20 Ocak 2017 Cuma / 22 Rebiü'l-Ahir 1438

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA | KUR'AN'DA ARA! | FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
FİHRİST
(Zeyd-Zeynep)
HARF SEÇİNİZ

A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I - İ
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
 
Ahzâb / 5
  

اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

Onları babalarının adına bağlayarak çağırın; bu, Allah yanında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok, fakat kalblerinizin bile bile yaptığında günah vardır. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Ahzâb / 37
  

وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً

Allah'ın ni'met verdiği; senin de kendisine ni'met ver(ip hürriyete kavuştur)duğun kimseye: "Eşini yanında tut, Allah'tan kork" diyordun, fakat Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun, insanlardan çekiniyordun; oysa asıl çekinmene layık olan, Allah idi. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki (bundan böyle) evlatlıkları, kadınlarıyle ilişkilerini kestikleri zaman o kadınlarla evlenmek hususunda mü'minlere bir güçlük olmasın. Allah'ın buyruğu (her zaman) yerine getirilmiştir.

Bu âyette işâret edilen zât, Zeyd ibn Hârise'dir. Çocukluğunda annesinden çalınıp köle diye satılmış ve Hz. Hatice kendisini satın almıştı. Hz. Hatice'nin hediye ettiği bu çocuğu, peygamberimiz âzâdedip evlâd edînmişti. Allah'ın Elçisi, Zeyd'i çok severdi. Onu evlâd edindiği gibi, âzâdlı câriyesi Ümmü Eymen ile de evlendirmiş, daha sonra da halasının kızı Zeyneb binti Cahş'ı ona nikâhlamıştı. Fakat şerefli bir âileden geldiği için bir köle âzâdlısı ile evlenmekten hoşlanmayan, sırf Allah Elçisinin hatırı için evlenen Zeyneb, bir türlü ısınamadığı Zeyd'e karşı asaletiyle övünürdü. Bir süre buna sabreden Zeyd, sonunda Allah'ın Elçisine varıp, Zeyneb'den ayrılmak istediğini söyledi. Allah'ın Elçisi de bu hoşnutsuzluğa bir son vermek için ayrılmalarını, içinden uygun bulduysa da bunu Zeyd'in yüzüne söylemedi. "Karını yanında tut!" dedi. Peygamberimizin içinde gizlediği, bu huzursuzluğun giderilmesi için, boşanmanın uygun olacağı ve sırf kendisinin hâtırına, bir köle âzâdlısı ile evlenmeğe razı olan Zeyneb'in ve âilesinin incinen onurunu onarmak amacıyla onu da temiz eşleri arasına katmak niyyeti idi. Bundan başka, uydurulan şeylerin esası yoktur. peygamberimiz, Zeyneb'in güzelliğine hayran kaldığı için onunla evlenmiş değildir. Eğer öyle olsaydı zaten kendi halasının kızı olan Zeyneb'i her zaman görüyordu. Pekalâ onu, Zeyd'den önce kendisi alabilirdi ve bundan Zeyneb'in âilesi de şeref duyardı. Zeyneb'in, Allah'ın Elçisi tarafından nikâhlanması, İslâm hukuku bakımından önemli bir hikmete dayalı idi. O zamana dek, evlâd gibi kabul edilen evlâdlığın karısıyla evlenilmezdi. Halbuki bu, hoş olmayan birtakım işlere neden oluyor ve insanları bağlayıcı bir engel oluşturuyordu. İslâm bunu kaldırıyor ve Allah, ilk önce bunu, Elçisinin uygulamasıyle halka gösteriyor ki bundan böyle evlâdlık karısıyla evlenme yasağı kalksın ve şayet evlâdlık, karısını boşarsa onun karısıyla mü'minler evlenebilsinler. Çünkü İslâm, öz oğul biçiminde bir evlâdlık anlayışını kabul etmemektedir. Evlâd, ancak insanın kendi öz oğludur. Allah'ın koyduğu yasa böyledir. İnsan birini evlâdı gibi sevebilir ama onun boşadığı karısıyla da gerektiğinde evlenebilir. Çünkü evlâd gibi sevdiği o insan, aslında kendi oğlu değil, dîn kardeşidir.
Ahzâb / 69
  

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اٰذَوْا مُوسٰى فَبَرَّاَهُ اللّٰهُ مِمَّا قَالُواۜ وَكَانَ عِنْدَ اللّٰهِ وَج۪يهاً

Ey inananlar, şu kimseler gibi olmayın ki, Musa'ya eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden beraat ettirdi; o, Allah yanında vecih (gözde, itibarlı bir kul) idi.




Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.