3 Haziran 2020 - 12 Şevval 1441 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

KÖKLER
69 ( س ك ن ) Mealleriyle Birlikte Gör
Tweetle
Bakara / 35
اسْكُنْ
: -skun
oturun
Dwell
Fiil
Bakara / 61
وَالْمَسْكَنَةُ
: vel-meskenetu
ve yoksulluk (damgası)
and the misery
Bağlaç + İsim
Bakara / 83
وَالْمَسَاك۪ينِ
: vel-mesâkîni
ve yoksullara
and the needy
Bağlaç + İsim
Bakara / 177
وَالْمَسَاك۪ينَ
: vel-mesâkîne
ve yoksullara
and the needy
Bağlaç + İsim
Bakara / 184
مِسْك۪ينٍۜ
: miskîn(in)
bir yoksulu
a poor
İsim
Bakara / 215
وَالْمَسَاك۪ينِ
: vel-mesâkîni
ve yoksullar
and the needy
Bağlaç + İsim
Bakara / 248
سَك۪ينَةٌ
: sekînetun
bir huzur bulunan
(is) tranquility
İsim
Âl-i İmrân / 112
الْمَسْكَنَةُۜ
: l-meskene(tu)
miskinlik (damgası)
the poverty
İsim
Nisâ / 8
وَالْمَسَاك۪ينُ
: vel-mesâkînu
ve yoksullar
and the poor
Bağlaç + İsim
Nisâ / 36
وَالْمَسَاك۪ينِ
: vel-mesâkîni
ve yoksullara
and the needy
Bağlaç + İsim
Mâide / 89
مَسَاك۪ينَ
: mesâkîne
fakiri
needy people
İsim
Mâide / 95
مَسَاك۪ينَ
: mesâkîne
yoksullara
needy people
İsim
En’âm / 13
سَكَنَ
: sekene
barınan
dwells
Fiil
En’âm / 96
سَكَنًا
: sekenen
dinlenme zamanı
(for) rest
İsim
A’râf / 19
اسْكُنْ
: -skun
durun
Dwell
Fiil
A’râf / 161
اسْكُنُوا
: -skunû
oturun
Live
Fiil + Zamir
A’râf / 189
لِيَسْكُنَ
: li-yeskune
(gönlü) sukün bulsun diye
that he might live
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Enfâl / 41
وَالْمَسَاك۪ينِ
: vel-mesâkîni
ve yoksullara
and the needy
Bağlaç + İsim
Tevbe / 24
وَمَسَاكِنُ
: ve mesâkinu
ve konutlar
and the dwellings
Bağlaç + İsim
Tevbe / 26
سَك۪ينَتَهُ
: sekînetehu
sekinetini
His tranquility
İsim + Zamir
Tevbe / 40
سَك۪ينَتَهُ
: sekînetehu
sekinesini
His tranquility
İsim + Zamir
Tevbe / 60
وَالْمَسَاك۪ينِ
: vel-mesâkîni
ve düşkünlere
and the needy
Bağlaç + İsim
Tevbe / 72
وَمَسَاكِنَ
: ve mesâkine
ve meskenler
and dwellings
Bağlaç + İsim
Tevbe / 103
سَكَنٌ
: sekenun
huzur verir
(are a) reassurance
İsim
Yûnus / 67
لِتَسْكُنُوا
: li-teskunû
dinlenmeniz için
that you may rest
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Yûsuf / 31
سِكّ۪ينًا
: sikkînen
birer bıçak
a knife
İsim
İbrahim / 14
وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ
: ve lenuskinennekumu
ve sizi yerleştireceğiz
And surely We will make you dwell
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid + Zamir
İbrahim / 37
اَسْكَنْتُ
: eskentu
yerleştirdim
[I] have settled
Fiil + Zamir
İbrahim / 45
وَسَكَنْتُمْ
: ve sekentum
ve oturmuştunuz
And you dwelt
Bağlaç + Fiil + Zamir
İbrahim / 45
مَسَاكِنِ
: mesâkini
yerlerinde
the dwellings
İsim
Nahl / 80
سَكَنًا
: sekenen
oturma yeri
a resting place
İsim
İsrâ / 26
وَالْمِسْك۪ينَ
: vel-miskîne
ve yoksula
and the needy
Bağlaç + İsim
İsrâ / 104
اسْكُنُوا
: skunû
oturun
Dwell
Fiil + Zamir
Kehf / 79
لِمَسَاك۪ينَ
: li-mesâkîne
yoksulların
of (the) poor people
Harf-i Cer + İsim
Tâ-Hâ / 128
مَسَاكِنِهِمْۜ
: mesâkinihim
meskenlerinde
their dwellings
