3 Temmuz 2020 - 12 Zi'l-ka'de 1441 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

KÖKLER
210 ( ح ك م ) Mealleriyle Birlikte Gör
Tweetle
Bakara / 32
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hakim olansın
the All-Wise
Sıfat
Bakara / 113
يَحْكُمُ
: yahkumu
hüküm verecektir
will judge
Fiil
Bakara / 129
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Bakara / 129
الْحَك۪يمُ۟
: l-hakîm(u)
Hakim olan
the All-Wise
Sıfat
Bakara / 151
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Bakara / 188
الْحُكَّامِ
: l-hukkâmi
hakimler(in önün)e
the authorities
İsim
Bakara / 209
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Bakara / 213
لِيَحْكُمَ
: li-yahkume
hükmetmek üzere
to judge
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Bakara / 220
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Bakara / 228
حَك۪يمٌ۟
: hakîm(un)
hakimdir
All-Wise
Sıfat
Bakara / 231
وَالْحِكْمَةِ
: vel-hikmeti
ve Hikmet(ten)
and [the] wisdom
Bağlaç + İsim
Bakara / 240
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Bakara / 251
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve hikmet
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Bakara / 260
حَك۪يمٌ۟
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Bakara / 269
الْحِكْمَةَ
: l-hikmete
Hikmeti
[the] wisdom
İsim
Bakara / 269
الْحِكْمَةَ
: l-hikmete
Hikmet
[the] wisdom
İsim
Âl-i İmrân / 6
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Âl-i İmrân / 7
مُحْكَمَاتٌ
: muhkemâtun
muhkemdir (ki)
absolutely clear
Sıfat
Âl-i İmrân / 18
الْحَك۪يمُۜ
: l-hakîm(u)
hakimdir
the All-Wise
Sıfat
Âl-i İmrân / 23
لِيَحْكُمَ
: li-yahkume
hüküm versin diye
that (it should) arbitrate
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Âl-i İmrân / 48
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve Hikmeti
and [the] wisdom
Bağlaç + İsim
Âl-i İmrân / 55
فَاَحْكُمُ
: feahkumu
ben hükmedeceğim
and I will judge
Bağlaç + Fiil
Âl-i İmrân / 58
الْحَك۪يمِ
: l-hakîm(i)
hikmetli
[the] Wise
Sıfat
Âl-i İmrân / 62
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Âl-i İmrân / 79
وَالْحُكْمَ
: vel-hukme
hüküm (hikmet)
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Âl-i İmrân / 81
وَحِكْمَةٍ
: ve hikmetin
ve hikmet
and wisdom
Bağlaç + İsim
Âl-i İmrân / 126
الْحَك۪يمِۙ
: l-hakîm(i)
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
Sıfat
Âl-i İmrân / 164
وَالْحِكْمَةَۚ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Nisâ / 11
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 17
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 24
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 26
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 35
حَكَمًا
: hakemen
bir hakem
an arbitrator
İsim
Nisâ / 35
وَحَكَمًا
: vehakemen
ve bir hakem
and an arbitrator
Bağlaç + İsim
Nisâ / 54
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and [the] wisdom
Bağlaç + İsim
Nisâ / 56
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 58
حَكَمْتُمْ
: hakemtum
hükmettiğiniz
you judge
Fiil + Zamir
Nisâ / 58
تَحْكُمُوا
: tahkumû
hükmetmenizi
judge
Fiil + Zamir
Nisâ / 60
يَتَحَاكَمُٓوا
: yetehâkemû
hakem olarak başvurmak
go for judgment
Fiil + Zamir
Nisâ / 65
يُحَكِّمُوكَ
: yuhakkimûke
seni hakem yaparak
they make you judge
Fiil + Zamir + Zamir
Nisâ / 92
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 104
حَك۪يمًا۟
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 105
لِتَحْكُمَ
: li-tahkume
hüküm veresin diye
so that you may judge
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Nisâ / 111
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 113
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and [the] Wisdom
Bağlaç + İsim
Nisâ / 130
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 141
يَحْكُمُ
: yahkumu
hükmedecek
will judge
Fiil
Nisâ / 158
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 165
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nisâ / 170
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Mâide / 1
يَحْكُمُ
: yahkumu
hükmünü verir
decrees
Fiil
Mâide / 38
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Mâide / 42
فَاحْكُمْ
: fahkum
hüküm ver
then judge
Sonuç Edatı + Fiil
Mâide / 42
حَكَمْتَ
: hakemte
hüküm verirsen
you judge
Fiil + Zamir
Mâide / 42
فَاحْكُمْ
: fahkum
hüküm ver
then judge
Sonuç Edatı + Fiil
Mâide / 43
يُحَكِّمُونَكَ
: yuhakkimûneke
seni hakem yapıyorlar
they appoint you a judge
Fiil + Zamir + Zamir
Mâide / 43
حُكْمُ
: hukmu
hükmü
(is the) Command
İsim
Mâide / 44
يَحْكُمُ
: yahkumu
hüküm verirlerdi
judged
Fiil
Mâide / 44
يَحْكُمْ
: yahkum
hükmetmezse
judge
Fiil
Mâide / 45
يَحْكُمْ
: yahkum
hükmetmezse
judge
Fiil
Mâide / 47
وَلْيَحْكُمْ
: vel-yahkum
hükmetsinler
And let judge
Bağlaç + Emir Lâmı + Fiil
Mâide / 47
يَحْكُمْ
: yahkum
hükmetmezse
judge
Fiil
Mâide / 48
فَاحْكُمْ
: fahkum
artık hükmet
So judge
Bağlaç + Fiil
Mâide / 49
احْكُمْ
: -hkum
hükmet
you judge
Fiil
Mâide / 50
اَفَحُكْمَ
: efehukme
hükmünü mü?
