9 Ağustos 2020 - 19 Zi'l-Hicce 1441 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
سُورَةُ الْمُؤْمِنُونَ / Mü’minûn Suresi
٣٤٥ - 345
18. Cüz / الجزء ١٨
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
يُؤْتُونَ
verirler
مَٓا اٰتَوْا
verdiklerini
وَقُلُوبُهُمْ
kalbleri
وَجِلَةٌ
ürpererek
اَنَّهُمْ
şüphesiz onlar
اِلٰى رَبِّهِمْ
Rablerinin huzuruna
رَاجِعُونَۙ
dönecekler (i düşüncesiyle)
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
يُسَارِعُونَ
koşarlar
فِي الْخَيْرَاتِ
hayır işlerine
وَهُمْ
ve onlar
لَهَا
(hayır) için
سَابِقُونَ
önde giderler
وَلَا نُكَلِّفُ
biz teklif etmeyiz
نَفْساً
hiç kimseye
اِلَّا
başkasını
وُسْعَهَا
gücünün yetiğinden
وَلَدَيْنَا
katımızda vardır
كِتَابٌ
bir Kitap
يَنْطِقُ
söyleyen
بِالْحَقِّ
gerçeği
وَهُمْ
ve onlara
لَا يُظْلَمُونَ
asla haksızlık edilmez
بَلْ
fakat
قُلُوبُهُمْ
onların kalbleri
ف۪ي
içindedir
غَمْرَةٍ
gaflet
مِنْ هٰذَا
bundan
وَلَهُمْ
onların vardır ki
اَعْمَالٌ
işleri
مِنْ دُونِ ذٰلِكَ
bundan başka
هُمْ
onlar
لَهَا
hep o işler için
عَامِلُونَ
çalışırlar
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَٓا
zaman
اَخَذْنَا
yakaladığımız
مُتْرَف۪يهِمْ
varlıklılarını
بِالْعَذَابِ
azab ile
اِذَا
hemen
هُمْ
onlar
يَجْـَٔرُونَۜ
feryada başlarlar
لَا تَجْـَٔرُوا
artık feryadetmeyin
الْيَوْمَ
bugün
اِنَّكُمْ
şüphesiz size
مِنَّا
bize karşı
لَا تُنْصَرُونَ
yardım olunmaz
قَدْ
gerçekten
كَانَتْ
idi
اٰيَات۪ي
ayetlerim
تُتْلٰى
okunuyordu
عَلَيْكُمْ
size
فَكُنْتُمْ
fakat siz
عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ
arkanıza
تَنْكِصُونَۙ
dönüyordunuz
مُسْتَكْبِر۪ينَ
kibirlenerek
بِه۪ۗ
ona (ayetlerime) karşı
سَامِراً
geceleyin
تَهْجُرُونَ
saçmalıyordunuz
اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا
onlar iyice düşünmediler mi?
الْقَوْلَ
o sözü (Kur'an'ı)
اَمْ
yoksa
جَٓاءَهُمْ
onlara mı geldi?
مَا
bir şey
لَمْ يَأْتِ
gelmeyen
اٰبَٓاءَهُمُ
atalarına
الْاَوَّل۪ينَۘ
önceki
اَمْ
yoksa
لَمْ يَعْرِفُوا
tanımadıkları için mi?
رَسُولَهُمْ
elçilerini
فَهُمْ
onlar
لَهُ
onu
مُنْكِرُونَۘ
inkar ediyorlar
اَمْ يَقُولُونَ
yoksa -mı diyorlar?
بِه۪
onda
جِنَّةٌۜ
bir delilik var
بَلْ
hayır
جَٓاءَهُمْ
o kendilerine getirdi
بِالْحَقِّ
hakkı
وَاَكْثَرُهُمْ
fakat çokları
لِلْحَقِّ
haktan
كَارِهُونَ
hoşlanmıyorlar
وَلَوِ
eğer
اتَّبَعَ
uysaydı
الْحَقُّ
hak
اَهْوَٓاءَهُمْ
onların keyiflerine
لَفَسَدَتِ
bozulur giderdi
السَّمٰوَاتُ
gökler
وَالْاَرْضُ
ve yer
وَمَنْ
ve kimseler
ف۪يهِنَّۜ
bunların içinde bulunan
بَلْ
bilakis
اَتَيْنَاهُمْ
biz onlara getirdik
بِذِكْرِهِمْ
Zikir'lerini
فَهُمْ
fakat onlar
عَنْ ذِكْرِهِمْ
Zikirlerinden
مُعْرِضُونَۜ
yüz çeviriyorlar
اَمْ
yoksa
تَسْـَٔلُهُمْ
sen onlardan -mi istiyorsun?
خَرْجاً
bir vergi
فَخَرَاجُ
vergisi
رَبِّكَ
Rabbinin
خَيْرٌۗ
daha hayırlıdır
وَهُوَ
ve O
خَيْرُ
en hayırlısıdır
الرَّازِق۪ينَ
rızık verenlerin
وَاِنَّكَ
şüphesiz sen
لَتَدْعُوهُمْ
onları çağırıyorsun
اِلٰى صِرَاطٍ
bir yola
مُسْتَق۪يمٍ
doğru
وَاِنَّ
ve kuşkusuz
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanlar
بِالْاٰخِرَةِ
ahirete
عَنِ الصِّرَاطِ
yoldan
لَنَاكِبُونَ
sapıyorlar


٣٤٥ - 345

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.