20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nahl Suresi 116. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Velâ tekûlû limâ tasifu elsinetukumu-lkeżibe hâżâ halâlun vehâżâ harâmun litefterû ‘ala(A)llâhi-lkeżib(e)(c) inne-lleżîne yefterûne ‘ala(A)llâhi-lkeżibe lâ yuflihûn(e)

Yalanlar uydurup dile getirerek Allah'a iftira etmeyin şu helaldir, bu haram diye; şüphe yok ki yalan söyleyip Allah'a iftira edenler, kurtulmazlar, muratlarına ermezler.

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla (kendi kafanızdan) şuna helâl, buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ulaşamayacaklardır.

Kendi dillerinizin uydurmasıyla Allah'a iftira ederek, “Bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan düzenler asla kurtuluşa erişemezler.

Dillerinizin, kendinizin uydurduğu yalanlara dayanarak:
“Bu helâldir, meşrûdur, şu haramdır” demeyin, Allah adına yalan uydurmuş olursunuz. Allah adına yalan uyduranlar kesinlikle, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezler.

Dillerinizin yalan yere nitelendiregeldikleri için: "Bu helaldir, bu da haramdır" demeyin, Yoksa Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.

Dillerinizin “Bu helâldır, şu haramdır” diye yalan olarak vasıflandırdığı şeyi söylemeyin ki, Allah'a yalan iftira etmiş olursunuz. Şüphe yok ki, Allah'a yalan uyduranlar, asla kurtulamazlar.

Dillerinizin anlattığı yalana dayanarak, “bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Nihayet Allah’a iftira etmiş olursunuz. Allah namına yalan uyduranlar, hiç şüphesiz felah bulmazlar.

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.[278]

[278] Din konusunda gelişigüzel konuşmak hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 127-133.

Dilinizi alıştırıp yalana, Allaha iftira için: «Bu helaldir, bu haramdır» demeyin ! Yalan yere Allaha iftiracılar kurtulmazlar

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir, bu da haramdır” demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Bu ayette, Tevrat’ın orijinalindeki hükümleri bir tarafa itip kendi çıkarlarına göre, helal ve haram hakkında hüküm koyan Yahudiler uyarılıyor. Aynı u... Devamı..

Diliniz yalan söylemeğe meyyâl oldığı halde "Bu helâldir, bu harâmdır" dimeyiniz Allâh’a iftirâ idebilürsiniz Allâh’a iftirâ idenler felâh bulmazlar.

Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.

Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

Ağzınıza geldiği gibi yalan yanlış konuşarak, “Bu helâldir, bu haramdır” demeyin; çünkü Allah hakkında asılsız şey söylemiş olursunuz; Allah hakkında asılsız şey söyleyenler de kesinlikle iflah olmazlar.

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helâldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.  

 Bir kısım Araplar, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını da haram sayıyorlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyorlar, kadınlara yas... Devamı..

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır," demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

Dillerinizin yalan vasfetmesi ile: "Şu helaldir, şu haramdır" demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.

Sade dilinizin yalan tavsıfile şu halâl, şu haram demeyin ki yalanı Allaha iftira etmiş olursunuz, şüphe yok ki yalanı Allaha iftirâ edenler felâh bulmazlar

(Tarafımızdan bildirilmiş ilâhî bir hükme dayanmadan) kendi dillerinizle uydurmuş olduğunuz sözleri esas alarak “Şu helâldir, bu harâmdır” diyerek, Allah adına yalan uydurmayın. Şüphesiz Allah adına yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, “Şu helâldir, şu haramdır.” demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler.¹

1- Başta “hadis” adı altında olmak üzere, din adına üretilmiş bilgi kaynaklarından “icma, kıyas, fıkıh” Allah\ın haram etmediği o kadar çok şey haram ... Devamı..

Dillerinizin yalan yere vasıflandırageldiği şeyler için: «Şu halâldır, bu haramdır» demeyin. Çünkü (bu suretle) Allaha karşı yalan düzmüş olursunuz. Allaha yalan düzenler ise, şübhe yokdur ki felah bulmazlar.