İsim + Zamir
Enbiyâ / 13
وَمَسَاكِنِكُمْ
: ve mesâkinikum
ve yurtlarınıza
and to your homes
Bağlaç + İsim + Zamir
Mü’minûn / 18
فَاَسْكَنَّاهُ
: fe-eskennâhu
ve onu durdurduk
then We cause it to settle
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir + Zamir
Nûr / 22
وَالْمَسَاك۪ينَ
: vel-mesâkîne
ve yoksullara
and the needy
Bağlaç + İsim
Nûr / 29
مَسْكُونَةٍ
: meskûnetin
oturulmayan
inhabited
İsim
Furkân / 45
سَاكِنًاۚ
: sâkinen
durgun
stationary
İsim
Neml / 18
مَسَاكِنَكُمْۚ
: mesâkinekum
yuvalarınıza
your dwellings
İsim + Zamir
Neml / 86
لِيَسْكُنُوا
: li-yeskunû
istirahat etmeleri için
that they may rest
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Kasas / 58
مَسَاكِنُهُمْ
: mesâkinuhum
onların meskenleri
(are) their dwellings
İsim + Zamir
Kasas / 58
تُسْكَنْ
: tusken
oralarda oturulmadı
have been inhabited
Fiil
Kasas / 72
تَسْكُنُونَ
: teskunûne
dinleneceğiniz
(for) you (to) rest
Fiil + Zamir
Kasas / 73
لِتَسْكُنُوا
: li-teskunû
dinlenmeniz için
that you may rest
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Ankebût / 38
مَسَاكِنِهِمْ۠
: mesâkinihim
oturdukları yerler-
their dwellings
İsim + Zamir
Rûm / 21
لِتَسْكُنُٓوا
: li-teskunû
sakinleşeceğiniz
that you may find tranquility
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Rûm / 38
وَالْمِسْك۪ينَ
: vel-miskîne
ve yoksula
and the poor
Bağlaç + İsim
Secde / 26
مَسَاكِنِهِمْۜ
: mesâkinihim
yurtlarında
their dwellings
İsim + Zamir
Sebe’ / 15
مَسْكَنِهِمْ
: meskenihim
oturdukları
their dwelling place
İsim + Zamir
Mü’min / 61
لِتَسْكُنُوا
: li-teskunû
istirahat etmeniz için
that you may rest
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Şûrâ / 33
يُسْكِنِ
: yuskini
durdurur da
He can cause the wind to become still
Fiil
Ahkâf / 25
مَسَاكِنُهُمْۜ
: mesâkinuhum
konutlarından
their dwellings
İsim + Zamir
Fetih / 4
السَّك۪ينَةَ
: ssekînete
huzur
[the] tranquility
İsim
Fetih / 18
السَّك۪ينَةَ
: ssekînete
huzur ve güven
the tranquility
İsim
Fetih / 26
سَك۪ينَتَهُ
: sekînetehu
huzur ve güvenini
His tranquility
İsim + Zamir
Mücâdele / 4
مِسْك۪ينًاۜ
: miskînâ(en)
fakiri
needy one(s)
İsim
Haşr / 7
وَالْمَسَاك۪ينِ
: vel-mesâkîni
ve yoksullara
and the needy
Bağlaç + İsim
Saff / 12
وَمَسَاكِنَ
: ve mesâkine
ve konutlara
and dwellings
Bağlaç + İsim
Talâk / 6
اَسْكِنُوهُنَّ
: eskinûhunne
onları oturtun
Lodge them
Fiil + Zamir + Zamir
Talâk / 6
سَكَنْتُمْ
: sekentum
oturduğunuz
you dwell
Fiil + Zamir
Kalem / 24
مِسْك۪ينٌ
: miskîn(un)
hiçbir yoksul
any poor person
İsim
Hâkka / 34
الْمِسْك۪ينِۜ
: l-miskîn(i)
yoksulu
(of) the poor
Sıfat
Müddessir / 44
الْمِسْك۪ينَۙ
: l-miskîn(e)
yoksula
the poor
İsim
İnsan / 8
مِسْك۪ينًا
: miskînen
yoksula
(to the) needy
İsim
Fecr / 18
الْمِسْك۪ينِۙ
: l-miskîn(i)
yoksula
the poor
İsim
Beled / 16
مِسْك۪ينًا
: miskînen
yoksulu
a needy person
İsim
Mâ’ûn / 3
الْمِسْك۪ينِۜ
: l-miskîn(i)
yoksulu
the poor
İsim



Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.