27 Nisan 2017 Perşembe / 31 Recep 1438

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA | KUR'AN'DA ARA! | FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
FİHRİST
(İnsanın Emaneti Kabul Etmesi)
HARF SEÇİNİZ

A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I - İ
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
 
Ahzâb / 72
  

اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُۜ اِنَّهُ كَانَ ظَلُوماً جَهُولاًۙ

Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, on(un sorumluluğun)dan korktular; onu insan yüklendi; (fakat onun ağır sorumluluğunu tam kavrayamadı) doğrusu o, çok zalim, çok cahildir.

Yüce Allah, bu âyette başkasının hakkını, malını doğrulukla koruyup sâhibine vermenin önemini belirtmek için, emânetin, göklerin ve yerin çekemeyeceği kadar ağır bir sorumluluğu olduğunu; insanın, dağların ve taşların dayanamadığı bu sorumluluk altına girdiğini belirtmektedir. Âyetin asıl anlamı budur. Kadî Beyzâvî'ye göre insana yüklenen emânet, düşünce ve akıl kabiliyetidir. Çünkü insan, ancak akıl ve buna bağlı duyularını kazandığı zaman Allah'ın buyruklarına muhâtab olmuştur; sorumluluk o zaman kendisine yönelmiştir. Bu emânet sayesinde insan, cennet, Allah'ın cemâlini görme, irfan gibi yüksek ni'metlere kavuşmaktadır. Fakat onun hakkına ri'âyet edip Allah'ın buyrukları dışına çıkmamak lâzımdır. Akıl bunu emreder. İnsanın zâlim ve câhil diye nitelendirilmesi emâneti yüklendikten sonra onun gereği dışına çıkarak haksızlık yapmasından ötürüdür. Akıl emânetini vermekle Allah, insanı buyruklarıyle sorumlu tutmuş ve böylece onu imtihan etmiştir.



Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.