15 Temmuz 2020 - 24 Zi'l-ka'de 1441 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
سُورَةُ النِّسَاء / Nisâ Suresi
١٠١ - 101
6. Cüz / الجزء ٦
لَا يُحِبُّ
sevmez
اللّٰهُ
Allah
الْجَهْرَ
açıkça
بِالسُّٓوءِ
kötü
مِنَ الْقَوْلِ
söz söylenmesini
اِلَّا
dışında
مَنْ
kendisine
ظُلِمَۜ
haksızlık edilen
وَكَانَ اللّٰهُ
doğrusu Allah
سَم۪يعاً
işitendir
عَل۪يماً
bilendir
اِنْ
eğer
تُبْدُوا
açığa vurur
خَيْراً
bir iyiliği
اَوْ
veya
تُخْفُوهُ
onu gizlerseniz
اَوْ
yahut
تَعْفُوا
affederseniz
عَنْ سُٓوءٍ
bir kötülüğü
فَاِنَّ
(bilin ki) şüphesiz
اللّٰهَ
Allah da
كَانَ عَفُواًّ
affedicidir
قَد۪يراً
güçlüdür
اِنَّ
şüphesiz
الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ
inkar edenler
بِاللّٰهِ
Allah'ı
وَرُسُلِه۪
ve elçilerini
وَيُر۪يدُونَ
isterler
اَنْ يُفَرِّقُوا
ayırmak
بَيْنَ
arasını
اللّٰهِ
Allah
وَرُسُلِه۪
ile elçilerinin
وَيَقُولُونَ
derler
نُؤْمِنُ
inanırız
بِبَعْضٍ
kimine
وَنَكْفُرُ
inkar ederiz
بِبَعْضٍۙ
kimini
وَيُر۪يدُونَ
isterler
اَنْ يَتَّخِذُوا
tutmak
بَيْنَ
arasında
ذٰلِكَ
bu ikisinin
سَب۪يلاًۙ
bir yol
اُو۬لٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
الْكَافِرُونَ
kafirlerdir
حَقاًّۚ
gerçek
وَاَعْتَدْنَا
biz de hazırlamışızdır
لِلْكَافِر۪ينَ
kafirlere
عَذَاباً
bir azab
مُه۪يناً
alçaltıcı
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
اٰمَنُوا
inandılar
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَرُسُلِه۪
ve elçilerine
وَلَمْ يُفَرِّقُوا
ayırım yapmadılar
بَيْنَ
arasında
اَحَدٍ
hiçbiri
مِنْهُمْ
onlardan
اُو۬لٰٓئِكَ
işte (Allah)
سَوْفَ
pek yakında
يُؤْت۪يهِمْ
verecektir
اُجُورَهُمْۜ
onların da mükafatlarını
وَكَانَ اللّٰهُ
Allah
غَفُوراً
çok bağışlayan
رَح۪يماً۟
çok esirgeyendir
يَسْـَٔلُكَ
senden istiyorlar
اَهْلُ
ehli
الْكِتَابِ
Kitap
اَنْ تُنَزِّلَ
indirmeni
عَلَيْهِمْ
kendilerine
كِتَاباً
bir Kitap
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
فَقَدْ
muhakkak
سَاَلُوا
istemişler
مُوسٰٓى
Musa'dan
اَكْبَرَ
daha büyüğünü
مِنْ ذٰلِكَ
bundan
فَقَالُٓوا
demişlerdi
اَرِنَا
bize göster
اللّٰهَ
Allah'ı
جَهْرَةً
açıkça
فَاَخَذَتْهُمُ
derhal onları yakalamıştı
الصَّاعِقَةُ
yıldırım gürültüsü
بِظُلْمِهِمْۚ
haksızlıklarından dolayı
ثُمَّ
sonra
اتَّخَذُوا
tutmuşlardı
الْعِجْلَ
buzağıyı (tanrı)
مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ
kendilerine gelmişken
الْبَيِّنَاتُ
açık deliller
فَعَفَوْنَا
vazgeçtik
عَنْ ذٰلِكَۚ
bundan da
وَاٰتَيْنَا
ve verdik
مُوسٰى
Musa'ya
سُلْطَاناً
bir yetki
مُب۪يناً
açık
وَرَفَعْنَا
kaldırdık
فَوْقَهُمُ
üzerlerine
الطُّورَ
Tur'u
بِم۪يثَاقِهِمْ
söz vermeleri için
وَقُلْنَا
ve dedik
لَهُمُ
onlara
ادْخُلُوا
girin
الْبَابَ
kapıdan
سُجَّداً
secde ederek
وَقُلْنَا
ve dedik
لَهُمْ
onlara
لَا تَعْدُوا
çiğnemeyin
فِي السَّبْتِ
cumartesi(yasakları)nı
وَاَخَذْنَا
ve aldık
مِنْهُمْ
onlardan
م۪يثَاقاً
bir söz
غَل۪يظاً
sağlam


١٠١ - 101

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.