13 Haziran 2024 - 6 Zi'l-Hicce 1445 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 28. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veyevme nahşuruhum cemî’an śümme nekûlu lilleżîne eşrakû mekânekum entum veşurakâukum(c) fezeyyelnâ beynehum(s) vekâle şurakâuhum mâ kuntum iyyânâ ta’budûn(e)

O gün hepsini toplayacağız, sonra da şirk koşanlara siz de diyeceğiz, yerinizde durun, şirk koştuğunuz şeyler de yerlerinde dursun; aralarını tamamıyla ayırmışızdır ve şirk koştukları şeyler, siz zaten bize tapmıyordunuz ki demişlerdir.

O gün, onların (insanların) tümünü bir arada toplayacağız, sonra (imanlarına) şirk katanlara: "Siz de, şirk koştuklarınız da yerlerinizden ayrılmayınız!" deyip (durduracağız). Artık onların (müşriklerle sahte şefaatçilerin, mü’minlerle münafıkların) arasını açmışızdır. Şirk koştukları (kimseler ve nesneler ise): "Siz bize ibadet ediyor değildiniz (kendi çıkarlarınızı gözetmekteydiniz)" diyerek (onları suçlayacaklardır).

Çünkü bir gün, onların hepsini bir araya toplayacağız ve dünyadayken Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: “Siz ve Allah'a ortak koştuğunuz o şeyler, durun yerinizde” diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız ve o zaman Allah'a ortak koştukları kimseler, vaktiyle kendilerine kulköle olmuş olanlara, sizin tapınıp durduğunuz biz değildik.

Onların hepsini bir araya, mahşere toplayıp, ilâhlığında, otoritesinde, mülkün de, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlara:
“Haydi yerlerinize, siz de, ortak koştuğunuz varlıklar da” diyeceğimiz gün, artık onların putlarıyla aralarını tamamen ayırmış oluruz. Ortak koştukları putlar:
“Zaten siz bize tapmıyordunuz” derler.

O gün onların tümünü biraraya toplarız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: "Siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!" deriz. Böylece onları birbirlerinden ayırırız. Koştukları ortaklar şöyle derler: "Siz bize tapmıyordunuz.

O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: 'Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da' diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: 'Siz bize ibadet ediyor değildiniz.'

O gün, mahşerde, insanların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra müşriklere şöyle diyeceğiz: “- Siz ve Allah'a eş yaptığınız ortaklarınız (putlarınız) durun yerinizde... “Artık müminlerle aralarını tamamen açmışızdır. Ortakları olan putlar Allah tarafından dile gelip kendilerine şöyle diyeceklerdir: “- Siz, dünyada bize tapmıyordunuz (Şeytanın ardı sıra gidiyordunuz).

Onların hepsini topladığımız gün, o müşriklere: “Haydi, siz ve putlarınız yerlerinize!” deriz. Onlarla putlarının arasını ayırırız. Allah’a eş koştukları o putları onlara: “Siz, bize ibadet etmediniz.”

O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Artık aralarını açmışızdır. Koştukları ortaklar, “Siz sadece bize tapmıyordunuz ki” derler.

Biz onları, bütün derlediğimiz gün, eş koşmuş olanlara deriz ki: «Sizler de ortaklarınız da yerinizde durunuz», araların ayırırız onların, ortakları derler ki: «Sizin bize tapmanızdan, bir sezgimiz olmadığına

28-29. O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, “Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar, ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik, sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.” 

Bkz. 19/82, 28/63

28, 29. Bir gün hepsini cem’ ideriz. Ve Allâh’a şirk koşanlara : "Siz ve putlarınız yerinize geçiniz" diriz ba’dehû biri birilerinden ayırırız. O vakit putlar: "Siz bize tapmadınız. Kendi hevâ ve hevesinize tapdınız, sizin ile bizim beynimizde Allâh şâhid ve ’âdildir. Biz sizin ’ibâdetinizden haberdâr bile olmadık." dirler.

28,29. Onların hepsini bir gün toplarız, sonra, puta tapanlara, "Siz ve putlarınız yerlerinize! deyip onları birbirlerinden ayırırız. Putları ise: "Bize tapmıyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin tapınmanızdan bizim haberimiz yoktu" derler.

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.”

