22 Ocak 2022 - 19 Cemaziye'l-Ahir 1443 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tekâsür Suresi 7. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Śumme leteravunnehâ ‘ayne-lyakîn(i)

Sonra da andolsun ki gözlerinizle göreceksiniz.

Sonra onu, (zaten) gerçekten yakîn gözüyle (ayne’l yakîn) göreceksiniz.

Sonunda yani öteki dünyada keskin bir gözle o cehennemi mutlaka göreceksiniz.

Onu, elbette, bir daha çıplak gözle görecektiniz.

Sonra onu kesin görüşle (ayne'l-yakin) göreceksiniz.

Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne'l Yakîn) görmüş olacaksınız.

Yine and olsun, onu, muhakkak kesin bir görüşle göreceksiniz.

Sonra onu gözle kesin bir şekilde göreceksiniz.

6,7. “Elbette cehennemi önceden görecektiniz. Evet onu çıplak gözle göreceksiniz.”

Şüphesiz onu yakından görürsünüz!

Daha sonra, onu kendi gözlerinizle kesin olarak (ahirette) göreceksiniz!

Sonra göziniz ile göreceksiniz.

And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

5, 6, 7, 8. Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.

Zaten, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.

Sonra kasem olsun onu çaresiz aynelyakîn göreceksiniz

Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.

Yine andolsun, onu ayn-ı yakıyn ile mutlak göreceksiniz.

Sonra (yine) and olsun, siz onu gözün(üzün) kat'î bilişiyle göreceksiniz!

O cehennemi kesin ve mutlak olarak göreceksiniz.

Ne olursa olsun o alevli ateşi göreceksiniz.

6, 7. Evet evet, övünmenin sonunu yakın bir bilgiyle bilseydiniz gafil olmazdınız * Cehennemi uzaktan göreceksiniz.

Sonra onu gözünüzle kesin bir şekilde göreceksiniz.

Fakat bugün görmezlikten gelseniz bile, onu Mahşer gününde gözlerinizle apaçık göreceksiniz!

Sonra “ayn el-Yakîn” / Kesin göz’le görürsünüz.

Ama daha sonra, nasıl olsa onu göreceksiniz.

Öldükten sonra hesaba çekileceğiniz gün bütün gerçekleri görecek, duyacak, hissedeceksiniz. O gün kaçışınız olmayacak. Size vahiyle bildirilen bütün gerçekler başınıza gelecektir.

Sonra onu (ahirette) bizzat göreceksiniz.

Yemin olsun ki daha sonra, cehennemi (âhirette) gözlerinizle¹ göreceksiniz.

1 Bu "ayn’el-yakîn" tamlamasındaki "ayn": göz manasınadır. “Yakîn gözüyle, açıkça, önünüzde göreceksiniz”, demek olur. Rü’yet (görmek)’ten zahir olan ... Devamı..

Sonunda onu keskin bir gözle ⁴ mutlaka göreceksiniz:

4 Yani, öteki dünyada, kişinin geçmiş fiillerinin gerçek mahiyetini ve insanın hayatın nimetlerini (ne‘îm) yanlış ve müsrifçe kullanarak kendi başına ... Devamı..

Tutun ki burada göremediniz yarın onu zaten gözlerinizle göreceksiniz. 18/53, 42/44-45

(Tutun ki burada göremediniz), ama daha sonra (âhirette) onu zaten gözlerinizle göreceksiniz;

Sonra onu elbette ki, ayne'lyakîn göreceksiniz.

Evet, evet onu mutlaka gözlerinizle göreceksiniz!

Sonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz.

Sonra onu çıplak gözle zaten göreceksiniz.

Nitekim onu, yakın bir gözle göreceksiniz.

Onu gözünüzle göreceksiniz.

Yine yemin olsun, onu gözünüzle apaçık göreceksiniz!

andan göresiz anı [319a] gümānsuz varlıġı ya'nį gümānsuz görmek.

Andan ṣoñra göreceksiz anı ‘ayne‘l‐yaḳīn aña girgende.

Bəli, siz (Cəhənnəmə vasil olduqdan sonra) onu mütləq öz gözünüzlə görəcəksiniz!

Aye, ye will behold it with sure vision.

Again, ye shall see it with certainty of sight!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.