Is it then the judgment
Soru Eki + Zâid Harf + İsim
Mâide / 50
حُكْمًا
: hukmen
hüküm veren
(in) judgment
İsim
Mâide / 95
يَحْكُمُ
: yahkumu
karar vereceği
judging
Fiil
Mâide / 110
وَالْحِكْمَةَ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Mâide / 118
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibisin
the All-Wise
Sıfat
En’âm / 18
الْحَك۪يمُ
: l-hakîmu
herşeyi yerli yerince yapan
(is) the All-Wise
İsim
En’âm / 57
الْحُكْمُ
: l-hukmu
hüküm vermek
(is) the decision
İsim
En’âm / 62
الْحُكْمُ
: l-hukmu
hüküm
(is) the judgment
İsim
En’âm / 73
الْحَك۪يمُ
: l-hakîmu
hükümdardır
(is) the All-Wise
İsim
En’âm / 83
حَك۪يمٌ
: hakîmun
hüküm ve hikmet sahibidir
(is) All-Wise
İsim
En’âm / 89
وَالْحُكْمَ
: vel hukme
ve hüküm
and the judgment
Bağlaç + İsim
En’âm / 114
حَكَمًا
: hakemen
bir hakem
(as) judge
İsim
En’âm / 128
حَك۪يمٌ
: hakîmun
hüküm ve hikmet sahibidir
(is) All-Wise
İsim
En’âm / 136
يَحْكُمُونَ
: yahkumûn(e)
hüküm veriyorlar
they judge
Fiil + Zamir
En’âm / 139
حَك۪يمٌ
: hakîmun
hüküm ve hikmet sahibidir
(is) All-Wise
İsim
A’râf / 87
يَحْكُمَ
: yahkume
hükmedinceye
judges
Fiil
A’râf / 87
الْحَاكِم۪ينَ
: l-hâkimîn(e)
hükmedenlerin
(of) [the] Judges
İsim
Enfâl / 10
حَك۪يمٌ۟
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Enfâl / 49
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Enfâl / 63
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Enfâl / 67
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Enfâl / 71
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
yerli yerince yapandır
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 15
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 28
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 40
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 60
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 71
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmetsahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 97
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 106
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Tevbe / 110
حَك۪يمٌ۟
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Yûnus / 1
الْحَك۪يمِ
: l-hakîm(i)
hikmetli
the wise
Sıfat
Yûnus / 35
تَحْكُمُونَ
: tahkumûn(e)
hüküm veriyorsunuz
you judge
Fiil + Zamir
Yûnus / 109
يَحْكُمَ
: yahkuma
hükmünü verinceye
Allah gives judgment
Fiil
Yûnus / 109
الْحَاكِم۪ينَ
: l-hâkimîn(e)
hüküm verenlerin
(of) the Judges
İsim
Hûd / 1
اُحْكِمَتْ
: uhkimet
sağlamlaştırılmış
are perfected
Fiil
Hûd / 1
حَك۪يمٍ
: hakîmin
hikmet sahibi
(is) All-Wise
İsim
Hûd / 45
اَحْكَمُ
: ahkemu
en iyi hükmedenisin
(are) the Most Just
İsim
Hûd / 45
الْحَاكِم۪ينَ
: l-hâkimîn(e)
hükmedenlerin
(of) the judges
İsim
Yûsuf / 6
حَك۪يمٌ۟
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Yûsuf / 22
حُكْمًا
: hukmen
hüküm
wisdom
İsim
Yûsuf / 40
الْحُكْمُ
: l-hukmu
(hiçbir) Hüküm
(is) the command
İsim
Yûsuf / 67
الْحُكْمُ
: l-hukmu
(hiçbir) Hüküm
(is) the decision
İsim
Yûsuf / 80
يَحْكُمَ
: yahkuma
hükmedinceye
Allah decides
Fiil
Yûsuf / 80
الْحَاكِم۪ينَ
: l-hâkimîn(e)
hükmedenlerin
(of) the judges
İsim
Yûsuf / 83
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
herşeyi hikmetle yapandır
All-Wise
Sıfat
Yûsuf / 100