Hem dillerinizin yalanı vasfediyor olması sebebiyle: “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin; çünki Allah'a yalanı iftirâ ediyor olursunuz. Şübhesiz ki Allah'a yalan iftirâ edenler, kurtuluşa ermezler.(3)

(3)Câhiliye devri Arabları, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazı şeyleri de haram kılıyorlardı. Bazı hayvanları da erkeklere tahsîs ederek, kadı... Devamı..

Dillerinizde yalanları alışkanlık haline getirip, Allah adına yalan söyleyerek, rast gele bu helaldir, şu haramdır demeyin. Allah adına yalan söyleyenler, asla kurtuluşa eremezler.

"Bu helaldir, bu haramdır" diye Allah’a karşı kendi kendinize uydurduğunuz yalanları ortaya atmayın. Çünkü Allah’a karşı yalan uyduranlar onmazlar.

Allah/a karşı yalan uydurmak sadedinde, lisanlarınızın uydurmasıyle "- Bu helâldir, o haramdır" demeyin. Çünkü Allah/a karşı yalan uyduranlar umduklarına ermezler.

Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı “Şu helaldir, şu haramdır” deyip durmayın, Allah üzerine yalan söyleyen müfteriler olursunuz.⁴³ Muhakkak ki Allah üzerine yalan uyduranlar asla mutluluğa/kurtuluşa ermezler.

43 Krş. En’âm, 6/139

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.

Dillerinizle uydurduğunuz yalanlara dayanarak, öyle rastgele “Şu helâldir, bu haramdır!” demeyin, yoksa kendi uydurduğunuz yalanları Allah’a mal etmiş olursunuz. Unutmayın ki, Allah adına yalan uyduranlar, asla kurtuluşa eremezler!

Dillerinizin vasfettikleri / niteledikleri şeyler için “bu halâldir, şu haramdır” Yalanı’nı söylemeyin!
Yalan’ı Allah’a iftira ediyorsunuz.
Yalan’ı Allah’a iftira edenler, kurtuluşa ermezler.

Siz de ağız alışkanlığı ile bilir bilmez iki de bir: " şu helâl şu haram " deyip durmayın. Çünkü böyle yaparak Allah’ı, kendi yalanınıza ortak ediyorsunuz. Allah'ı yalanlarına ortak edenler iflah olamaz.

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Bu helâldir, şu haramdır!” demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa erişemez. Bilin ki helal ve haram hükmü koymak sadece Allah’a aittir. Kim bundan saparsa; helal haram hükmü koyma hakkı verdiklerini ilahlaştırmış, Rabbine ilahlıkta onları ortak ederek şirke düşmüştür.

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Şu helaldir, şu da haramdır!” demeyin; sonunda Allah’a yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a yalan uyduranlar kurtulamazlar. [*]

Ayette hakkında Yüce Allah’ın hüküm indirmediği konularda Allah’a iftira etmeleri anlamına gelecek şekilde kişilerin helal ve haram değerlendirmesinde... Devamı..

Allah adına yalan söylemiş olmamanız için dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak,¹ “şu helal, bu da haramdır” demeyin.² Çünkü Allah adına yalan söyleyenler, asla iflah olmazlar.

1 Âyetin bu bölümü: “dillerinizin yalana alışması sebebiyle...” diye de tercüme edilebilir. 2 Yani keyfinize göre helaller ve haramlar uydurup, bunu d... Devamı..

Buna göre, artık, kendi yalanınızı (adeta) Allah’a isnad ederek öyle dilinize geldiği gibi yalan-yanlış “bu helaldir, şu haramdır” demeyin; ¹⁴¹ çünkü, haberiniz olsun, Allah’a yalan isnad edenler asla kurtuluşa erişemezler!

141 Ahlaken neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda sübjektif tercihlere dayanan keyfî görüşler ileri sürme şeklinde ortaya çıkan bu çok önemli sor... Devamı..

