12 Haziran 2026 - 25 Zi'l-Hicce 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hicr Suresi 52. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İż deḣalû ‘aleyhi fekâlû selâmen kâle innâ minkum vecilûn(e)

Hani, huzuruna girmişler de esenlik sana demişlerdi; o da, biz gerçekten de sizden korkuyoruz demişti.

(Onun) Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizin (garip halinizden çekinip) ürküntü duymaktayız” demişti.

Hani onlar, İbrahim'in yanına geldiklerinde ona: “Sana selâm olsun!” demişler. O da onlara: “Biz, sizden gerçekten korkuyoruz!” diye cevap vermişti.

Misafirler, İbrâhim'le karşılaştıkları zaman:
“Selâm sana, selâmette ol, sen selâmete erenlerdensin” dediler. İbrâhim:
“Biz sizden korkuyoruz.” dedi.

Onlar yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

Yanına girdiklerinde 'Selam' demişlerdi. O da: 'Biz sizden korkuyoruz' demişti.

Hani melekler, İbrahîm'in yanına varıp “selam” demişlerdi (İbrahîm misafir melekler için hazırladığı yemeği, misafirlerin yemediğini görünce) dedi ki: “- Biz, sizden cidden korkuyoruz.”

Onun yanına girdiklerinde selam verdiler. İbrahim: “Biz, sizden korkuyoruz” dedi.

Onun yanına girdikleri zaman, “Selâm” dediler. İbrâhim, “Biz sizden çekiniyoruz” dedi.

Hani onlar girip: «Selâm !» dediler; İbrahim de: «Ben sizlerden korkuyorum!» demişti

Hani, onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.

51, 52. Ânlara İbrâhîm’in misafirlerinin hikâyesini anlat: Ânlar İbrâhîm’in yanına girüb selâm virdikleri vakit "Bizi korkutdınız" didi.

52,53. İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.

Onun yanına girip selâm vermişler, o da, “Doğrusu biz sizden korkuyoruz” demişti.

Onun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.

Onun yanına varıp, "Selam!," demişlerdi. O da, "Biz sizden korkuyoruz," demişti.

Hani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

O vakıt ki yanına girdiler de, selâm dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz

Onlar (İbrâhîm’in) yanına girdiklerinde, “Selâm” demişlerdi. O da, (gelen misafirlerin melek olduğunu bilmediği için hemen onlara yemek hazırlamıştı. İbrâhîm, gelen misafirlerin kendilerine ikram edilenleri yemediklerini görünce,) “Gerçekten biz sizden (hâlinizden,) endişeye kapılıyoruz” demişti.

İbrahim'in yanına girdiklerinde, “Selam.” dediler. İbrahim: “Doğrusu, sizden korkuyoruz.” dedi.

Hani bunlar onun karşısına girib «Selâm» demişlerdi. O da: «Biz, demişdi, sizden endîşe edicileriz».

Yanına girdiklerinde: “Selam!” demişlerdi. O da: “Biz sizden çekiniyoruz.” demişti.

Hani onun yanına girmişler de, “Selâm (senin üzerine olsun!)” demişlerdi. (O da onlara yemek ikrâm etmesine rağmen, yemediklerini görünce): “Doğrusu biz, sizden endişe eden kimseleriz!” demişti.

Hani bir zaman (beşer suretinde) onun yanına girmişler de, ’Selâm (senin üzerine olsun!)’ demişlerdi. (O da onlara yemek ikram etmesine rağmen, yemediklerini görünce): ’Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz!’ demişti.

Misafirler İbrahim’in yanına girdiklerinde ona “Selam” dediler. İbrahim “Biz sizin durumunuzdan dolayı heyecanlandık, ürperdik” dedi.

O gün bu konuklar İbrahim’in yanına varmışlardı: "esenlik size" demişlerdi. İbrahim ise: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti.

Hani onlar İbrahim/in yanma girip selâm vermişlerdi. İbrahim ise "- Biz sizden telâş ediyoruz" demişti.

Hani onun yanına girdiklerinde, “Selâm!” demişlerdi. O da “Muhakkak biz sizden tedirginiz” demişti.¹³

13 Krş. Hûd, 11/69-70

Yanına girdiklerinde, “Selam” demişlerdi. O da, “Biz sizden korkmaktayız” demişti.

Hani insan sûretindeki bu melekler onun yanına geldiklerinde, “Selâm sana ey İbrahim!” demişlerdi. İbrahim, ikram ettiği yemeği geri çevirdiklerini görünce, “Doğrusu, şu tavrınızla bizi korkutuyorsunuz!” diye karşılık vermişti.

Hani, onun üzerine girdiklerinde "selâm!" dediler. -"Biz, sizden endişe etmekteyiz" dedi.

