13 Haziran 2024 - 6 Zi'l-Hicce 1445 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 31. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kul men yerzukukum mine-ssemâ-i vel-ardi emmen yemliku-ssem’a vel-ebsâra vemen yuḣricu-lhayye mine-lmeyyiti veyuḣricu-lmeyyite mine-lhayyi vemen yudebbiru-l-emr(a)(c) feseyekûlûna(A)llâh(u)(c) fekul efelâ tettekûn(e)

De ki: Size gökten, yerden rızık veren kimdir, kulaklarla gözlere malik olan kim ve ölüden diriyi izhar eden, diriden ölüyü meydana getiren kim ve işleri tedbir eden kim? Diyecekler ki Allah. O vakit de ki: Neden çekinmezsiniz öyleyse?

De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan (insanlara ve hayvanlara görme ve işitme imkânı sağlayan) kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve (bu muhteşem kâinattaki bütün) işleri evirip-çeviren kimdir?" Onlar: ’Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınmayacak mısınız?"

De ki: Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? Yahut işitme ve görme organlarınızı yaratan ve onların görevlerini devam ettirmek suretiyle, onlara gerçekten sahip olan kimdir? Kimdir ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve yine kimdir, var olan herşeyin hayatını tanzim edip, çekip çeviren? Şüphesiz diyecekler ki: “Elbette Allah.” Öyleyse de ki: “Peki hâlâ yolunuzu, Allah ve O'nun kitabıyla bulmaya çalışmayacak mısınız?

“Gökten ve yerden size rızık ve servet veren kimdir? Kulaklara ve gözlere hükmeden kimdir? Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı kim çıkarır? Diriden ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı kim çıkarır? Kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı kim yapıp yürütüyor, hayatın devamını ve aslî düzeni kim sağlıyor?” de. Onlar:
“Allah!” diyecekler.
“Hâlâ Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” de.

bk. Kur’an-ı Kerim, 3/27; 67/21; 80/27-31.

De ki: "Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? Yahut kulaklara ve gözlere sahip olan kimdir? Ölüden diriyi diriden ölüyü çıkaran kimdir? İşleri düzene koyan kimdir?" "Allah" diyecekler. De ki: "Öyleyse sakınmıyor musunuz?"

De ki: 'Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: 'Allah' diyeceklerdir. Öyleyse de ki: 'Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız?

(Rasûlüm) de ki: “-Size gökten ve yerden kim rızk veriyor? O kulaklara ve gözlere (onların idrakine) kim mâlik bulunuyor? Ölüden diriyi, diriden de ölüyü kim çıkarıyor? Bütün işleri kim idâre ediyor? “ Hemen diyecekler ki “Allah” De ki: “- O halde Allah'dan sakınmaz mısınız? “

“Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Gözlerinize ve kulaklarınıza sahip olan kimdir? (Belli kanunlarla) diriyi ölüden, ölüyü diriden çıkartan kimdir? Kâinatın idaresi kimin elindedir?” diye sor. Onlar (ister istemez,) “Allah” diyeceklerdir. Sen de ki: “Madem öyledir, neden sakınmıyorsunuz?

De ki: “Size gökten ve yerden kim rızık veriyor, ya da gözleri ve kulakları yaratan, koruyan kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? İşi kim idare ediyor?” Hemen “Allah” diyecekler. De ki: “Hâlâ sakınmıyor musunuz?”

Diyesin ki: «Gökten, yerden size azık veren kim? Yaratan kulağı, gözü? Diriden ölüyü, ölüden diriyi çıkaran? Kimdir işi döndüren?», «Allahtır» diyecekler; de ki: «Neden sakınmazsınız?»

Onlara de ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkarıyor? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor?” Sana: “Allah” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O halde Allah'a karşı artık gereken duyarlılığı göstermeyecek misiniz?”

Ayetteki sorunun muhatabı, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıran ve fakat evrenin işlerini çekip çevirenin de Allah olduğunu söyle... Devamı..

