20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Ra’d Suresi 42. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vekad mekera-lleżîne min kablihim feli(A)llâhi-lmekru cemî’â(an)(s) ya’lemu mâ teksibu kullu nefs(in)(k) veseya’lemu-lkuffâru limen ‘ukbâ-ddâr(i)

Onlardan öncekiler de düzenler kurdular, iş ve tedbir, tamamıyla onundur, herkesin ne kazanacağını da bilir. Kafirler, yakında bilirler, anlarlar, dünya yurdunun sonundaki hayır kimin.

Bunlardan önceki (zalim)ler de (mü’minlere) tuzak kurmuşlar (şeytanca hile ve hesaplar yapmışlar)dı. Fakat bütün tuzaklar Allah’ındır. (Allah kâfirlerin oyunlarını boşa çıkaracaktır.) Allah herkesin ne yaptığını ve ne kazandığını çok iyi bilir. Ve pek yakında (o zalimler) akıbet yurdunun (kutlu ve mutlu sonucun) kimin olacağını (izzet ve iktidarın kime kalacağını) bilecek (ve görecek)lerdir.

Bu Mekkeli inkârcılardan önce yaşayan toplumlarda, Allah'a ve peygambere karşı hile ve tuzaklar tasarlamışlardı. Fakat tüm hile ve tuzaklara karşılık vermek Allah'a aittir. O Allah, her kişinin günah, sevap, ödül, azap ne kazanacağını bilir. Böylece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, geleceğin kime ait olduğunu yakında görüp öğrenecekler.

Onlardan öncekiler de peygamberlere karşı hileler, sinsi planlar yaptılar. Allah'ın planlarının yanında başka planların hükmü olmaz. O, herkesin yapacağı, işleyeceği hayırları ve şerleri bilir. Bu yurdun dünyanın sonunun, âhiretin kimin olduğunu yakında, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler öğrenecekler.

bk. Kur’an-ı Kerim, 8/30; 27/50-55.

Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Oysa tuzak tümüyle Allah'a aittir. O her canın ne kazandığını bilir. Kâfirler de bu yurdun sonunun kime ait olacağını bilecekler.

Onlardan öncekiler de hileli-düzenler kurmuşlardı; fakat düzen kuruculuğun (tedbirlerin, karşılık vermelerin) tümü Allah'a aittir. Her bir nefsin ne kazandığını O bilir. Bu yurdun sonu kimindir, inkâr edenler pek yakında bileceklerdir.

Onlaradan önceki kâfirler de Peygamberlerine karşı hile ve tuzaklar kurdular; fakat bütün hilelerin cezası ancak Allah'a mahsustur. Her nefsin ne yapacağını O bilir. Kâfirler de, yakında bu dünyanın sonu kimindir, bilecektir.

O kâfirlerden öncekiler de tuzaklar kurmuşlardır. Fakat bütün karşı tuzaklar, Allah’ın elindedir. O, her canlının ne kazandığını bilir. O kâfirler, yeryurdunun kime nasip olacağını bileceklerdir.(*)

(*) Kur’an, daha Müslümanlar Mekke’de mağlup ve küçük bir azınlık iken yeryurdunun onların hâkimiyeti altına gireceğini bu ayette haber vermiştir. Ve ... Devamı..

Onlardan önce geçenler de tuzak kurmuşlardı. Oysa tuzakların tamamı Allah'a aittir. Çünkü Allah, herkesin ne elde ettiğini ve edeceğini bilir. İnkârcılar da dünyanın sonunun kimin olduğunu bileceklerdir.

Ondan önce gelenler dahi hile etmişlerdi, Allah hileyi bilir, bilir o herkesin neylediğini, son yurt kimindir, kâfir olanlar bileceklerdir

Onlardan öncekiler de (nebilere) tuzak kurmuşlardı. Hâlbuki bozulmayan planlar yaparak (kurulan ya da kurulacak olan düzenleri boşa çıkarmak) yalnızca Allah'a aittir. O, herkesin ne yaptığını bilir. İnkârcılar da dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.

Ânlardan evvelkiler hîle ile hareket itdiler lâkin Allâh her hîleyi, herkesin a’mâlini bilür, kâfirler bir gün dâr-ı âhiret kimin olacağını öğrenecekler.

