15 Temmuz 2020 - 24 Zi'l-ka'de 1441 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
سُورَةُ المَائدة / Mâide Suresi
١١٦ - 116
6. Cüz / الجزء ٦
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَتَّخِذُوا
edinmeyin
الْيَهُودَ
yahudileri
وَالنَّصَارٰٓى
ve hıristiyanları
اَوْلِيَٓاءَۢ
veliler
بَعْضُهُمْ
onların bır kısmı
اَوْلِيَٓاءُ
velileridir
بَعْضٍۜ
bir kısmının
وَمَنْ
kim
يَتَوَلَّهُمْ
onları kendine veli yaparsa
مِنْكُمْ
sizden
فَاِنَّهُ
mukakkak o
مِنْهُمْۜ
onlardandır
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يَهْدِي
doğru yola iletmez
الْقَوْمَ
toplumu
الظَّالِم۪ينَ
zalim
فَتَرَى
görürsün
الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalblerinde bulunanların
مَرَضٌ
hastalık
يُسَارِعُونَ
koştuklarını
ف۪يهِمْ
onların arasına
يَقُولُونَ
diyerek
نَخْشٰٓى
korkuyoruz
اَنْ تُص۪يبَنَا
bize gelmesinden
دَٓائِرَةٌۜ
bir felaket
فَعَسَى
belki
اللّٰهُ
Allah
اَنْ يَأْتِيَ
getirir de
بِالْفَتْحِ
fetih
اَوْ
ya da
اَمْرٍ
bir iş
مِنْ عِنْدِه۪
kendi katından
فَيُصْبِحُوا
onlar olurlar
عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا
gizlediklerine
ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ
içlerinde
نَادِم۪ينَۜ
pişman
وَيَقُولُ
derler
الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا
inananlar
اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunlar mı o
الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا
yemin edenler
بِاللّٰهِ
Allah'a
جَهْدَ
güçlü
اَيْمَانِهِمْۙ
yeminleriyle
اِنَّهُمْ
kesinlikle
لَمَعَكُمْۜ
sizinle beraber olduklarına
حَبِطَتْ
boşa çıkmış
اَعْمَالُهُمْ
bütün çabaları
فَاَصْبَحُوا
olmuşlardır
خَاسِر۪ينَ
kaybedenlerden
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
مَنْ
kim
يَرْتَدَّ
dönerse
مِنْكُمْ
sizden
عَنْ د۪ينِه۪
dininden
فَسَوْفَ
yakında
يَأْتِي
getirecek ki
اللّٰهُ
Allah
بِقَوْمٍ
öyle bir toplum
يُحِبُّهُمْ
onları sever
وَيُحِبُّونَهُٓ
onlar da O'nu severler
اَذِلَّةٍ
alçak gönüllü
عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ
Mü'minlere karşı
اَعِزَّةٍ
onurlu ve şiddetlidirler
عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ
kafirlere karşı
يُجَاهِدُونَ
cihad ederler
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
وَلَا يَخَافُونَ
korkmazlar
لَوْمَةَ
kınamasından
لَٓائِمٍۜ
hiçbir kınayıcının
ذٰلِكَ
bu
فَضْلُ
bir lutfudur
اللّٰهِ
Allah'ın
يُؤْت۪يهِ
onu verir
مَنْ يَشَٓاءُۜ
dilediğine
وَاللّٰهُ
Allah'(ın)
وَاسِعٌ
(lutfu) geniştir
عَل۪يمٌ
bilendir
اِنَّمَا
ancak
وَلِيُّكُمُ
sizin veliniz
اللّٰهُ
Allah
وَرَسُولُهُ
ve Elçisi
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
ve mü'minlerdir
الَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ
kılan
الصَّلٰوةَ
namazlarını
وَيُؤْتُونَ
veren
الزَّكٰوةَ
zekatlarını
وَهُمْ رَاكِعُونَ
rüku'a varan
وَمَنْ
kim
يَتَوَلَّ
dost tutarsa
اللّٰهَ
Allah'ı
وَرَسُولَهُ
ve Elçisini
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
ve mü'minleri
فَاِنَّ
yalnız
حِزْبَ
taraftarlarıdır
اللّٰهِ
Allah'ın
هُمُ الْغَالِبُونَ۟
galib gelecek olanlar
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَتَّخِذُوا
edinmeyin
الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا
yerine koyanları
د۪ينَكُمْ
dininizi
هُزُواً
eğlence
وَلَعِباً
ve oyun
مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilenlerden
الْكِتَابَ
Kitap
مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden önce
وَالْكُفَّارَ
ve kafirlerden
اَوْلِيَٓاءَۚ
dost
وَاتَّقُوا
korkun
اللّٰهَ
Allah'tan
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
inanıyorsanız


١١٦ - 116

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.