Ânlara di ki: "Semâvâtın ve arzın rızkını kim viriyor? Kulak ve göz halk iden kimdir? Kim ölüyü diri ve diriyi ölü yapıyor? Umûr-u ’âlemi kim tedvîr idiyor? Allâh değil mi? Niçün ândan korkmıyorsınız?

De ki: "Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?" Onlar: "Allah'tır! " diyecekler. "O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.

De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”

De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da işitme ve görme yeteneklerini hükmü altında kim tutuyor? Ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kim? Her türlü işi kim yürütüyor? “Allah” diye cevap verecekler. “Öyleyse (O’na ortak koşmaktan) sakınmıyor musunuz?” de.

(Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? «Allah» diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz?

 İnsanın diğer uzuvlarının gerçek mâlik ve hakimi de Allah Teâlâ olmakla beraber, âyette özellikle gözler ve kulaklar zikredilmiştir. Çünkü bunlar ins... Devamı..

De ki, "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? İşitme ve görme duyularınızı kim kontrol ediyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Tüm işleri kim yönetiyor?" "ALLAH," diyecekler. De ki: "Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?"

De ki, "size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?" Hemen "Allah'dır" diyecekler. De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

De ki: size Gökten ve Yerden kim rızk veriyor? Ya o sem'u ebsar kimin milki bulunuyor? Ve kim o ölüden diri çıkarıyor ve diriden ölü çıkarıyor? Ve emri kim tebdir ediyor? Derhal diyecekler ki Allah, de ki, o halde sakınmaz mısınız?

(Resûlüm! Müşriklere) de ki: “Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Yahut kulaklara ve gözlere malik olan (onlara işitme, görme gücünü yaratan) kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Bütün âlemin) işleri (ni) kim (belirli bir) düzen içinde yönetiyor?” (Müşrikler, hiç şüphesiz,) “Allah” diyecekler. (İşte o zaman onlara) de ki: “O halde (Allah’a şirk koşmaktan) sakınmaz mısınız?”

De ki: “Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?”¹ Diyecekler ki: “Allah'tır.” O halde, “O'na karşı takvalı olmayacak mısınız!” de.

1-Buyruğu ile evreni düzenleyen, yöneten.

(Habibim) de ki: «Size gökden ve yerden rızık veren kim? O kulaklara ve gözlere (onların hilkat ve hizmetlerine) mâlik (ve haakim) olan kim? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Hülâsa) işi (kâinatın ve hilkatin bütün umurunu) kim tedbîr (ve idare) ediyor»? Derhal diyecekler ki: «Allah». De ki: «O halde (onun ıkaabından) sakınmaz mısınız?

(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o kulak(lar)a ve gözlere kim sâhib bulunuyor (yaratıcıları kimdir)? Ve kimdir ki ölüden diriyi çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarıyor! (Bütün) bu işleri kim idâre ediyor?” (Sana)hemen, “Allah!” diyeceklerdir. Bunun üzerine de ki: “Öyleyse (O'na şirk koşmaktan)sakınmıyor musunuz?”(1)

(1)“(Âyet) başta der: ‘Semâ ve zemîni, rızkınıza iki hazîne gibi müheyyâ edip (hazırlayıp) oradan yağmuru, buradan hubûbâtı çıkaran kimdir? Allah’dan ... Devamı..

Onlara “Sizi, göklerde ve yerde olanlarla rızıklandıran, her şeyi işitmeye ve her şeyi görmeye gücü yeten, ölüden diri olanı, diri olandan da ölüyü çıkaran, bütün bu işleri düzenleyip yöneten kim dir?” diye sorarsan, elbetteki “Allah” diyeceklerdir. Öyle ise niçin Allah’dan çekinip korunmuyorsunuz?

De ki: "Sizleri yerden, gökten azıklandıran kimdir? O işitme, görme gücünü vareden kimdir? Ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kimdir?bütün o işleri çeviren kimdir? "Allah’tır" diyecekler. De ki: "Yine de Allah’tan sakınmaz mısınız?"