Onlardan öncekiler de tuzak kurdular, oysa bütün tuzaklar(ın cezası) Allah'ındır, Herkesin yaptığını bilir. İnkarcılar da, neticenin kimin olduğunu göreceklerdir.

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı; oysa bütün tedbirlere hâkim olan Allah’tır. O, herkesin neyi hak ve elde ettiğini bilir. İnkâr edenler dünya hayatından kimin kazançlı çıkacağını yakında anlayacaklardır!

Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı; halbuki bütün tuzaklar Allah'a aittir. Çünkü O, herkesin ne kazanacağını bilir. Bu yurdun (dünyanın) sonunun kimin olduğunu yakında kâfirler bileceklerdir!

Onlardan öncekiler de düzenler kurdular; halbuki tüm düzenler ALLAH'a aittir. Her kişinin kazandığını bilir. Kafirler de zaferin kime ait olduğunu bileceklerdir.

Onlardan öncekiler de hileler yapmışlardı. Fakat sonuçta bütün hileler(in cezası) Allah'a aittir. Her nefsin ne kazandığını O bilir. Bu dünyanın akıbetinin kime ait olduğunu kâfirler de yakında bilecekler.

Evet onlardan evvelkiler de mekrettiler fakat binnetice bütün mekir Allahındır, o bilir, her nefis ne kesbediyor, yarın kâfirler de bilecek ki o yurdun ukbâsı kimin?

Onlardan önceki (kâfirler) de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı fakat kurulan ya da kurulacak olan bütün hileleri boşa çıkarmak yalnızca Allah’a aittir. (O) herkesin (ne yaptığını ve) ne kazandığını çok iyi bilir. *Kâfirler, bu yurdun sonunun kimin olduğunu bilecekler.

* “Kâfirler, bu yurdun sonunun kimin olduğunu bilecekler”: “Kâfirler hesap gününde, âhiret yurdundaki güzel âkıbetin kimin olduğunu bilecekler” manası... Devamı..

Onlardan öncekiler de planlar yapmışlardı. Oysa Allah'ın planı bütün planları geçersiz kılar. Zira O, herkesin ne yaptığını bilir. Gerçeği yalanlayan nankörler, bu yurdun sonunun¹ kimin olduğunu bileceklerdir.

1- Hesap günü geldiğinde.

Onlardan evvelki (ümmet) ler de (peygamberlerine) tuzaklar kurmuşdu. Fakat binnetîce bütün tuzaklar (ın cezası) Allaha âiddir. Herkesin ne kazanacağını O bilir. Dünyânın sonu kimindir, yakında kâfirler bilecekdir.

Doğrusu onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuştu; fakat bütün tuzaklar(ını netîcesiz bırakmak) Allah'a âiddir. (Çünki O,) herkesin ne kazanmakta olduğunu bilir. Kâfirler de, bu (dünya) yurdun(un gerçek) âkıbeti kimin olduğunu yakında bilecektir.

Onlardan öncekilerde pek çok planlar yaptılar. Hâlbuki plan yapmak yalnızca Allah’a aittir. Her nefsin ne kazandığını O bilir. Elbetteki gerçekleri inkâr edenler, hesap yurdunun kime ait olduğunu öğrenecekler.

Gerçekten, onlardan önce de düzen kuranlar oldu. Ancak, bütün düzenler Allah’ın elindedir. Herkesin ne kazandığını O bilir. Tanımazlar dünyanın sonu kimin olacağını öğreneceklerdir.

Onlardan evvel gelenler de peygamberlerine mekr-ü hilede bulundular, bütün mekr-ü hilelerinin cezası Allah/a düşer. O, herkesin kazancını bilir, kâfirlerde dâr-ı âhiretteki iyi akıbetin kimin olacağını bileceklerdir.

Andolsun onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Hâlbuki bütün tuzaklar Allah’ındır/O’nun bilgisi dâhilindedir. O her nefsin ne kazandığını bilir. İnkâr edenler işin/ dünya yurdunun sonunun kimler için olduğunu bileceklerdir.

Onlardan öncekiler de düzenler kurmuşlardı; fakat bütün düzenler tümüyle Allah'a aittir. Her bir nefsin ne kazandığını O bilir. Bu yurdun sonunun kimin olduğunu inkâr edenler pek yakında bileceklerdir.

