30 Nisan 2017 Pazar / 4 Saban 1438

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA | KUR'AN'DA ARA! | FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
FİHRİST
(Şeytanın Kovuluşu)
HARF SEÇİNİZ

A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I - İ
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
 
Bakara / 34
  

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi, nankörlerden oldu.

A’râf / 11
  

وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ

Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis etmedi, o secde edenlerden olmadı.

Âyet, "Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra meleklere, 'Âdem'e secde edin' dedik" ifâdesiyle Âdem'in birden bire değil, bir tekâmül sonucunda yaratıldığını belirtmektedir. Çünkü önce insanın esas maddesi yaratılmış, sonra ona insan biçimi verilmiş, sonra duyularını kazanıp halîfelik makamına yükseltilen Âdem durumuna gelince meleklere, ona secde, yani hizmet etmeleri emredilmiştir.
A’râf / 12
  

قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ

(Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."

A’râf / 18
  

قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫ماً مَدْحُوراًۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَع۪ينَ

(Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım (azdıran sizler de, size uyup yoldan çıkan insanlar da cehenneme gireceksiniz)!"

Hicr / 28
  

وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَراً مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ مَسْنُونٍ

Bir zaman Rabbin meleklere demişti ki: "Ben kupkuru çamurdan, değişken balçıktan bir insan yaratacağım!"

Hicr / 29
  

فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Onu düzenle(yip insan şekline koydu)ğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın!

Hicr / 30
  

فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

Meleklerin hepsi topluca secde ettiler.

Hicr / 31
  

اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ

Yalnız İblis, secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.

Hicr / 32
  

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ

(Allah): "Ey İblis, nen var ki, sen secde edenlerle beraber olmadın?" dedi.

Hicr / 33
  

قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ مَسْنُونٍ

(İblis): "Ben bir çamurdan, değişken bir balçıktan yarattığın insana secde edemem!" dedi.

Hicr / 34
  

قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ

(Allah): "Öyleyse çık oradan (meleklerin içinden çık), dedi, çünkü sen kovuldun!"

Hicr / 35
  

وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ

Ta ceza gününe kadar üzerine la'net edilecektir!

Hicr / 36
  

قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

(İblis): "Rabbim, dedi bari tekrar dirilecekleri güne kadar beni(m canımı almayı) ertele!"

Hicr / 40
  

اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)

Hicr / 41
  

قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ

(Allah) buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur."

Ben, halis kullarımı senin azdırmandan, vesvesenden korurum. Yahut: Doğru yol ihlâstır.
Hicr / 42
  

اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

Benim halis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin).

Bu konuşmaları, kelime kelime, düz mânâsıyle almak doğru değildir; hiçbir yaratığın, Allah'a karşı öyle dik kafalılıkla yanıt vermeğe gücü yetmez. Ancak bu konuşma, şeytân'ın içindeki gizli karakteri ifâde etmektedir; onun düşüncelerinin ifâdesidir. Nitekim başka bir âyette de bunun örneğini görmekteyiz. Yüce Allah, göğü ve yeri yarattıktan sonra: "Duman halinde olan göğe yönel (ip onu yarat)dı, ona ve yere 'İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin' dedi. Onlar da 'İsteyerek geldik' dediler." (Fussilet: 11). Burada yerin ve göğün konuşmasını harf ve sesten oluşan bir konuşma sanmak hatâdır. Bu konuşma, onların hal diliyle, verilen emre hemen itâat ettiklerini anlatmaktadır.
Sâd / 71
  

اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَراً مِنْ ط۪ينٍ

Rabbin meleklere demişti ki: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım."

Sâd / 72
  

فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Onu biçimlendirip ona ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secdeye kapanın!

Sâd / 73
  

فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

Meleklerin hepsi tüm olarak secde ettiler.

Sâd / 74
  

اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اِسْتَكْـبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

Yalnız İblis etmedi, büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu.

Sâd / 75
  

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْـبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ

(Rabbin ona) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın, yoksa yücelerden mi oldun?"

Sâd / 76
  

قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ

Dedi: "Ben ondan iyiyim. Beni ateşten, onu çamurdan yarattın."

Sâd / 77
  

قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌۚ

Buyurdu ki: "Haydi çık oradan, sen kovuldun!"

Sâd / 78
  

وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ

Ta ceza gününe kadar lanetim üzerinedir!

Sâd / 79
  

قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Rabbim, dedi, öyleyse yeniden dirilecekleri güne kadar bana süre ver.

Sâd / 80
  

قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ

Buyurdu: "Haydi sen süre verilenlerdensin."

Sâd / 81
  

اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ

O belli vaktin gününe kadar.

Sâd / 82
  

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

(İblis) Dedi: "Senin izzet ve şerefine and olsun ki, onların tümünü azdıracağım."

Sâd / 83
  

اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

Yalnız onlardan ihlaslı kulların(a dokunmayacağım).

Sâd / 84
  

قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ

Buyurdu ki: "Gerçektir (sen benim halis kullarımı kandıramazsın), ve ben gerçek olarak diyorum ki:

Sâd / 85
  

لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ

Senden ve onlar içinde sana uyan kimselerden (gelenler ile) cehennemi dolduracağım!

  
  
  



Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.