Onlara de ki: Gökten, yerden size rızk veren [⁷] kimdir? Veya gözlere, kulaklara malik olan [⁸] kimdir? Ölüden diri çıkaran, diriden ölü çıkaran kimdir? [⁹] İşleri tedbir eden kimdir? Onlar «— Allah/tır» diyeceklerdir. Sen de de ki «— Daha sakınmayacak mısınız?

[7] Gökten yağmur yağdıran, yerden ot bitiren.[8] Onları yaradan veya afattan saklayan.[9] Dirilten, öldüren veya hayvani nutfeden nebatî habbeden çık... Devamı..

(Ey Peygamber!) De ki: “Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? Kulakların ve gözlerin sahibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen/buyruğunu yürüten kimdir?” Onlar “Allah’tır” diyecekler. O hâlde sen de onlara, “Hâlâ Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olmayacak mısınız?” de.

De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.

O hâlde, ey Müslüman! Allah’ın egemenliğini reddederek adım adım bu korkunç âkıbete yürüyen inkârcılara de ki: “Sizi gökten indirdiği ve yerden çıkardığı nîmetlerle besleyen kimdir?
Yâhut kimdir, bu nîmetlerden yararlanmanızı sağlayan kulaklara ve gözlere hükmeden ve görme, işitme, hissetme gibi hârika yetenekleri size bağışlayan?
Ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kimdir?Dün ortada yokken bugün bir bitki, bir hayvan, bir insan meydana geliyor. Bir yandan alınan gıdalar vücudunuzda hayata dönüşürken, öte yandan bir süre sonra onlar da canlılık özelliğini kaybedip ölüyor ve bu mükemmel sistem, hiç aksamadan sürüp gidiyor. Söyleyin, ölüm ve hayat gibi birbirine tamamen zıt iki olguyu birbirine dönüştüren kudret kimdir?
Ve kimdir, bunlar gibi daha nice olayların ve oluşların yönetimini elinde tutan, varlıkları şaşmaz kanunlara bağlı kılarak, evrendeki muazzam sistemi sevk ve idare eden?”
Bu can alıcı sorular karşısında, en inatçı kâfirler bile gerçeği itiraf etmekten kendilerini alamayacak veEvet, bütün bunları yapan ve yaratan Allah’tır!” diyecekler. O zaman sen de onlara de ki: “Öyleyse, hâlâ kötülükten, zulümden, inkârcılıktan sakınmayacak mısınız?”

De ki: -“Kim sizi, Yer ve Gök’ten rızıklandırandırıyor?
Peki, kim İşitme’ye ve Görme’ye mâlik oluyor?
Kim Ölü’den Diri’yi çıkarıyor, Diri’den de Ölü’yü çıkarıyor?
Kim Emr’i / İşler’i düzenleyip yürütüyor?”.
-“Allah” diyecekler.
De ki: -“Sakınıp korunmaz mısınız?”.

Resulüm! onlara şunu sor: " yerden ve gökten sizi kim besliyor? Gözlerin kulakların gerçek sahibi kim? Ölüden canlı üreten, canlıya ölümü getiren kim ? Acaba kim bütün bu işleri çekip çeviriyor ? " " Allah " diyeceklerdir. Sen de: " O halde kendinizi kollamalısınız " diyebilirsin.

Onlara de ki; "Size gökten ve yerden kim rızk veriyor? Ya da o kulaklara gözlere kim sahiptir? Sizin duymanızı sağlayan kulakları, görmenizi sağlayan gözleri kim yaratmıştır? Ölüden diriyi diriden ölüyü kim çıkarıyor? Yaratma işini kim düzenleyip yönetiyor?” Onlar bütün bu sorulara karşın "Allah" diyecekler. De ki; "O halde Allah’ın yasalarına uyarak niçin azabından korunmuyorsunuz? Kendini dahi bilemeyen insanlara yasa hakkı vererek, onların yalan yanlış uyduruk yasalarına göre yaşayarak kendinizi cehenneme niçin atıyorsunuz?"

