânallahi ve bihamdihî diyerek yüzüstü secdeye kapanırlar.” de.

Sübhânallâhi ve bihamdihî = Överek, şükrederek, Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ve tesbih ederim.

De ki: "Ona ister iman edin ister iman etmeyin. O, daha önce kendilerine ilim verilmiş olanlara okunduğunda çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler.

De ki: 'İster ona inanın, ister inanmayın: O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler.'

(Ey Rasûlüm), de ki: “- İster ona inanın ister inanmayın (bu tutumunuz, Kur'ân'ın kemalini değiştirmez.) çünkü Kur'ân'dan önce kendilerine Tevrat'la, ahir zaman Peygamberinin vasfına dair ilim verilenlere karşı, Kur'ân okunduğu zaman, yüzleri üstü secdeye kapanıyorlar. (Allah'a şükrediyorlar). (*)

De ki: “İster inanın, ister inanmayın, ondan önce kendilerine ilim verilenlere bu Kur’an okunduğu zaman, derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.”

De ki: “Kur'ân'a ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar.”

Diyesin ki: «İster ona inanın, ister inanmayınız, önceden kendilerine bilgi gelmiş olanlar, Kur'an okunduğunda, yüzü kuylu secdeye kapanıyorlar»

De ki: “Ona ister inanın ister inanmayın (bu tutumunuz, Kur'an'ın hak kitap olduğunu değiştirmez). Şu bir gerçektir ki (bu Kur'an'ı tanımadan) daha önce kendilerine ilim verilmiş olan (dürüst ve erdemli Yahudi ve Hıristiyan)lara Kur'an (ayetleri) okunduğu zaman derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.

Ânlara di ki: "Siz ister inanınız, ister inanmayınız. Evvelce ilme vâkıf idilenler âyetler okundığı vakit yüz üstü secde iderler"

107,108. De ki: "Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar" ve "Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir" derler.

De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.”

De ki: “Siz ona inanın veya inanmayın, şu bir gerçektir ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere (Hakk’ın kelâmı) okununca derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.

De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar.  

 Kur’an’ın indirilmesinden önce «kendilerine ilim verilmiş olanlar» daha önce indirilen kitapları okuyup vahyin ne olduğunu bilenler, peygamberlik alâ... Devamı..

De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın!" Daha önce kendilerine bilgi verilmiş olanlara okunduğu zaman secde ederek yüz üstü kapanırlar

Ey Muhammed! De ki: İster ona (Kur'ân'a) inanın, ister inanmayın; o daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda onlar, yüzleri üstü secdeye kapanırlar.

De ki «ister inanın ona ister inanmayın, çünkü bundan evvel ılim verilmiş olanlar kendilerine tilâvet olununca çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar

(Resûlüm, o kâfirlere) de ki: “Ona (Kur’ân’a) ister îmân edin ister îmân etmeyin. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler (Tevrât’ta âhir zaman Peygamberinin vasıflarını okuyan/bilen gerçek âlimler), kendilerine Kur’ân okunduğunda, (îmân edip İslâm dinine girerek) derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.

(Resûlüm, o kâfirlere) de ki: “Ona (Kur’ân’a) ister îmân edin ister îmân etmeyin.”; Âyet-i kerîmedeki bu ifade, emir ya da serbestlik ifadesi olmayıp,... Devamı..

De ki: “Ona ister inanın ister inanmayın; daha önce kendilerine ilim verilenler¹, o, onlara okunduğu zamanlar, çeneleri üzerine secdeye² kapanırlar.

1- Vahiy aracılığı ile bilgi sahibi olanlar. Daha önce kendilerine kitap verilenler. Ayetteki ilim sözcüğünden kasıt vahiydir. Kur\an, ilim sözcüğünü ... Devamı..

De ki: «Ona ister îman edin, ister îman etmeyin. Çünkü bundan evvel ilim verilmiş olanlar bile kendilerine karşı o tilâvet olununca çenelerinin üstüne (yüzü koyun) kapanarak secde ediyorlar».

