12 Ağustos 2020 - 22 Zi'l-Hicce 1441 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

KÖKLER
191 ( ض ل ل ) Mealleriyle Birlikte Gör
Tweetle
Fâtiha / 7
الضَّٓالّ۪ينَ
: ddâllîn(e)
sapmışların
(of) those who go astray
İsim
Bakara / 16
الضَّلَالَةَ
: ddalâlete
sapıklığı
[the] astraying
İsim
Bakara / 26
يُضِلُّ
: yudillu
saptırır
He lets go astray
Fiil
Bakara / 26
يُضِلُّ
: yudillu
saptır-
He lets go astray
Fiil
Bakara / 108
ضَلَّ
: dalle
sapıtmıştır
he went astray (from)
Fiil
Bakara / 175
الضَّلَالَةَ
: ddalâlete
sapıklığı
[the] astraying
İsim
Bakara / 198
الضَّٓالّ۪ينَ
: ddâllîn(e)
sapıklardan
those who went astray
İsim
Bakara / 282
تَضِلَّ
: tadille
şaşırırsa
[she] errs
Fiil
Âl-i İmrân / 69
يُضِلُّونَكُمْۜ
: yudillûnekum
sizi saptırsınlar
they could lead you astray
Fiil + Zamir + Zamir
Âl-i İmrân / 69
يُضِلُّونَ
: yudillûne
saptırıyorlar
they lead astray
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 90
الضَّٓالُّونَ
: ddâllûn(e)
sapıkların ta kendileridir
(are) those who have gone astray
İsim
Âl-i İmrân / 164
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
(the) error
İsim
Nisâ / 44
الضَّلَالَةَ
: ddalâlete
sapıklığı
[the] error
İsim
Nisâ / 44
تَضِلُّوا
: tadillû
sizin sapıtmanızı
you stray
Fiil + Zamir
Nisâ / 60
يُضِلَّهُمْ
: yudillehum
onları saptırmak
mislead them
Fiil + Zamir
Nisâ / 60
ضَلَالًا
: dalâlen
sapkınlıkla
astray
İsim
Nisâ / 88
اَضَلَّ
: edalla
saptırdığı
is let astray
Fiil
Nisâ / 88
يُضْلِلِ
: yudlili
saptırırsa
is let astray
Fiil
Nisâ / 113
يُضِلُّوكَۜ
: yudillûke
seni saptırmağa
mislead you
Fiil + Zamir + Zamir
Nisâ / 113
يُضِلُّونَ
: yudillûne
onlar saptıramazlar
they mislead
Fiil + Zamir
Nisâ / 116
ضَلَّ
: dalle
sapıklığa düşmüştür
he lost (the) way
Fiil
Nisâ / 116
ضَلَالًا
: dalâlen
bir sapkınlıkla
straying
İsim
Nisâ / 119
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ
: ve leudillennehum
ve onları mutlaka saptıracağım
And I will surely mislead them
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid + Zamir
Nisâ / 136
ضَلَّ
: dalle
sapıtmıştır
he (has) lost (the) way
Fiil
Nisâ / 136
ضَلَالًا
: dalâlen
sapıklıkla
straying
İsim
Nisâ / 143
يُضْلِلِ
: yudlili
şaşırttığı
has been lead astray
Fiil
Nisâ / 167
ضَلُّوا
: dallû
düşmüşlerdir
they have strayed
Fiil + Zamir
Nisâ / 167
ضَلَالًا
: dalâlen
bir sapıklığa
straying
İsim
Nisâ / 176
تَضِلُّواۜ
: tadillû
şaşırırsınız
you go astray
Fiil + Zamir
Mâide / 12
ضَلَّ
: dalle
sapmış olur
he strayed
Fiil
Mâide / 60
وَاَضَلُّ