De ki: “Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Veya işitme (duyu)suna ve gözlere kim hâkim bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor; diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor?” Hemen “Allah” diyecekler. [*] De ki: “(Hâlâ) [takvâ]lı (duyarlı) olmayacak mısınız?

Benzer mesajlar: Mü’minûn 23:84-89; ‘Ankebût 29:61, 63; Lokmân 31:25; Zümer 39:38; Zuhruf 43:9, 87.

Onlara: “size gökten ve yerden kim rızık¹ veriyor, gerçek işitme ve görme gücüne sahip olan kimdir, ölüden diriyi diriden de ölüyü² kim çıkarıyor ve kâinatın bütün işlerini kim düzenleyip duruyor?” diye sorsan, derhâl: “Allah” diyeceklerdir. Sen de (onlara): “O halde siz, (Allah’tan hâlâ) korkmayacak mısınız?” de.

1 Yağmurla rızık verildiği gibi vahiyle gelen din de bir rızıktır…2 Ölülerden canlılar, canlılardan ölüler çıkartacağı gibi, dinsiz toplumlardan dinda... Devamı..

DE Kİ: “Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? ⁴⁹ Yahut kimdir, işitme ve görme yetisi üzerinde mutlak egemen olan? Kimdir, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve (yine) kimdir var olan her şeyi çekip çeviren?” Şüphesiz, diyecekler ki: “(Elbette) Allah!” ⁵⁰ Öyleyse, de ki: “Peki, O’na karşı artık gereken duyarlığı göstermeyecek misiniz?

49 Rızk (“hayatı devam ettirmek için gerekli olan geçimlik her türlü şey”) terimi burada, “gökler ve yer”le ilgili atfı ve sonra da “kulak ve gözler”l... Devamı..

De ki: – Kimdir gökten yağmur indirerek ve yerden çeşit çeşit ürünler çıkararak sizi rızıklandıran? Yine kimdir işitme ve görme duyularınızın üzerinde mutlak hâkim olan? Ölüden diriyi çıkaran; diriden de ölüyü çıkaran kimdir? Kâinatın düzen ve dengesini sağlayan kimdir? Onlar hemen ‘Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki: – Sorumluluğunuzu yerine getirmeyecek misiniz? 6/95, 30/19- 48- 49- 50

(EY NEBÎ)! De ki: “Göğün ve yerin ürünleriyle sizi rızıklandıran kimdir? Peki, işitme ve görme duyularınız üzerinde kim mutlak söz sahibidir? Dahası kimdir ölüden diriyi çıkaran? Ve diriden ölüyü çıkaran kim? Ya bir düzen içerisinde bütün varlığa dair işleri kim planlıyor? Derhal diyecekler ki: “(Elbette) Allah!”[¹⁶¹³] O hâlde sen de (onlara) de ki: “Hâlâ sorumsuzca davranmayı sürdürecek misiniz?”

[1613] İşte şirkin karışık tabiatı: Şirk, bir hak-bâtıl şirketidir. İster hak bâtıla, isterse bâtıl hakka karışsın sonuç hep aynıdır: Hak safiyetini y... Devamı..

(Ey Muhammed, onları uyar ve onlara) Size gökten yerden kim rızık veriyor? Kulaklara ve gözlere kim hükmediyor? (Size maddi ve manevi işitme ve görme yeteneğini kim veriyor.) Ölüden diriyi, diriden de ölüyü kim çıkarıyor? (Cansız maddeleri toprağa kim döndürüyor? Evrendeki) Her işi kim düzenliyor?" diye sor! (Muhakkak ki müşrikler "Ortaklarımız" diyemeyecekler) Derhal "Allah" diyeceklerdir, o zaman anlara de ki: "O halde siz (Rabbinize ortak koşmaktan) korkmaz mısınız?”

De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitmenin ve görmenin sâhibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Ve kimdir işlerin tedbirini alan? Ve diyecekler ki ’’Allah’’ De ki: Hala sakınmayacak mısınız?

