17 Haziran 2026 - 30 Zi'l-Hicce 1447 - Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hûd Suresi 11. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İllâ-lleżîne saberû ve’amilû-ssâlihâti ulâ-ike lehum maġfiratun veecrun kebîr(un)

Ancak sabredenler ve iyi işlerde bulunanlar müstesnadır. Öyle kişilerdir onlar ki onların hakkıdır yarlıganmak ve büyük bir ecir ve mükafat.

Ancak (hem nimetlere hem de musibetlere karşı) sabredenler ve (Hakka bağlı, halka yararlı) salih ameller işleyenler hariç... İşte bağışlanma ve büyük ecire ulaşma bunlarındır.

Ancak güçlüklere göğüs geren ve güzel, yararlı işlerde bulunanlar böyle değildirler. İşte onlara bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Ancak sabrederek mücadeleye devam edenler, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar için, koruma kalkanı, bağışlanma ve büyük mükâfatlar vardır.

bk. Kur’an-ı Kerim, 2/25; 36/11; 103/1-3.

Ancak sabredip salih ameller işleyenler böyle değildirler. İşte onlara bağışlanma ve büyük ecir vardır.

Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka. İşte bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır.

Ancak her iki halde de sabredip sâlih amelleri işliyenler müstesnadır. İşte, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir sevap vardır.

Yalnız; sabredenler, uygun ve yararlı işler yapanlar hariç. (Bunlar böyle nankör olamazlar.) İşte onlara bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.

Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için, bir bağışlama ve büyük bir ödül vardır.

Sabrederek, yararlı iş görenler, böyle değillerdir, onlar için bağış var, hem de büyük sevap var

Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.

Sabır idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar mağfirete ve büyük mükâfâta nâil olacaklardır.

Bunların dışında, sabredip iyi işler işleyen kimseler, işte onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.

Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Ancak sabredip, dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve büyük bir mükâfat vardır.

Ancak (musibetlere)  sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükâfat vardır.

Sabredenler ve erdemli işler yapanlar için ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Ancak (her iki halde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnadır. İşte onlara bir mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.

Ancak her iki halde sabredib salih salih ameller işliyenler başka, işte onlar için bir mağrifet ve büyük bir ecir var

Ancak (musibetlere) sabredip sâlih ameller işleyenler böyle değildirler. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.

Ancak sabredenler ve sâlihâtı yapanlar hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

(Derdlere, sıkıntılara) göğüs gerib de güzel güzel amel (ve hareketler) de bulunanlar böyle değil. (Günâhlarını) yarlığamak ve büyük mükâfat işte bunlar, bunlar içindir.

Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar böyle değildir. İşte onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

[16/42; 13/22-24]

Ancak sabredip, sâlih ameller işleyenler müstesnâ. İşte onlar için bir bağışlanma ve(pek) büyük bir mükâfât vardır.

Ancak güçlüklere göğüs gerip iyi (yararlı) işler yapmış olanlar böyle değildirler. İşte onlara (ahiret gününde) bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. *

(*) Yani insan kendisini yaratan kudret tarafından bazan varlık ve huzurla bazan yokluk ve sıkıntıyla imtihan edilmektedir. İnsanın her iki halde de C... Devamı..

Ancak (bu denemeler karşısında) sabır gösterenler ve doğru işler yapmaya devam edenler için, (Rablerinden) bağışlanma ve büyük mükafaatlar var.

Yalnız o kimseler ki katlandılar, iyilik işlediler, onlar başka. İşte onlar için yarlıgama, büyük karşılık vardır.

Sabredip iyi amel işleyenler başka. İşte onlar için yarlıganmak, büyük bir mükâfat vardır.

Ancak sabredip/göğüs gerip iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar böyle değildirler. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar müstesna. İşte, bağışlanma ve yüce ecir bunlarındır.

Ancak sıkıntılı anlarda ümitsizliğe düşmeyen, nîmetlerden dolayı da şımarıp kibre kapılmayan, yani her iki durumda da sabretmesini bilen ve Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla güzel ve yararlı iş yapan kimseler elbette böyle değildir. İşte onlar için, Rab’leri tarafından bir bağışlanma ve muhteşem bir ödül vardır!

Ancak sabretmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar başka!
İşte onlar için büyük bir ödül ve bağışlanma vardır.

Sabredip yararlı faaliyette bulunanlar ise, Hem aftan istifade edecekler hem de büyük bir ödül sahibi olacaklardır ...

Ancak doğruluk üzerinde azimli ve kararlı olan, sürekli iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Ancak sabredip güzel işler yapanlar başka. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Sabreden ve (inandığı) iyi işleri yaşayanlar bunun dışındadır. Gerçek af ve en büyük mükâfat da bunlarındır.

[İnsanların çoğu böyledir; pek tabii] güçlüklere göğüs geren, dürüst ve erdemli davranan kimseler bunun dışında; işte bu sonrakiler ki, onları günahlarından ötürü arınma, bağışlanma ve büyük bir mükafat beklemektedir.

Yalnız sıkıntı ve darlıklara sabreden ve güzel işler yapanlar böyle şımarmazlar. İşte onlar için ilahi bir bağış ve muhteşem bir ödül vardır. 2/153- 155, 39/10

Ancak sabreden, ve ıslah edici iyilikler yapan kimseler (bu tavrı takınmazlar): İşte onlar için, ilâhî bir bağış ve muhteşem bir karşılık vardır.

Ancak (dertlere, sıkıntılara) sabredip salih ameller işleyenler elbet böyle değildir, onlar için bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

Ancak sabreden ve salih amel işleyenler müstesnadır. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Sabredenler ve sâlih amellerde bulunanlar ise müstesna. İşte onlar var ya. Onlar için mağfiret ve pek büyük bir mükâfaat vardır.

Ancak her iki halde de sabredip makbul ve güzel işler yapanlar başka! İşte onlar için pek geniş bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfat vardır. [103, 1-3; 36, 11; 2, 25]

Bu son bölümün, daha önce 7. âyette geçen imtihan konusu ile sıkı sıkıya ilgisi vardır. Zira gerek nimetlerin verilmesi, gerek dertlerin verilmesi, im... Devamı..

Ancak sabredip iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.

Sabır idüb sâlih amel işleyenlere mağfiret ve büyük ecir ve mükâfât vardır.

Ama sabırlı olanlar ve iyi işler yapanlar böyle değillerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Sabreden ve doğru hareket eden kimseler böyle değildir. İşte onlara, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir.

Lekin og‘‎ir kunlarda sabr qilgan va yaxshi amallarni, qiladigan zotlar borki, ana ular uchun mag‘‎firat va ulkan mukofot bordir.

illā anlar kim śabr eylediler daħı işlediler eyü işler şunları anlaruñdur yarlıġamaķ daħı müzd ulu.

İllā ol kişiler ki ṣabr iderler zaḥmete, daḫı ol kişiler ki ‘amel‐i ṣāliḥ işlerlerve şükr iderler sābıḳ ve lāḥiḳ ni‘metlere. Anlaruñ barça yazuḳları baġışlanur,daḫı anlara ulu ecr vardur ki özi cennetdür.

Səbr edənlər və yaxşı işlər görənlər müstəsnadır. Məhz onları (günahlardan) bağışlanma və böyük bir mükafat gözləyir.

Save those who persevere and do good works. Theirs will be forgiveness and a great reward.

Not so do those who show patience and constancy, and work(1508) righteousness; for them is forgiveness (of sins) and a great reward.

1508 Their attitude is the right one: to take ill fortune with fortitude and good fortune with humility, and in either case go on persevering in good ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.