17 Ocak 2017 Salı / 19 Rebiü'l-Ahir 1438

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA | KUR'AN'DA ARA! | FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
FİHRİST
(Hisap)
HARF SEÇİNİZ

A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I - İ
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
 
En’âm / 30
  

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟

Onları Rablerinin huzurunda durdurulmuş iken bir görsen: (Allah) "Bu gerçek değil miymiş?" dedi. Dediler ki, "Evet Rabbimiz hakkı için gerçektir!" "Öyle ise inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" dedi.

Enbiyâ / 1
  

اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ

İnsanların hesapları yaklaştı, fakat onlar hala gaflet içinde yüz çevirmektedirler.

Enbiyâ / 47
  

وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـٔاًۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ

Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez (insanın yaptığı iş), bir hardal danesi ağırlığınca da olsa onu getiririz. Hesab gören olarak biz yeteriz.

Bazı tefsîrlere göre terâzîlerin konması, doğru hesap görmenin ve eylemlere uygun cezâ vermenin temsîlidir, sembolik bir anlam taşır. Abdullah ibn Abbâs'ın rivâyetine göre: iyi eylemler güzel şekillerle, kötü eylemler çirkin kılıklarla gelip terâzîlere konacaktır (Envâru't-Tenzîl).
Sâffât / 24
  

وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ

Durdurun onları, çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.

Sâd / 16
  

وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ

(Alay ederek) Dediler ki: "Rabbimiz, bizim (azab) payımızı hesap gününden önce, hemen ver."

Sâd / 53
  

هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ

İşte, hesap günü için size söz verilen budur!

Hâkka / 18
  

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ

O gün (Allah'a) arz olunursunuz. Sizden hiçbir giz, (Allah'a) gizli kalmaz.

Nebe’ / 27
  

اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَاباًۙ

Çünkü onlar bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.

İnşikâk / 8
  

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَاباً يَس۪يراًۙ

O, kolay bir hesaba çekilecek,

İnşikâk / 14
  

اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ

O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.

İnşikâk / 15
  

بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يراًۜ

Hayır, Rabbi O'nu görmekte idi.

Gâşiye / 26
  

ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ

Sonra onların hesabını görmek Bize düşer.

Zilzâl / 6
  

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتاً لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ

O gün insanlar, ayrı ayrı gruplar halinde (Yüce Divana) çıkarlar ki, yaptıkları işler kendilerine gösterilsin.

Zilzâl / 7
  

فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْراً يَرَهُۜ

Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür.

Zilzâl / 8
  

وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَراًّ يَرَهُ

Ve kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür.




Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.