: ve edallu
ve daha çok sapmışlardır
and farthest astray
Bağlaç + İsim
Mâide / 77
ضَلُّوا
: dallû
sapmış
who went astray
Fiil + Zamir
Mâide / 77
وَاَضَلُّوا
: ve edallû
ve saptırmış
and they misled
Bağlaç + Fiil + Zamir
Mâide / 77
وَضَلُّوا
: ve dallû
ve şaşmış
and they have strayed
Bağlaç + Fiil + Zamir
Mâide / 105
ضَلَّ
: dalle
sapan
(have gone) astray
Fiil
En’âm / 24
وَضَلَّ
: ve dalle
ve sapıp gitti
And lost
Bağlaç + Fiil
En’âm / 39
يُضْلِلْهُۜ
: yudlilhu
şaşırtır
He lets him go astray
Fiil + Zamir
En’âm / 56
ضَلَلْتُ
: daleltu
sapıtmış olurum
I would go astray
Fiil + Zamir
En’âm / 74
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
En’âm / 77
الضَّٓالّ۪ينَ
: ddâllîn(e)
sapıtan
who went astray
Sıfat
En’âm / 94
وَضَلَّ
: ve dalle
ve kaybolup gitmiştir
and is lost
Bağlaç + Fiil
En’âm / 116
يُضِلُّوكَ
: yudillûke
seni saptırırlar
they will mislead you
Fiil + Zamir + Zamir
En’âm / 117
يَضِلُّ
: yadillu
sapan(lar)ı
strays
Fiil
En’âm / 119
لَيُضِلُّونَ
: leyudillûne
şaşırtıyorlar
surely lead astray
Lâm-ı Te'kid + Fiil + Zamir
En’âm / 125
يُضِلَّهُ
: yudillehu
saptırmak
He lets him go astray
Fiil + Zamir
En’âm / 140
ضَلُّوا
: dallû
sapmışlardır
they have gone astray
Fiil + Zamir
En’âm / 144
لِيُضِلَّ
: li-yudille
saptırmak için
to mislead
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
A’râf / 30
الضَّلَالَةُۜ
: ddalâle(tu)
sapıklık
the astraying
İsim
A’râf / 37
ضَلُّوا
: dallû
sapıp kayboldular
They strayed
Fiil + Zamir
A’râf / 38
اَضَلُّونَا
: edallûnâ
bizi saptırdılar
misled us
Fiil + Zamir + Zamir
A’râf / 53
وَضَلَّ
: ve dalle
ve saptı
and strayed
Bağlaç + Fiil
A’râf / 60
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
A’râf / 61
ضَلَالَةٌ
: dalâletun
bir sapıklık
error
İsim
A’râf / 149
ضَلُّواۙ
: dallû
sapmış olduklarını
gone astray
Fiil + Zamir
A’râf / 155
تُضِلُّ
: tudillu
şaşırtırsın
You let go astray
Fiil
A’râf / 178
يُضْلِلْ
: yudlil
saptırırsa
He lets go astray
Fiil
A’râf / 179
اَضَلُّۜ
: edall(u)
daha da sapıktır
(are) more astray
İsim
A’râf / 186
يُضْلِلِ
: yudlili
saptırırsa
(is) let go astray
Fiil
Tevbe / 37
يُضَلُّ
: yudallu
saptırılır
are led astray
Fiil
Tevbe / 115
لِيُضِلَّ
: li-yudille
onları saptıracak
that He lets go astray
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Yûnus / 30
وَضَلَّ
: ve dalle
ve kaybolmuştur
and will be lost
Bağlaç + Fiil
Yûnus / 32
الضَّلَالُۚ
: ddalâl(u)
sapıklıktan
the error
İsim
Yûnus / 88
لِيُضِلُّوا
: li-yudillû
saptırmaları için mi?