Artık bundan böyle gelişi güzel, yalan yanlış konuşarak “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin; aksi halde uydurduğunuz yalanı Allah’a iftira etmiş olursunuz. Hiç şüphe yok ki, Allah’a iftira edenler asla iflah olmazlar. 3/78, 6/93, 10/17, 29/17

Artık, dillerinizle yalan beyanda bulunup, üstelik uydurduğunuz yalanı (da) Allah’a isnat ederek “Bu helâldir, bu da haramdır!” demeyin! Çünkü uydurdukları yalanı Allah’a isnat edenler asla kurtuluşa eremezler.

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: "Şu helaldir, bu haramdır" demeyin, yoksa Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz Kuşkusuz, Allah’a karşı yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır, " demeyin, sonra Allah’a adına yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise kesinlikle iflâh olmazlar.

Lisanlarınızın yalan yere vasıflandırdığı şeyler hakkında «Şu helâldir ve şu haramdır» demeyiniz ki, Allah'a karşı yalan iftirada bulunmuş olursunuz. Şüphe yok ki, Allah'a karşı yalan yere iftirada bulunanlar felâha eremezler.

Kendi dillerinizin yalan yanlış nitelendirmesiyle uydurduğunuz yalanı Allah'a mal ederek “bu helâldir, şu haramdır” demeyin. Çünkü Allah adına yalan söyleyenler asla iflah olmazlar.

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır," demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar.

Çeşitli insanlar, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını haram kılmışlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyor, kadınlara yasaklıyorla... Devamı..

Allâh'a yalandan iftirâ itmek içün ağzınıza gelen yalanlarla "Bu helâldir bu harâmdır" diye söylemeyiniz. Allâh Te'âlâ'ya yalanla iftirâ idenler felâh bulmazlar.

Allah’a karşı yalan uydurmak için dillerinizin süslediği yalanla “Bu helaldir, bu haramdır” demeyin. Bu yalanı Allah’a atfetmeyin. Yalanlarını Allah’a atfedenler umduklarına kavuşamazlar.

Dilleriniz yalana alışkın olması sebebiyle “Allah hakkında yalan uydurmuş olmamak için “bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.

Kendi dillerinizin yakıştırdığı yalanlarla “Şu helâl, bu haram” diyerek Allah adına yalan uydurmayın. Çünkü Allah adına yalan uyduranlar iflâh olmazlar.

Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.

daħı eyitmen, aña kim śıfat eyler dillerüñüz yalanı: “uşbu ḥelāldür, daħı uşbu ḥaramdur” tā yalan baġlayasız Tañrı üzere, [143b] yalan. bayıķ anlar kim yalan baġlar Tañrı üzere, yalan, ķurtılmayalar.

Daḫı eyitmeñüz siz dilüñüz‐ile söyledügüñüz yalana. Bu ḥalāldur ve buḥarāmdur dimeñüz iftirā eyleyüp Allāh ḥaḳḳına yalanı. Ol kişiler kiiftirā iderler Allāh ḥaḳḳına yalanı, iflāḥ olmazlar.

Diliniz (bizə belə əmr edildiyi deyə) yalana vərdiş etdiyi üçün (dəlilsiz-sübutsuz): “Bu halaldır,o haramdır!” – deməyin, çünki (bununla) Allaha iftira yaxmış olursunuz. Allaha iftira yaxanlar (axirət əzabından) nicat tapmazlar!

And speak not, concerning that which your own tongues qualify (as clean or unclean), the falsehood: "This is lawful, and this is forbidden," so that ye invent a lie against Allah. Lo! those who invent a lie against Allah will not succeed.

But say not - for any false thing(2153) that your tongues may put forth,- "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. For those who ascribe false things to Allah, will never prosper.

2153 Men are apt to create taboos for themselves, out of superstition, and often for selfish ends, and enforce them in the name of religion. Nothing c... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.