Misafirler İbrahim’in evine baskın yapar gibi girdiler: " selâm " İbrahim: " bizi korkuttunuz. "

Hani konukları İbrahim’in yanına gelip "Selam" demişlerdi. İbrahim konuklarına: "Biz sizden korkuyoruz!" dedi.

Hani onun yanına girdikleri zaman “Selam!” demişler, (İbrahim de onlara:) “Şüphesiz ki biz sizden korkuyoruz.” demişti.

(O misafir melekler İbrahim’in) yanına girince: “Allah’ın selâmı üzerine olsun.” ¹dediler. O da: “Biz, sizden gerçekten korkuyoruz.” dedi.

1 Buradaki (سَلاَماً), fiili mahzuf, mutlak mef’ul olduğu için bu şekilde, tercüme edilmiştir.

Hani, o’nun yanına geldiklerinde o’na: “Sana selâm olsun!” demişler; o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap vermişti. ³⁸

38 Hz. İbrahim ile karısı Sâre’nin korkularının sebebi konusunda bkz. 11:70.

Hani onun yanına girdikleri zaman: “Selam” demişlerdi. O da; “Doğrusu biz, sizden korkuyoruz” demişti. 11/69-70, 51/25

Hani, onun huzuruna girmişler ve “Selam!”[²⁰⁵⁹] demişlerdi. (İbrahim) ise “Doğrusu biz sizden çekiniyoruz” diye mukabele etmişti.

[2059] Selam, selam veren kimsenin muhatabına verdiği bir barış ve güvenlik garantisidir. Burada, özel konukların verdikleri selam, “size zarar vermek... Devamı..

Bir vakit melekler, İbrahim'in yanma girdiler ve "Selam" dediler. O da: Biz sizden (sizin ansızın gelmenizden) endişe ediyoruz" dedi.

(İbrahim’e) vardıklarında “Selam” dediler. (İbrahim) dedi ki: “Biz sizden ürperdik.”

O vakit ki, O'nun huzuruna girmişler de selâm vermişlerdi. O da, «Biz sizden hakikaten korkuyoruz,» demişti.

Onun yanına girdiklerinde “Selam! ” dediler. İbrâhim: “Biz sizden korkuyoruz. ” dedi.

Misafirlere ikram ettiği yiyecekleri yemediklerini görünce böyle dedi.

Onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz." dedi.

Onlar (misâfirler) İbrâhîm'in yanına girdiklerinde "Selâm" didiler. İbrâhîm de "Biz sizden korkuyoruz" didi. [¹]

[1] İbrâhîm 'aleyhisselâmın 'âdeti vechile getirdiği ta'âmdan yimedikleri cihetle Cenâb-ı Halîlullah: "Biz sizden korkuyoruz" didi. Çünki yemek yimeye... Devamı..

Bir gün İbrahim’in yanına girmişler ve “Selâm(esenlik ve güvenlik dileriz)” demişlerdi. İbrahim: “Biz sizden kuşku duyuyoruz” dedi.

Onun yanına girdikleri zaman: “Selam! “ demişlerdi. O da: “Biz, sizden endişe ediyoruz” demişti.

Yanına girdiklerinde “Selâm olsun” dediler. İbrahim “Biz sizden korkuyoruz” dedi.(6)

(6) Hz. İbrahim’in onlara ikram ettiği yemeğe onlar ellerini uzatmamışlardı. 11:70’e bakınız.

Hani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. O da "Biz sizden korkuyoruz." diye konuşmuştu.

O‘‎shanda inson qiyofasidagi farishtalar uning huzuriga kirib: “Salom”, – dedilar. Ibrohimning ularga pishirib kelgan taom uchun qo‘‎l cho‘‎zishmagach ularga: “Biz sizlardan hadiksirayapmiz, kimsiz o‘‎zi?” – dedi.

ol vaķt kim girdiler anuñ üzere eyittiler “selām olsun!” eyitti “bayıķ biz sizden ķorķıcılaruz.”

Ol vaḳt ki girdiler İbrāhīm ḳatına, pes selām virdiler. İbrāhīm eyitdi: Bizsizden ḳorḳduḳ, didi.

O zaman ki, onlar onun hüzuruna daxil olub: “Salam!” – dedilər. (İbrahim də qonaqların yeməyə əl uzatmadıqlarını görüb: ) “Biz, həqiqətən, sizdən qorxuruq!” – dedi.

(How) when they came in unto him, and said: Peace. He said: Lo! we are afraid of you.

When they entered his presence and said, "Peace!" He said, "We feel afraid of you!"(1981)

1981 For a full understanding of this reference to the angels who were Abraham's guests and came to announce the birth of a son to him in his old age,... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.