That they may lead astray
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Yûnus / 108
ضَلَّ
: dalle
sapıtırsa
goes astray
Fiil
Yûnus / 108
يَضِلُّ
: yadillu
sapıtmıştır
he strays
Fiil
Hûd / 21
وَضَلَّ
: ve dalle
ve kaybolmuştur
and lost
Bağlaç + Fiil
Yûsuf / 8
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir yanlışlık
an error
İsim
Yûsuf / 30
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Yûsuf / 95
ضَلَالِكَ
: dalâlike
şaşkınlığının
your error
İsim + Zamir
Ra’d / 14
ضَلَالٍ
: dalâl(in)
boşa gider
error
İsim
Ra’d / 27
يُضِلُّ
: yudillu
saptırır
lets go astray
Fiil
Ra’d / 33
يُضْلِلِ
: yudlili
şaşırtırsa
(by) Allah
Fiil
İbrahim / 3
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
(are) far astray
İsim
İbrahim / 4
فَيُضِلُّ
: fe-yudillu
şaşırtır
Then Allah lets go astray
İsti'nafiye Edatı + Fiil
İbrahim / 18
الضَّلَالُ
: ddalâlu
sapıklıktır
(is) the straying
İsim
İbrahim / 27
وَيُضِلُّ
: ve yudillu
ve şaşırtır
And Allah lets go astray
Bağlaç + Fiil
İbrahim / 30
لِيُضِلُّوا
: li-yudillû
saptırmak için
so that they mislead
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
İbrahim / 36
اَضْلَلْنَ
: adlelne
şaşırttılar
have led astray
Fiil + Zamir
Hicr / 56
الضَّٓالُّونَ
: ddâllûn(e)
sapıklardan
those who are astray
İsim
Nahl / 25
يُضِلُّونَهُمْ
: yudillûnehum
saptırdıkları kimselerin
they misled [them]
Fiil + Zamir + Zamir
Nahl / 36
الضَّلَالَةُۜ
: ddalâle(tu)
sapıklık
the straying
İsim
Nahl / 37
يُضِلُّ
: yudil(lu)
şaşırttığı
He lets go astray
Fiil
Nahl / 87
وَضَلَّ
: ve dalle
ve sapıp gider
and (is) lost
Bağlaç + Fiil
Nahl / 93
يُضِلُّ
: yudillu
şaşırtır
He lets go astray
Fiil
Nahl / 125
ضَلَّ
: dalle
sapan(ları)
has strayed
Fiil
İsrâ / 15
ضَلَّ
: dalle
saparsa
goes astray
Fiil
İsrâ / 15
يَضِلُّ
: yadillu
sapar
he goes astray
Fiil
İsrâ / 48
فَضَلُّوا
: fe-dallû
şaştılar
but they have gone astray
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
İsrâ / 67
ضَلَّ
: dalle
kaybolur
lost
Fiil
İsrâ / 72
وَاَضَلُّ
: ve edallu
ve daha da sapıktır
and more astray
Bağlaç + İsim
İsrâ / 97
يُضْلِلْ
: yudlil
sapıklıkta bırakırsa
He lets go astray
Fiil
Kehf / 17
يُضْلِلْ
: yudlil
sapıklıkta bırakırsa
He lets go astray
Fiil
Kehf / 51
الْمُضِلّ۪ينَ
: l-mudillîne
yoldan şaşırtanları
the misleaders
İsim
Kehf / 104
ضَلَّ
: dalle
boşa gider
is lost
Fiil
Meryem / 38
ضَلَالٍ
: dalâlin
sapıklık
error
İsim
Meryem / 75
الضَّلَالَةِ
: ddalâleti
sapıklık
[the] error
İsim
Tâ-Hâ / 52
يَضِلُّ
: yadillu
şaşmaz
errs
Fiil
Tâ-Hâ / 79
وَاَضَلَّ
: ve edalle
ve saptırdı
And led astray
Bağlaç + Fiil
Tâ-Hâ / 85
وَاَضَلَّهُمُ
: ve edallehumu
ve onları saptırdı
and has led them astray
Bağlaç + Fiil + Zamir
Tâ-Hâ / 92
ضَلُّواۙ
: dallû
saptıklarını
going astray
Fiil + Zamir
Tâ-Hâ / 123
يَضِلُّ
: yadillu
sapkınlık
he will go astray
Fiil
Enbiyâ / 54
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Hac / 4
يُضِلُّهُ
: yudilluhu
onu saşırtır
will misguide him
Fiil + Zamir
Hac / 9
لِيُضِلَّ
: li-yudille
şaşırtmak için
to mislead
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Hac / 12
الضَّلَالُ
: ddalâlu
sapma