De ki: “(Artık) ona ister îmân edin, ister îmân etmeyin!” Çünki ondan önce kendilerine ilim verilmiş olanlar (ehl-i kitâbın mü'minleri, Kur'ân) kendilerine okunduğu zaman, secde edici kimseler olarak, yüzleri üstü yere kapanırlar.(1)

(1)Bu âyet-i kerîme, Kur’ân-ı Kerîm’deki on dört secde âyetinin dördüncüsüdür. Tilâvet secdesinin ta‘rîfi için, bakınız; (sahîfe 175, hâşiye 2)... Devamı..

İnsanlara deki “Kur’an’ın bu şekilde indirildiğine, ister inanın, isterseniz inanmayın. ”Bu Kur’an’dan önce kendilerine ilim verilenlere Allah’ın ayetleri okunduğunda, hemen secdeye kapanırlardı.

De ki: "Siz ona ister inanın, ister inanmayın. Çünkü ondan önce kendilerine bilim verilenler bile Kur’an okununca yüz üstü kapanıp secde ediyorlar,

Onlara de ki ona ister inanın, ister inanmayın. Evvelce kendilerine ilim verilen ehl-i Kitabın mü/minleri yok mu? Onlara Kur/an okunduğu zaman secde ederek yüz üstü kapanırlar.

(Ey Peygamber!) De ki: “İster inanın ister inanmayın. Muhakkak ki daha önce kendilerine ilim verilenler, o okunduğunda derhâl yüzüstü secdeye kapanırlar!”⁴⁹

49 Bu ayet secde ayetidir.

De ki: “İster ona inanın, ister inanmayın; O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman çeneleri üstüne kapanarak secde ederler.”

O hâlde, ey Müslüman! Kur’an’dan yüz çeviren gâfillere de ki: “İster ona inanın, isterseniz inanmayın; inanmanız onun derecesini yükseltmez, inkârınız da ona bir eksiklik vermez; iman ederseniz faydası kendinize, inkâr ederseniz zararı yine kendinizedir! Fakat şunu iyi bilin ki; bu Kur’anı tanımadan önce kendilerine ilim verilmiş olan dürüst ve insaflı Yahudi ve Hıristiyanlara bu kitabın ayetleri okunduğu zaman, onu duyar duymaz derhal yüzüstü secdeye kapanırlar!

De ki:
-“Ona ister iman edin, ister iman etmeyin!
Önceden İlim verilmiş olanlar, kendilerine tilavet edileceği / okunacağı zaman Çene üstü secdeye kapanırlar”. *(S E C D E)*

De ki!: " ister inanın ister inanmayın! Ehlikitap uleması, Kuran’ı dinler dinlemez saygıdan yerlere kapanıp

Onlara de ki; "Siz Allah’ın gönderdiği ayetlere ister inanın ister inanmayın! Ayetler daha önce kitap gönderilen toplumlara okunduğu zaman hemen yüz üstü secdeye kapanırlar!”

De ki: “Siz ona ister inanın, ister inanmayın! Şüphesiz ki daha önce kendilerine ilim verilenlere (Kur’an) okununca yüz üstü secdeye kapanırlar.

(Ey Muhammed! Kâfirlere): “(Siz) o (Kur’an)’a ister inanın, ister inanmayın.¹ O, bundan önce kendilerine (vahiy) bilgisi verilenlere okunduğunda onlar, yüzleri üstü secdeye kapanırlar.” de.

1 Kur’an’ın hak olmasında, sizin gibilerin inanıp inanmamasının hiç önemi yoktur. Yani, sizin inanmanız onun mükemmelliğini artırmaz, inanmamanız da o... Devamı..