Kendilerinden önceki çağlarda hüküm süren kâfirler deinananlara karşı türlü komplolar kurmuş, Allah’ın nurunu söndürmek için nicehileler düzenlemişlerdi fakat Allah, hiç ummadıkları bir anda tuzaklarını başlarına geçirerek hepsini helâk etmişti. O hâlde, inananları oyuna getirdiklerini zanneden bu zavallılar, aslında kendi kuyularını kazmak sûretiyle ne büyük bir oyuna geldiklerini düşünmeli; müminleri aldatsalar bile Allah’ı asla aldatamayacaklarını anlamalıdırlar. Çünkü yaptıkları bütün hileler, Allah’ın kontrol ve gözetimi altındadır ve her şey O’nun bilgisi ve kudreti çerçevesinde cereyan etmektedir. Çünkü O, her canlının neler yaptığını çok iyi bilmektedir. Evet, inananlara her türlü zulmü reva gören bugünkü kâfirler de, âhiret yurdununmutlu sonu kimlerin olacakmış, yakında görecekler! Fakat şimdi, bakın neler söylüyorlar:

Onlardan öncekiler de tuzak kurdu.
Oysa topluca Tuzak, Allah’ındır.
Her bir nefsin kazanacağı şeyleri biliyor.
Kâfirler de bilecek, “Yurd’un akibeti kimindir?”.

Resulüm! onlardan önce de pusu kurdular. Ama pusuya pusu kurmak Allah'ın işidir. Çünkü Allah, kişilerin yapacaklarını da bilir. İnkarcılar, bu dünyada en iyi sonucu kimin alacağını pek yakında görecekler.

Senin zamanındaki inkârcılardan önceki inkârcılar da, ayetlerimize karşı çıkmışlar, ayetlerimizin hükmünü çürütmek istemişlerdi. Bilmiyorlar mı? Allah bütün tuzakları bozar. Tuzak kuranlara karşı kendi tuzağını kurar. Muhakkak ki Rabbiniz her insanın kazandığını bilir. İnkâr edenler ahiret hayatının kime ait olduğunu bileceklerdir.

Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı; (oysa) bütün tuzaklar Allah’a aittir. [*] Çünkü O, herkesin ne kazanacağını bilir. Kâfirler, bu yurdun (dünyanın) sonunun kimin olduğunu yakında bileceklerdir!

Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10, 43; Mü’min 40:25; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.... Devamı..

Onlardan önceki (kâfir)ler de tuzaklar kurmuşlardı. Hâlbuki bütün tuzaklar(ın bozulması) Allah’a aittir. Herkesin ne kazandığını sadece O bilir. O kâfirler, (dünya hayatının sonunda) hayırlı sonucun kime nasip olacağını pek yakında anlayacaklar.

Bunlardan önce yaşayan [günahkar toplum]lar da zındıkça düzenler tasarladılar; ⁸¹ fakat en ince ve mahirane düzen, bütünüyle, herkesin neyi hak ettiğini ⁸² bilen Allah’a aittir; nitekim, inkarcılar geleceğin kime ait olduğunu yakında görüp öğrenecekler. ⁸³

81 Lafzen, “düzen/tuzak kurmuşlardı” -bu anlam örgüsü içinde zındıkça niyetler ve tutumlara işaret eden bir ifade.82 Lafzen, “kazandığını” -yani, iyi ... Devamı..

Doğrusu onlardan öncekiler de tuzaklar kurdular, oysa bütün tuzakları bertaraf etmek Allah’a aittir. Zira O herkesin ne kazandığını, ne tasarladığını bilir. Tuzak planlayan kâfirler mutlu sonun kime ait olacağını bir gün öğrenecekler. 8/30, 27/48...52, 35/10

Doğrusu onlardan öncekiler de zaafı ustaca gizlenmiş düzenler kurmuşlardı; fakat bütünüyle kusursuz düzen kurarak (diğer düzenleri boşa çıkarmak)[¹⁹⁸¹] sadece Allah’a has idi; (zira) O her bir canın ne kazandığını bilir. Ama mutlu sonun kimin hakkı olduğunu, (bir gün) gelecek o şedit kâfirler de bilecekler.

[1981] el-Mekrudaki belirlilik çeviriye böyle yansır.

Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurdular. (Halkı Allah yolundan alıkoymaya çalıştılar) Oysa bütün tuzaklar, (karşılayıp darma dağınık etmek) Allah'a aittir. Herkesin ne yaptığından ve ne yapacağından haberdardır O! Kafirler, ahiretteki mutlu sonun kimin olacağını ilerde bileceklerdir!

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. O İnkâr edenler de dünya yurdunun (güzel) sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.

Ve muhakkak ki, onlardan evvelkiler de desîselerde bulundular. Fakat bütün desîselerin (cezasını vermek) Allah'a aitir. Her kimsenin ne kazanacağını bilir. Ve o kâfirler de ileride bileceklerdir ki, bu yurdun akıbeti kimindir.

Kendilerinden önce geçenler de tuzaklar kurdular. Fakat bütün tuzaklar Allah'ındır (Allah'ın tedbiri, onların tuzaklarını boşa çıkarır). O, her insanın ne işlediğini pek iyi bilir. Yarın kâfirler de bu dünyanın sonunun kimin olduğunu anlayacaklardır. [8, 30; 27, 50-55]

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu. Fakat bütün tuzaklar, (tedbirler) Allah'ındır. (Allah'ın tedbiri, onların tuzaklarını bozar. O), her canın ne kazandığını (ne yaptığını) bilir. Kafirler de, bu yurdun sonunun kimin olacağını bileceklerdir!

Bu müşriklerden evvel gelen ümmetler rasûllerine mekr ve hîle itdiler. Mekirlerin cümlesi Allâh Te'âlâ'nındır. Herkesin hayır ve şerden kazandığını bilir. Kâfirler de yakında dâr-ı âhiretin kime olacağını bilecekdir.

Bunlardan öncekiler oyunlar kurdular. Bütün oyunlar Allah’ın elindedir. Kimin ne kazandığını bilir. Ayetleri görmezlikten gelenler, son yurdun kimin olacağını öğreneceklerdir.

Onlardan önce de tuzak kurdular, oysa bütün tuzaklar Allah'ındır, herkesin ne kazandığını bilir. Kafirler de bilecektir, dünyanın akibeti kimindir?!

Onlardan öncekiler de tuzaklarını kurmuşlardı. Fakat tuzaklar bütünüyle Allah'a aittir.(16) Herkesin ne kazandığını O bilir. Dünya yurdunun güzel sonucu kimin içindir; bunu kâfirler de yakında anlayacaklar.

(16) Onların sonuca ulaşıp ulaşmaması Allah’ın takdirine bağlı olduğu gibi, tuzakları sahibinin başına geçirmek ve tuzak kuranları cezalandırmak da yi... Devamı..

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu, ama tüm tuzaklar Allah'ındır. Her benliğin ne kazandığını O bilir. Kâfirler de bilecek sonsuzluk yurdu kimindir!

daħı bayıķ yavuz śandı anlar kim anlardan ilerülerdi pes Tañrı’nuñdur yavuz śanmaķ hep bilür anı kim ķazanur her nefs. daħı bile kāfirler kimüñdür sarāy śoñı ya'nį āħiret.

Daḫı bayıḳ yavuz ṣandı, anlar kim anlardan ilerüler‐idi. Pes Tañrınuñ‐ıdıyavuz ṣanmaḳ hep. Bilür anı kim ḳazanur her nefs. Daḫı bile kāfirler ki‐müñdür sarāy ṣoñı.

Onlardan əvvəlkilər də (ümmətlər, tayfalar da Allahın peyğəmbərinə qarşı) tələ qururdular. Bütün hiylələrin (məkrlərin) cəzasını ancaq Allah verəcəkdir. (Allah) hər kəsin (dünyada) nə qazandığını (bütün yaxşı və pis əməllərini) bilir. Kafirlər axirət yurdunun (o dünyanın gözəl aqibətini) kimin olacağını biləcəklər!

Those who were before them plotted; but all plotting is Allah's. He knoweth that which each soul earneth. The disbelievers will come to know for whom will be the sequel of the (heavenly) Home.

Those before them did (also) devise plots; but in all things the master- planning is Allah's.(1866) He knoweth the doings of every soul: and soon will the Unbelievers know who gets home in the end.

1866 Cf. 3:54. and n. 393.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.