(is) the straying
İsim
Mü’minûn / 106
ضَٓالّ۪ينَ
: dâllîn(e)
sapık
astray
Sıfat
Furkân / 9
فَضَلُّوا
: fe-dallû
saptılar
but they have gone astray
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Furkân / 17
اَضْلَلْتُمْ
: adleltum
saptırdınız
[you] mislead
Fiil + Zamir
Furkân / 17
ضَلُّوا
: dallû
sapıttılar
went astray
Fiil + Zamir
Furkân / 29
اَضَلَّن۪ي
: edallenî
o beni saptırdı
he led me astray
Fiil + Zamir
Furkân / 34
وَاَضَلُّ
: ve edallu
ve çok sapıktır
and most astray
Bağlaç + İsim
Furkân / 42
لَيُضِلُّنَا
: leyudillunâ
bizi saptıracaktı (diyorlar)
[surely] misled us
Lâm-ı Te'kid + Fiil + Zamir
Furkân / 42
اَضَلُّ
: edallu
sapık olduğunu
(is) more astray
İsim
Furkân / 44
اَضَلُّ
: edallu
daha sapıktır
(are) more astray
İsim
Şu’arâ / 20
الضَّٓالّ۪ينَۜ
: ddâllîn(e)
dalalette idim
those who are astray
İsim
Şu’arâ / 86
الضَّٓالّ۪ينَۙ
: ddâllîn(e)
sapıklar-
those astray
İsim
Şu’arâ / 97
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Şu’arâ / 99
اَضَلَّنَٓا
: edallenâ
bizi saptıramazlar
misguided us
Fiil + Zamir
Neml / 81
ضَلَالَتِهِمْۜ
: dalâletihim
sapıklıkları-
their error
İsim + Zamir
Neml / 92
ضَلَّ
: dalle
saparsa
goes astray
Fiil
Kasas / 15
مُضِلٌّ
: mudillun
şaşırtıcı
one who misleads
İsim
Kasas / 50
اَضَلُّ
: edallu
daha sapık
(is) more astray
İsim
Kasas / 75
وَضَلَّ
: ve dalle
ve sapıp gider
and (will be) lost
Bağlaç + Fiil
Kasas / 85
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Rûm / 29
اَضَلَّ
: edalla
şaşırttığı
Allah has let go astray
Fiil
Rûm / 53
ضَلَالَتِهِمْۜ
: dalâletihim
sapıklıkları-
their error
İsim + Zamir
Lokman / 6
لِيُضِلَّ
: li-yudille
saptırmak için
to mislead
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Lokman / 11
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Secde / 10
ضَلَلْنَا
: dalâlnâ
biz kaybolduktan
we are lost
Fiil + Zamir
Ahzâb / 36
ضَلَّ
: dalle
sapıklığa düşer
he (has) strayed
Fiil
Ahzâb / 36
ضَلَالًا
: dalâlen
bir sapkınlıkla
(into) error
İsim
Ahzâb / 67
فَاَضَلُّونَا
: fe-edallûnâ
bizi saptırdılar
and they misled us
Bağlaç + Fiil + Zamir + Zamir
Sebe’ / 8
وَالضَّلَالِ
: ve-ddalâli
ve bir sapıklık
and error
Bağlaç + İsim
Sebe’ / 24
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Sebe’ / 50
ضَلَلْتُ
: daleltu
saparsam
I err
Fiil + Zamir
Sebe’ / 50
اَضِلُّ
: edillu
sapmış olurum
I will err
Fiil
Fâtır / 8
يُضِلُّ
: yudillu
sapıklık içinde bırakır
lets go astray
Fiil
Yâsîn / 24
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Yâsîn / 47
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Yâsîn / 62
اَضَلَّ
: edalle
saptırmıştı
he led astray
Fiil
Sâffât / 69
ضَٓالّ۪ينَۙ
: dâllîn(e)
sapık kimseler
astray
İsim
Sâffât / 71
ضَلَّ
: dalle
sapmıştı
went astray
Fiil
Sâd / 26
فَيُضِلَّكَ
: fe-yudilleke
sonra seni saptırır
for it will lead you astray
Sebep Eki + Fiil + Zamir
Sâd / 26
يَضِلُّونَ
: yadillûne
sapan(lara)
go astray
Fiil + Zamir
Zümer / 8
لِيُضِلَّ
: li-yudille
saptırmak için
to mislead
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Zümer / 22
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Zümer / 23