28-29. Bir gün ki, onların hepsini bir araya getireceğiz sonra bize ortak olarak yakıştırdıklarına, “Siz ve ortaklarınız yerlerinizde durup bekleyin!” diyeceğiz, böylece aralarını böleceğiz ve yakıştırdıkları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz, sizin bize ibadet ettiğinizin farkında bile olmadığımıza Allah şahittir” diyecekler...

Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara: «Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin» diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: «Siz, bize ibadet etmiyordunuz.

Onları bir araya topladığımız gün, ortak koşanlara; "Siz ve ortaklarınız haydi yerinize!," diyerek birbirlerinden ayırırız. Ortakları ise: "Siz bize kulluk etmiyordunuz," derler

O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara "Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!" diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, "Siz bize tapmıyordunuz ki." diyecekler.

Ve o gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra diyeceğiz o şirk koşanlara: yerinize! Siz de şerikleriniz de, artık aralarını açmışızdır, şerikleri şöyle demektedir: siz bize tapmıyordunuz

O (hesap) gün (ünde) onları hep bir araya toplayacağız, sonra (Allah’a) şirk koşanlara, “Siz ve şirk koştuklarınız (putlarınız), olduğunuz yerde durun!” buyuracağız. Artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların (Allah’a) ortak koştukları (putlar, iznimizle dile gelerek) şöyle derler: “(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!”

O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, “Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun.” diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: “Siz, bize kulluk etmiyordunuz.”

O gün onların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra o (Allaha) eş tutanlara: «Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da, diyeceğiz, durun yerinizde». Artık onları birbirinden tamamen ayırmışızdır. Ortakları öyle dedi (diyecek): «Siz (dünyâda) bize tapmıyordunuz».

Ve o (mahşer) günü onları hep birlikte toplayacağız, sonra şirk koşanlara: “(Haydi) yerinize! Siz ve (Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınız!” diyeceğiz. Artık onların aralarını ayırmışızdır ve ortakları (olan putlar, onlara) şöyle der: “(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!”

O gün cehenneme girecek olanları bir araya getiririz ve Rablerine ortaklar koşanlara “Sizin ve ortak koştuklarınızın kalacak yerleri burası (cehennem)” deriz. Sonra ortak koşulanlarla, onları Allah’a ortak koşanların aralarını ayırırız. Allah’a ortak koşulanlar da ortak koşanlara ”Siz bize kulluk etmiyordunuz.”

Biz o gün onların hepsini derliyeceğiz. Sonra Allah’a eş koşanlara şunu diyeceğiz: "Siz de, eş koştuklarınız da olduğunuz yerde kalın." Artık onları biribirinden ayırırız. Eş koşulanlar şöyle diyecekler: "Siz bize tapmıyordunuz ki.

O gün onların hepsini toplayacağız, sonra şerik koşanlara: «— Şerikleriniz [⁴] le yerinizde durun» deriz ve aralarını ayırırız. Şerikleri tapanlara derler: «— Sizler bizlere tapmıyordunuz» [⁵].

[4] Putlarla mâbut edindiğimiz Melâike ve İsa aleyhisselâm.[5] Kendi hayâlinize tapıyordunuz.

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz ve ortaklarınız haydi yerlerinize!” diyerek onları birbirlerinden ayıracağımız gün, koştukları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz!” derler.¹²

12 Krş. Nahl, 16/86; Sebe’, 34/40

Onların hepsini bir gün toplarız da sonra şirk koşanlara, “Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinizde bekleyin!” deyip onları birbirlerinden ayırırız. Ortak koştukları ise, “Bize tapmıyordunuz ki!” derler.

O gün, insanların ve cinlerin hepsini bir araya toplayacağız; sonra da dünyada kimi varlıkları yüceltip ilâhlaştırarak veya makam, şöhret, servet ve benzeri değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek Allah’a ortak koşmuş olanlara, “Geçin bakalım yerlerinize; siz de, hayattayken emir ve otoritesine boyun eğdiğiniz ortaklarınız da!” diyeceğiz. Böylece, her birini lâyık olduğu yere koyarak onları birbirlerinden tamamen ayıracağız. İşte o zaman, onların Allah’a ortak koştuğu kimseler, kendilerini ilâhlık makâmına yücelten müşriklere seslenerek, “Siz aslında bize ibâdet etmiyordunuz! Sizin asıl tapındığınız şey, kendi arzu ve heveslerinizden başkası değildi!” diyecekler. Ve devam edecekler:

O gün onları topluca bir araya getiririz. Sonra şirk / ortak koşanlara:
-“Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!” deriz. Aralarını ayırırız.
Koştukları ortaklar dedi ki:
-“Sadece bize kulluk ediyor değildiniz”.