De ki: «Sizi gökten ve yerden kim merzûk ediyor? Ve o işitme kuvvetine ve gözlere mâlik olan kimdir? Ve kimdir ki, ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır. Ve kimdir işleri tedbir eden?» Derhal diyeceklerdir ki: «Allah...» Artık de ki: «Siz korkmaz mısınız?»

De ki: Kimdir sizi gökten ve yerden rızıklandıran? Kimdir kulaklarınızı ve gözlerinizi yaratan? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran. Kimdir bütün işleri çekip çeviren, kâinatı yöneten. “Allah! ” diyecekler, duraksamadan: De ki: “O halde sakınmaz mısınız O'nun cezasından? ” [3, 27; 80, 27-31; 67, 21]

De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o kulak(lar)ın ve gözlerin sahibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Kim buyruğu(nu) yürütüyor (kainatı yönetiyor)?" "Allah." diyecekler. "O halde, korunmuyor musunuz?" de.

Di ki: "Gökden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir? Kulaklara ve gözlere mâlik olan kimdir? Diriden ölüyi ve ölüden diriyi çıkaran kimdir? Onlar "Allâh'dır" diyeceklerdir. O zamân di ki: "Sizin 'aklınız yok mı? Putların böyle şeylere kâdir olmadıklarını ta'akkul itmez misiniz?"

Desen ki “Size gökten ve yerden size rızık veren kim? Dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliklerinize hakim olan kim?Ya ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kim? Kimdir o bütün işleri çekip çeviren?” “Allah’tır” diyeceklerdir. De ki “Hiç çekinmez misiniz?”

De ki:-Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere hükmeden kimdir? ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar:-Allah'tır! diyecekler. -O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.

De ki: Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kim? Yahut kulak ve gözlerinizin sahibi kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran, kâinatta her işi çekip çeviren kim? “Allah” diyecekler. O zaman de ki: Peki, niçin sakınmazsınız?

Sor: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya o işitme gücünün ve gözlerin sahibi kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? Kim çekip çeviriyor iş ve oluşu?" Hemen, "Allah!" diyecekler. De ki: "Hâlâ kendinize gelmiyor musunuz?"

eyit: “kim rūzį virür size gökden daħı yirden yā kim mālik durur işitmeġe daħı görmege daħı kim çıķarur diriyi ölüden daħı çıķarur ölüyi diriden daħı kim hükm eyler işi?” pes eyideler “Tañrı!” pes eyit “pes nişe śaķınmazsız?”

Eyit yā Muḥammed: Kimdür size rızḳ viren gökden yaġmur indürmeg‐ile,daḫı yirden ni‘metler bitürmeg‐ile? Yā kim mālik olur ḳulaḳlara daḫı gözlere? Daḫı kim çıḳarur diriyi ölüden, yā kim çıḳarur ölüyi diriden? Yā kim tedbīrider ‘ālemüñ emrini? Pes eyideçeklerdür: Allāh yaradur. Eyit: Pes niçünTañrıdan ḳorḳmazsız?

(Ya Rəsulum!) De: “Sizə göydən və yerdən kim ruzi verir? Qulaqlara və gözlərə sahib olan (onları yaradan) kimdir? Ölüdən diri, diridən ölü çıxardan kimdir? Hər işi düzüb qoşan (səhmana salan) kimdir? Onlar: “Allahdır!” – deyəcəklər. De: “Bəs onda Allahdan qorxmursunuz?”

Say (unto them, O Muhammad): Who provideth for you from the sky and the earth, or Who owneth hearing and sight; and Who bringeth forth the living from the dead and bringeth forth the dead from the living; and Who directeth the course? They will say : Allah. Then say : Will ye not then keep your duty (unto Him)?

Say: "Who is it that sustains you (in life) from the sky and from the earth?(1422) or who is it that has power over hearing(1423) and sight? And who is it that brings out the living from the dead and the dead from the living?(1424) and who is it that rules and regulates all affairs?"(1425) They will soon say, "(Allah)". Say, "will ye not then show piety (to Him)?"

1422 Sustenance may be understood in the sense of all the provision necessary for maintaining physical life as well as mental and spiritual developmen... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.