يُضْلِلِ
: yudlili
sapıklığında bırakırsa
Allah lets go astray
Fiil
Zümer / 36
يُضْلِلِ
: yudlili
şaşırtırsa
Allah lets go astray
Fiil
Zümer / 37
مُضِلٍّۜ
: mudil(lin)
şaşırtan
misleader
İsim
Zümer / 41
ضَلَّ
: dalle
saparsa
goes astray
Fiil
Zümer / 41
يَضِلُّ
: yadillu
sapmış olur
he strays
Fiil
Mü’min / 25
ضَلَالٍ
: dalâl(in)
boşa çıkandan
error
İsim
Mü’min / 33
يُضْلِلِ
: yudlili
şaşırtırsa
Allah lets go astray
Fiil
Mü’min / 34
يُضِلُّ
: yudillu
saptırır
Allah lets go astray
Fiil
Mü’min / 50
ضَلَالٍ۟
: dalâl(in)
dalaletten
error
İsim
Mü’min / 74
ضَلُّوا
: dallû
kayboldular
They have departed
Fiil + Zamir
Mü’min / 74
يُضِلُّ
: yudillu
şaşırtır
Allah lets go astray
Fiil
Fussilet / 29
اَضَلَّانَا
: edallânâ
bizi saptıran
misled us
Fiil + Zamir + Zamir
Fussilet / 48
وَضَلَّ
: ve dalle
ve sapıp gitmiştir
And lost
Bağlaç + Fiil
Fussilet / 52
اَضَلُّ
: edallu
daha sapık
(is) more astray
İsim
Şûrâ / 18
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Şûrâ / 44
يُضْلِلِ
: yudlili
sapıklıkta bırakırsa
Allah lets go astray
Fiil
Şûrâ / 46
يُضْلِلِ
: yudlili
sapıklıkta bırakırsa
Allah lets go astray
Fiil
Zuhruf / 40
ضَلَالٍ
: dalâlin
sapıklıkta
an error
İsim
Câsiye / 23
وَاَضَلَّهُ
: ve edallehu
ve saptırdığı
and Allah lets him go astray
Bağlaç + Fiil + Zamir
Ahkâf / 5
اَضَلُّ
: edallu
daha sapık
(is) more astray
İsim
Ahkâf / 28
ضَلُّوا
: dallû
kaybolup gittiler
they were lost
Fiil + Zamir
Ahkâf / 32
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Muhammed / 1
اَضَلَّ
: edalle
boşa çıkarmıştır
He will cause to be lost
Fiil
Muhammed / 4
يُضِلَّ
: yudille
zayi etmeyecektir
He will cause to be lost
Fiil
Muhammed / 8
وَاَضَلَّ
: ve edalle
ve boşa çıkarmıştır
and He will cause to be lost
Bağlaç + Fiil
Kâf / 27
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Necm / 2
ضَلَّ
: dalle
sapmadı
has strayed
Fiil
Necm / 30
ضَلَّ
: dalle
sapan
strays
Fiil
Kamer / 24
ضَلَالٍ
: dalâlin
apaçık bir sapıklık
error
İsim
Kamer / 47
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Vâkı’a / 51
الضَّٓالُّونَ
: ddâllûne
sapıklar
O those astray
İsim
Vâkı’a / 92
الضَّٓالّ۪ينَۙ
: ddâllîn(e)
sapık
the astray
Sıfat
Mümtehine / 1
ضَلَّ
: dalle
sapmıştır
he has strayed
Fiil
Cum’a / 2
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
an error
İsim
Mülk / 9
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Mülk / 29
ضَلَالٍ
: dalâlin
bir sapıklık
error
İsim
Kalem / 7
ضَلَّ
: dalle
sapmıştır
has strayed
Fiil
Kalem / 26
لَضَٓالُّونَۙ
: ledâllûn(e)
biz (yolu) şaşırdık
(are) surely lost
Lâm-ı Te'kid + İsim
Nûh / 24
اَضَلُّوا
: edallû
yoldan çıkardılar
they have led astray
Fiil + Zamir
Nûh / 24
ضَلَالًا
: dalâlâ(n)
şaşkınlıktan
(in) error
İsim
Nûh / 27
يُضِلُّوا
: yudillû
şaşırtırlar
they will mislead
Fiil + Zamir
Müddessir / 31
يُضِلُّ
: yudillu
şaşırtır
does let go astray
Fiil
Mutaffifîn / 32
لَضَٓالُّونَۙ
: le-dâllûn(e)
sapıklardır
surely have gone astray
Lâm-ı Te'kid + İsim
Duhâ / 7
ضَٓالًّا
: dâllen
şaşırmış
lost
İsim
Fil / 2
تَضْل۪يلٍۙ
: tadlîl(in)
boşa
astray
İsim



Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.