28 Haziran 2017 Çarşamba / 3 Sevval 1438

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA | KUR'AN'DA ARA! | FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
FİHRİST
(Savaş Mu’cizeleri)
HARF SEÇİNİZ

A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I - İ
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
 
Enfâl / 5
  

كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقاً مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ

(Ganimetlerin bölüştürülmesinde bazı kimselerin hoşnutsuzluk göstermesi, daha önce, Bedir Savaşı'na çıkmanı hoş görmeyenlerin durumuna benzer). Nitekim hak uğruna (savaşa gitmek için) Rabbin seni, evinden çıkardığı zaman, mü'minlerden birtakımı, bundan hoşlanmıyordu.

Enfâl / 6
  

يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ

Hak ortaya çıkmış iken sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.

Enfâl / 7
  

وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ

Allah size, iki topluluktan birinin sizin olduğunu va'dediyordu; siz de kuvvetsiz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (kuvvetli olan takımı yok ederek) kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

Enfâl / 8
  

لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ

Ki suçlular istemese de hakkı gerçekleştirsin, batılı da ortadan kaldırsın.

Allah'ın Elçisi, Hicretin ikinci yılında, Ebûsüfyan komutasında, 30-40 kişi tarafından korunan bir Kureyş kervanının, Şam'dan dönmekte olduğunu haber almıştı. Kendilerini, yerlerinden, yurtlarından çıkaran Kureyşin bu kervanını vurmak için 300 küsur ashâbiyle yola çıktı. Fakat Ebûsüfyan, durumu öğrenip hem Kureyşe kervanı korumak için çabuk yetişmeleri hususunda haber salmış, hem de yolunu değiştirerek kervanı kurtarmıştı. Ama Kureyş, 1000 kişi civarında bir kuvvetle kervanı korumak için yola çıkmıştı. Durumu öğrenen müslümanlar, artık 40 kişilik kafile ile değil, Kureyşin en savaşçılarından seçilmiş ordusuyla savaşmak zorunda kalacaklardı. Karşılarındaki kuvvet, kendilerinin üç katı idi. Geri dönmek ise korkaklık olurdu. Hz. peygamber dövüşmek yanlısı idi. Yalnız kervanı yakalamak için yola çıkarken bazı kimseler isteksizlik göstermişlerdi. Şimdi de böyle isteksizlik gösterenler vardı. "Biz kervanı yakalamak için çıktık, böyle bir savaşa hazırlıklı değiliz" diyorlardı. Sayı itibarıyle zaten düşmanın üçte biri kadar idiler. Bir de gönül birliği olmayınca savaş kazanılamazdı. Allah'ın Elçisi, önce muhâcirlerden fikirlerini sordu. Onlar, bütün gönülleriyle savaşa istekli olduklarını söylediler. Her ne pahasına olursa olsun, Allah Elçisinin emrinde idiler. Allah'ın Elçisi, asıl ensârın düşüncesini öğrenmek istiyordu. Ensârdan Sa'd ibn Mu'âz, Allah'ın Elçisine gönülden inandıklarını ve her zaman onunla beraber olacaklarını söyledi. Onun bu sözleri, bütün gönülleri savaşmak hususunda birleştirdi. Allah, Elçisine, iki takımdan birinin, yani ya kervan kafilesinin, veya Kureyş ordusunun, kendileri tarafından yenileceğini va'detmişti. Kervan kaçınca va'dedilenin, Kureyş ordusu olduğu anlaşıldı. Bu Bedir Savaşında müşriklerin ileri gelenlerinden 40 kişi öldürüldü, 40 kişi de esîr alındı. Allah müslümüanlara bin melek ile yardım etti.
Enfâl / 9
  

اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ

Siz Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da: "Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım edeceğim," diye duanızı kabul buyurmuştu.

Enfâl / 10
  

وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟

Allah bunu ancak müjde olsun (sevinesiniz) ve kalbiniz bununla yatışsın (güvene ve huzura kavuşsun) diye yapmıştı. Yardım, yalnız Allah katındandır. Allah daima üstün, hüküm ve hikmet sahibidir.

Enfâl / 11
  

اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ

O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu, üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalblerinizi (birbirine) bağlamak ve ayakları(nızı) pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu.

Enfâl / 12
  

اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ

Rabbin meleklere vahyediyordu ki: "Ben sizinle beraberim, siz inananları pekiştirin; ben inkar edenlerin yüreklerine korku salacağım; vurun (onların) boyunların(ın) üstüne, vurun onların her parmağına!"

Tevbe / 27
  

ثُمَّ يَتُوبُ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Sonra Allah, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.




Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.