O gün herkesi bir araya topladığımızda, önce aratanrıcı müşriklere: " Siz ve yapay tanrılarınız yerinizde kalın! " diye gürler aralarını açarız. O zaman uyduruk tanrılar sert çıkarlar: " siz bize ibadet etmiyordunuz ki!

O gün onları hep bir araya toplarız. Sonra yasalarımıza aykırı hayat yaşamak için hükümlerimize karşı çıkanlara; “Haydi! Siz ve yasalarına uyarak hüküm sahibi kıldıklarınız yerlerinize!" deriz. Artık onların yasalarına uyarak İlahlaştırdıklarıyla aralarını açmışızdır. Herkes kendi derdine düşmüştür. Dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır. Çünkü gerçekler ortaya çıkmış yeryüzünde yasama yönetme hakkı verilerek İlah kabul edilenlerle, İlah kabul edenler arasında gerçek nedir tartışması başlamıştır. Yeryüzünde hükümranlık verilip yasalarına uyulanlar; yasalarına uyarak kendilerine tapanlara; "Siz bize ibadet etmiyordunuz!"

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da (Allah’a) ortak koşmuş olanlara “Siz ve koştuğunuz ortaklar, yerinizde bekleyin!” diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışız (olacağız). Onların ortakları şöyle diyecektir: “Siz bize ibadet etmiyordunuz. [*]

Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe’ 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:... Devamı..

Ve o gün (cehennemliklerin) hepsini mahşerde toplar sonra Allah’a şirk koşanlara; “siz de Bana koştuğunuz ortaklar da yerlerinizde durun (bakalım)” deriz ve böylece aralarını ayırırız.¹ Ve onların Allah’a ortak koştukları (putları onlara): “Siz sadece bizlere tapmıyordunuz…

1 Aralarındaki kul-ilâh ilişkisi biter, birbirlerine düşman olur veya her iki taraf da birbirlerinin sahtekârlıklarını anlarlar…

Çünkü, bir gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve [hayattayken] Allah’tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: “Siz ve Allah’a ortak koştuğunuz o şeyler, [o varlıklar ve güçler, hepiniz] ⁴⁴ olduğunuz yerde kalın!” diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız. ⁴⁵ Ve (o zaman) Allah’a ortak koştukları kimseler, [vaktiyle kendilerine kul-köle olmuş olanlara]: “Sizin tapınıp durduğunuz biz değildik; ⁴⁶

44 Lafzen, “siz ve şürekanız (tanrılaştırdıklarınız)”; karş. 6. sure, 15. not. Mekânekum ifadesi (lafzen, “yeriniz”, yani deyimsel ifade olarak “yerin... Devamı..

Ve onları topladığımız o gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra başkalarına ilahlık yakıştıranlara: – Siz ve ilahlık yakıştırarak şirk koştuklarınız haydi yerlerinize! Deriz. Ve onları birbirlerinden ayırırız. İlahlık yakıştırılanlar: – Aslında siz bize kulluk etmiyordunuz. 16/86, 46/4...6, 10/18

Ve bir gün onların tümünü bir araya toplayacak, ardından da (hayattayken) Allah’a has özellikleri başkalarına yakıştırmakta direnenlere diyeceğiz ki: “Siz ve ilâhlık yakıştırdıklarınız: haydi yerlerinize!”[¹⁶⁰⁸] İşte böylece onların arasını kesip ayırmış (olacağız). Ve (o zaman) onların ilâhlık yakıştırdıkları, dönüp kendilerine şöyle diyecek: “Zaten siz, hiç bir zaman bize tapıyor değildiniz ki;[¹⁶⁰⁹]

[1608] Âyetteki “yer” (mekân), fizikî olmaktan daha çok konum ve makamla ilgilidir. Yani, şirk koşanlar, bu yaptıklarının “tanrı atama” anlamına geldi... Devamı..