De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın”. Kendilerine önceden ¹³⁰ doğru bilgi ve kavrayış yeteneği verilmiş olanlara bu (ilahî metin) okunduğu zaman, hemen yüzleri üzerine yere kapanır,

130 Lafzen, “ondan önce” -yani, bu nitelikleriyle Kur’an onlara ulaşmadan önce.

De ki: “Bu vahye Kuran’a ister inanın ister inanmayın! Şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilahi bilgi verilmiş olanlar, kendilerine ayetlerimiz okunduğunda hemen yüzüstü kapanarak secde ederler.” 2/256, 18/29

(Artık) de ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın!” Gerçek şu ki, daha önceden bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, kendilerine (âyetlerimiz) okunduğu zaman, derhal çeneleri üzerine yere kapanırlar

(Ey Muhammed) Deki: (ey kafirler) Siz ona ister inanın, ister inanmayın. Şu bir gerçektir ki, bundan önce kendilerine ilim verilenlere (kitap ehlinin sâlihlerine) o Kur'an okunduğu zaman, derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.

De ki: Siz ister ona imman edin, ister iman etmeyin, O, daha önce kendilerine bilgi verilenlere (bu Kur’an) açıklandığı zaman onlar, çeneleri üstüne secdeye kapanırlar.

De ki: «İmân edin veya imân etmeyin. Şüphe yok ki, bundan evvel kendilerine bilgi verilmiş olanlar, kendilerine karşı tilâvet edilince secde eder oldukları halde çeneleri üstüne kapanırlar.»

De ki: “İster inanın ona, ister inanmayın. Şu bir gerçektir ki daha önce kendilerine ilim verilenlere Kur'ân okununca derhal yüzüstü secdeye kapanırlar. ”

Bu âyeti okuyanın veya dinleyenin tilavet secdesi yapması vaciptir.

De ki: "Siz ister ona inanın, ister inanmayın, O, daha önce kendilerine bilgi verilenlere okunduğu zaman onlar, derhal çeneleri üstüne secdeye kapanırlar."

Di ki: "Gerek ona îmân idin ve gerek itmeyin. Ondan evvel kendilerine kitâb virilenlere tilâvet olundukda Allâh'ın emrine ta'zîm ile secdeye kapanırlar.[²]

[2] Ehl-i Kitâb'dan kitâblarında Rasûl-ü Ekrem'in ni'metini görüb ona îmân idenler.

De ki “Siz ona ister inanın, ister inanmayın. Daha önce kendilerine bu konuda bilgi verilmiş olanlara Kur’ân okunduğu zaman çenelerinin üstüne kapanıp secde ederler.

De ki:-İster iman edin; ister iman etmeyin. Daha önce kendilerine ilim verilenlere o okunduğu zaman ağız üstü secdeye kapanırlar.

De ki: Ona ister inanın, ister inanmayın. Kendilerine daha önce ilim verilenlere Kur'ân okunduğu zaman, onlar yüz üstü secdeye kapanırlar.(15)

(15) Secde âyetidir.

De ki: "İster inanın ona, ister inanmayın. O, kendilerine daha önce ilim verilmiş olanlara okunduğunda, onlar, çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar."

eyit “inanuñ aña yā inanmañ bayıķ anlar kim virinildiler 'ilm andan ilerü ya'nį muḥammed'den yā ķur’ān’dan ķaçan oķınur ya'nį ķur’ān anlaruñ üzere düşerler eñekleri üzere secde eyleyicilerken.

Eyit yā Muḥammed: Īmān getürüñüz aña, yā īmān getürmeñüz. Taḥḳīḳ olkişiler ki ‘ilm virildi kendülere andan öñdin, ḳaçan oḳunsa Ḳur’ān üstleri‐ne, düşerler yüzleri üstine secde idüp.

(Ya Rəsulum, müşriklərə) de: “İstər (Qur’ana) inanın, istərsə də inanmayın. Şübhə yoxdur ki, ondan əvvəl elm verilmiş kimsələr (özlərinə Tövrat və İncil verilmiş kitab əhli) yanlarında (Qur’an) oxunduğu zaman üzüstə səcdəyə qapanar.

Say: Believe therein or believe not, lo! those who were given knowledge before it, when it is read unto them, fall down prostrate on their faces, adoring,

Say: "Whether ye believe in it or not, it is true that those who were given(2318) knowledge beforehand, when it is recited to them, fall down on their faces in humble prostration,

2318 No one's belief or unbelief affects the beauty or grandeur of Allah's revelation. But those endowed with spiritual knowledge or insight know at o... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.