20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nahl Suresi 47. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ev ye/ḣużehum ‘alâ teḣavvufin fe-inne rabbekum leraûfun rahîm(un)

Yahut da yavaşyavaş azaltarak onları mahvetmeyeceğinden? Şüphe yok ki Rabbiniz, esirgeyicidir, rahimdir.

Veya "(Allah’ın) Onları bir korku (ve kuşku) üzere iken aniden yakalamayacağından (güvende midirler?" Öyle ise hemen tevbe edip Hakka dönmelidirler). Şüphesiz Rabbiniz çok Şefkatlidir, çok Merhametlidir.

Yahut da yavaş yavaş azaltarak korkuya, azaba uğratarak onları yakalayıvermesinden de emin midirler? Ama bilin ki, Rabbiniz çok merhametli ve şefkatlidir.

Yoksa, Allah'ın kendilerini sosyal, ahlâkî, idarî, iktisadî ve askerî çürüme ile yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından, felâketlerin üstlerine doğru gelmeyeceğinden emin midirler? Senin Rabbin çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.

Yahut (Allah'ın) kendilerini tedrici şekilde almasından. Doğrusu sizin Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Veya onları bir korku üzerinde yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Öyleyse Rabbin, gerçekten şefkatli ve merhamet sahibidir.

Yahut da kendilerini azar azar yakalayıp helâk etmesinden emin mi oldular? Şu halde azabı tacil etmemekle, Rabbin gerçekten çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Yoksa Allah’ın onları peyderpey azaltarak helak edeceğinden emin midirler? Şüphesiz Rabbin, çok şefkatli ve çok merhametlidir. (Onun için, daha çok bu yolu seçiyor.)

Yoksa Allah'ın kendilerini yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından emin mi oldular ? Şüphesiz Rabbin affedicidir; merhamet sahibidir.

46,47. Ya da gezerlerken azaba yakalanmamaktan; yahut korku içindelerken, azap gelmiyeceğinden emniyette midirler? Onlar âciz kılamazlar Allahı, benim Tanrım acıyıcı, yarlıgayıcı

Ya da ilahi azabın, korkulu bir bekleyiş içindeyken başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? (Eğer akıllarını başlarına alarak tevbe ederlerse bilsinler ki) kuşkusuz sizin Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

45, 46, 47. Hîle ve seyyiât icrâ idenler ayaklarının altında toprağın yarılmıyacağından ve yâhud hiç beklemedikleri bir zamânda ’azâb-ı elîme dûçâr olmıyacaklarından ve seyr ü seferleri esnâsında bu ’azâbın kendilerine yetişmiyeceğinden veyâ te’sîrini izâle idebileceklerinden veyâ emvâllerinin tedrîcen mahv idilmesi ile dûçâr-ı mücâzât olmıyacaklarından emîn midirler? Lâkin rabbiniz lütufkâr ve rahîmdir.

46,47. Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Yoksa Allah’ın içlerine felâket korkusu salarak kendilerini cezalandırmayacağına dair bir güvenceleri mi var? Ama sizin rabbiniz kuşkusuz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Yoksa Allah'ın kendilerini yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından (emin mi oldular)? Kuşkusuz Rabbin çok şefkatli, pek merhametlidir.

Yahut onları korku ve endişe içinde iken yakalamayacağından..? Rabbiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.

Yahut ta kendilerini azar azar yakalayıp helak etmesinden emin mi oldular? Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Yâhut da kendilerini korkuta korkuta, eksilte eksilte alıvermesinden? Demek ki Rabbımız çok refetli çok merhametli

Yahut onlar bir korku üzere iken, Allah’ın (azabının) kendilerini (ansızın) yakalamayacağından, emin mi oldular? Şüphesiz, Rabbiniz, çok şefkatli, çok merhametlidir.

Veya kendilerini, korku üzerinde yakalamayacağından. Buna rağmen, doğrusu Rabb'iniz, Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Yoksa onlar (Allahın) kendilerini tedricen azaltmak suretiyle cezalandıracağından (emniyyete mi girdiler)? Demek ki Rabbin hakıykat çok esirgeyici, çok merhamet edicidir.

Veya (azâbın) kendilerini korkuta korkuta (azar azar) yakalamasından (emîn mioldular)? Artık şübhesiz ki Rabbiniz, elbette Raûf (çok şefkat eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

En çok korktukları bir sırada, onları yakalamayacağımızdan emin mi oldular? Senin Rabbin kullarına karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Ya da onları yavaş yavaş eritip bitirmeyeceğinden korkmuyorlar mı? Ancak şu var ki sizin çalabınız gözeticidir, esirgeyicidir.

Yoksa onlar korku içinde iken [¹] azaba giriftar olacaklarından emin mi oldular. Rabbin pek şefkatli ve esirgeyicidir, merhametlidir.

[1] Kendilerinden evvel bir kavim helâk olup ondan dolayı veya yavaş yavaş eksilmelerinden dolayı korkuda iken.

Veyahut korkuta korkuta/yavaş yavaş onları yakalayıvermesinden (emin midirler?). Muhakkak ki Rabbin elbette Ra’ûf’dur, Rahîm’dir.

Veya onları (afetlerden) korkulu bir bekleyiş içindeyken yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Zira Rabbin (azap öncesi afetlerle uyardığı için) gerçekten şefkatlidir, merhamet sahibidir.