O gün (kıyamet günü) onların (insanların) hepsini bir araya toplayacağız, sonra da (Rablerine) ortak koşanlara: "Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da yerinizde durunuz” diyeceğiz. Böylece onların arasını ayırmış olacağız. O zaman ortakları müşriklere: "(Aslında) Siz bize ibadet etmiyordunuz. (Siz bize değil, kendi hevânıza, kendi bâtıl hayallerinize tapınıyordunuz)

Onların hepsini bir araya top!ayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, "Siz ve ortaklarınız için (işte ateş olan) mekanınız. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını ayırdık ve ortak koştukları derler ki: "Siz yalnız bize tapmıyordunuz ki. "

Ve o günü ki, hepsini mahşere toplarız. Sonra şerik koşmuş olanlara de- riz ki: «Siz de ve şerikleriniz de yerlerinizde durunuz.» Artık aralarını ayırmışızdır. Ve onların şerikleri der ki: «Siz bizlere tapınır değil idiniz.»

28, 29. Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah'a şirk koşanlara: “Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize! ” deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: “Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Allah da üzerimizde şahittir ki sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu! ” derler. [18, 47; 30, 14-43; 19, 82; 46, 5-6]

O gün onları hep bir araya toplarız, sonra ortak koşanlara; "Haydi siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!" deriz. Artık (tanrılariyle) aralarını açmışızdır (dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır). Koştukları ortaklar: "Siz bize tapmıyordunuz?" demektedirler.

Yevm-i kıyâmetde cümlesini haşr idüb toplarız. Sonra müşriklere: "Sizler ve Allâh'a şerîk getirdiğiniz putlar orada durınız" diriz ve aralarını ayırırız. O zamân putları onlara dirler: "Siz bize tapmazdınız"

Onların hepsini topladığımız gün Allah’a ortak uyduranlara “Sizler ve ortak saydıklarınız! Olduğunuz yerde kalın!” diyeceğiz, sonra da aralarını ayıracağız. Ortak saydıkları diyecekler ki “Siz sadece bize kul olmuyordunuz ki!”

28,29. -O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara:-Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize!deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları :-Siz bize kulluk etmiyordunuz. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz yoktu, derler.

O gün onların hepsini huzurumuzda toplar, sonra da ortak koşanlara “Siz de, şerikleriniz de yerlerinizden kımıldamayın” deriz. Biz onların şerikleriyle aralarını ayırırız; şerikleri ise derler ki: “Siz bize tapmıyordunuz.

Gün olur, onları bir araya toplarız; sonra şirke batmışlara sesleniriz: "Siz ve ortak yaptıklarınız, yerlerinize!" Aralarını ayırmışızdır. Allah'a ortak tuttukları şöyle haykırır: "Siz sadece bize kulluk/ibadet etmiyordunuz."

daħı ol gün kim ķoparavuz anları hep andan eyldevüz [106b] anları kim ortaķ eylediler “yirüñüzde siz daħı ortaķlaruñuz” pes ayırduķ arasını anlaruñ daħı eyitti ortaķları “olmaduñuz bize ŧaparsız”

Ol gün ki divşürür‐biz anlaruñ barçasını. Andan ṣoñra eydür‐biz ol kişilereki müşrik kāfirlerdür: Duruñuz yirüñüzde, göresiz size ne olur şerīkle‐rüñüze daḫı. Pes ayırduḳ anlar ortasını. Daḫı eyitdi anlaruñ şerīkleri: Siz bize‘ibādet eylemezdüñüz, didiler.

O gün onların hamısını (haqq-hesab çəkmək üçün bir yerə) yığacaq, sonra müşrikləri: “Siz də, Allaha qoşduğunuz şərikləriniz (bütləriniz) də yerinizdə durun!” – deyəcək və onları (bir-birindən, yaxud başqalarından) ayıracağıq. Şərikləri (bütlər) dilə gəlib deyəcəklər: “Siz bizə ibadət etmirdiniz”.

On the day when We gather them all together, then We say unto those who ascribed partners (unto Us): Stand back, ye and your (pretended) partners (of Allah)! And We separate them, the one from the other, and their (pretended) partners say: It was not us ye worshipped.

One day shall We gather them all together. Then shall We say to those who joined gods (with Us): "To your place! ye and those ye joined as ´partners´ We shall separate them, and their "Partners" shall say: "It was not us that ye worshipped!(1418)

1418 The false gods are not real: they are only the figments of the imaginations of those who indulged in the false worship. But the prophets or great... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.