Yâhut ahlâkî değerlerin çözülmesi sonucunda, zamanla barış ve huzur ortamının yok olup toplumun içten içe çürümesiyle, Allah’ın onları adım adım felâketlere sürüklemeyeceğinden nasıl emîn olabiliyorlar? Fakat onların bunca nankörlüğüne karşılık Allah, onları derhal cezalandırmıyor, tövbe etmeleri için biraz daha mühlet tanıyor. Çünkü sizin Rabb’iniz, kullarına karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir. Nitekim bu inkârcılar, etraflarına ibret gözüyle bir bakmış olsalar, Allah’ın varlığını, birliğini, sonsuz kudret ve merhametini görecekler:

Yahut onlara korku salmasından güvende midirler?
Sizin rabbiniz, elbette rahîm raûfdür.

Ya da felaket, sürekli bir korkuya dönüşebilir. Allah ise, yufka yürekli bir sevgi selidir...

“Yoksa Allah’ın kendilerini yavaş yavaş azaltarak cezalandırılmayacağından eminler mi? Kuşkusuz Rabbin çok şefkatli, çok merhametlidir. Yaptıkları hataları anlayıp tövbe ettikleri zaman onlara karşı af kapılarını açar. Hiç düşünüp öğüt almıyorlar mı?”

Veya (Allah’ın) kendilerini bir korkuyla yakalamasından (güvende midirler?) Şüphesiz ki Rabbin çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Veya (hiç helâkin) onlara yurtlarına (başkalarının) saldırması şeklinde gelivermesinden (eminler mi?)¹ Şüphesiz Rabbin, gerçekten şefkatlidir, çok merhametlidir.

1 Âyetin bu bölümü: “Veya (azabın) kendilerini korkuta korkuta (helâk etmesinden hiç emin olabilirler mi?)” şeklinde de tercüme edilebilir.... Devamı..

ya da onları içten içe çürütüp (sonunda) tepelemeyeceğine ⁵² dair?... Ama bilin ki, Rabbiniz gerçekten de çok şefkatli, çok merhametlidir! ⁵³

52 Tahavvuf teriminin anlamlarından biri de “tedricî eksilme/çürüme” ya da “yavaş yavaş yok olma”dır (Lisânu’l-‘Arab, havefe maddesi; ayrıca Taberî ve... Devamı..

Veyahut içlerine salınan bir korkuyla, yok oluşa sürüklenmeyeceklerinden yana bir garantileri mi var? Şüphe yok ki Rabbiniz, yine de çok şefkatli ve çok merhametlidir. 3/11, 6/44, 12/107, 69/10

Yahut da, bir süreç içerisinde içten içe çözülmeye mahkûm edip ortadan kaldırmayacağından...[²¹²⁹] Demek ki Rabbiniz, kesinlikle sınırsız bir şefkat, sonsuz bir merhamet sahibidir.

[2129] Tehavvuf, bir süreç içinde eksilerek ve aşınarak bitme, tükenme ve sonuçta ortadan silinme (Taberî ve Lisân). Bunun korkulması gereken bir süre... Devamı..

Yoksa onlar (Allah'ın) kendilerini tedricen (yavaş yavaş, mühlet vererek) helake sürüklemeyeceğinden mi emin oldular ? Şüphe yok ki Rabbin çok şefkatlidir ve çok merhametlidir! (Onun mühlet tanımasını yanlış değerlendirmemelidir, çünkü bu, onlar için bir imtihandır, eğer bu süreden yararlanıp tevbe ile imana gelmezlerse, onlar bilmelidir ki O'nun azabı da çok şiddetlidir)

Yahut da, onları korku halinde iken yakalamayacağından (emin midirler?) Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Veya onları korkutmak üzere yakalayıvereceğinden emin midirler? Muhakkak ki, Rabbin elbette çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Yahut da kendilerini korkuta korkuta, eksilte eksilte alıvermesinden emin mi oldular? Demek ki Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Yahut (azabın) kendilerini bir korku üzerinde yakalamayacağından (emin midirler)? Doğrusu Rabbiniz, çok şefkatli, çok acıyandır!

Yâhud korku hâlindeler iken üzerlerine 'azâb ve helâk gelmesinden emîn mi oldılar? Tahkîk rabbin kullarına ra'fet ve şefkat sâhibi ve merhametlidir.

Ya da korkudan titrerlerken onları yakalarsa ne yaparlar? Sizin Rabbiniz pek şefkatlidir ve ikramı boldur.

Veya Onlar, korktuklarının başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? Şüphesiz Rabbin çok şefkatli, çok merhametlidir.

Yahut azabın korkuta korkuta gelmesinden mi emin oldular? Şüphesiz ki Rabbin çok şefkatli, çok merhametlidir.

Yoksa kendilerini korkuta korkuta, sindire sindire yakalamayacağından emin midirler? Kuşkusuz ki, sizin Rabbiniz gerçekten Raûf'tur, Rahîm'dir.

yā duta anları eksmek üzere? ya'nį mallarından daħı ķavumlarından çalabuñuz mihrubandur raḥmet ķılıcı.

Yā helāk itmekden özlerini anlar ḳorḳarken. Taḥḳīḳ sizi yaradan Allāh şefḳatve raḥmet idicidür ḳullarına.

Yoxsa onlar tədriclə əzaba giriftar olmayacaqlarına (əmindirlər)?! Həqiqətən, Rəbbin şəfqətlidir, mərhəmətlidir! (Allah bəndələrinə əzab verməkdə tələsməz!)

Or that He will not seize them with a gradual wasting? Lo! thy Lord is indeed Full of Pity, Merciful!

Or that He may not call them to account by a process of slow wastage -(2073) for thy Lord is indeed full of kindness and mercy.

2073 (4) Or, as often happens, the punishment comes slowly and imperceptibly, the power of the enemies of Allah being wasted gradually, until it is ex... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.