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
her şeyi yerli yerince yapandır
the All-Wise
Sıfat
Ra’d / 37
حُكْمًا
: hukmen
bir hüküm olarak
(to be) a judgment of authority
İsim
Ra’d / 41
يَحْكُمُ
: yahkumu
hüküm veren
judges
Fiil
Ra’d / 41
لِحُكْمِه۪ۜ
: li-hukmih(i)
O\nun hükmünü
(of) His Judgment
Harf-i Cer + İsim + Zamir
İbrahim / 4
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Hicr / 25
حَك۪يمٌ
: hakîmun
Hakîmdir
(is) All-Wise
İsim
Nahl / 59
يَحْكُمُونَ
: yahkumûn(e)
hüküm veriyorlar
they decide
Fiil + Zamir
Nahl / 60
الْحَك۪يمُ۟
: l-hakîm(u)
hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nahl / 124
لَيَحْكُمُ
: le-yahkumu
elbette hükmünü verecektir
will surely judge
Lâm-ı Te'kid + Fiil
Nahl / 125
بِالْحِكْمَةِ
: bil-hikmeti
hikmetle
with the wisdom
Harf-i Cer + İsim
İsrâ / 39
الْحِكْمَةِۜ
: l-hikme(ti)
Hikmet-
the wisdom
İsim
Kehf / 26
حُكْمِه۪ٓ
: hukmihi
kendi hükmüne
His Commands
İsim + Zamir
Meryem / 12
الْحُكْمَ
: l-hukme
hikmet
[the] wisdom
İsim
Enbiyâ / 74
حُكْمًا
: hukmen
hüküm
judgment
İsim
Enbiyâ / 78
يَحْكُمَانِ
: yahkumâni
onlar hükmediyorlardı
they judged
Fiil + Zamir
Enbiyâ / 78
لِحُكْمِهِمْ
: lhukmihim
onların hükümlerine
to their judgment
Harf-i Cer + İsim + Zamir
Enbiyâ / 79
حُكْمًا
: hukmen
hükümdarlık
judgment
İsim
Enbiyâ / 112
احْكُمْ
: -hkum
hükmet
judge
Fiil
Hac / 52
يُحْكِمُ
: yuhkimu
sağlamlaştırır
Allah will establish
Fiil
Hac / 52
حَك۪يمٌۙ
: hakîm(un)
hakimdir
All-Wise
Sıfat
Hac / 56
يَحْكُمُ
: yahkumu
hükmeder
He will judge
Fiil
Hac / 69
يَحْكُمُ
: yahkumu
hükmedecektir
will judge
Fiil
Nûr / 10
حَك۪يمٌ۟
: hakîm(un)
hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nûr / 18
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nûr / 48
لِيَحْكُمَ
: li-yahkume
hükmetmesi için
to judge
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Nûr / 51
لِيَحْكُمَ
: li-yahkume
hükmetmesi için
to judge
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Nûr / 58
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Nûr / 59
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Şu’arâ / 21
حُكْمًا
: hukmen
hükümdarlık
judgment
İsim
Şu’arâ / 83
حُكْمًا
: hukmen
hüküm
wisdom
İsim
Neml / 6
حَك۪يمٍ
: hakîmin
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
İsim
Neml / 9
الْحَك۪يمُۙ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
Sıfat
Neml / 78
بِحُكْمِه۪ۚ
: bi-hukmih(i)
hükmünü
by His Judgment
Harf-i Cer + İsim + Zamir
Kasas / 14
حُكْمًا
: hukmen
hüküm
wisdom
İsim
Kasas / 70
الْحُكْمُ
: l-hukmu
Hüküm
(is) the Decision
İsim
Kasas / 88
الْحُكْمُ
: l-hukmu
Hüküm
(is) the Decision
İsim
Ankebût / 4
يَحْكُمُونَ
: yahkumûn(e)
hüküm veriyorlar
they judge
Fiil + Zamir
Ankebût / 26
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
Hakimdir
the All-Wise
Sıfat
Ankebût / 42
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Rûm / 27
الْحَك۪يمُ۟
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Lokman / 2
الْحَك۪يمِۙ
: l-hakîm(i)
hikmetli
the Wise
Sıfat
Lokman / 9
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Lokman / 12
الْحِكْمَةَ
: l-hikmete
hikmet
the wisdom
İsim
Lokman / 27
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Ahzâb / 1
حَك۪يمًاۙ
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Ahzâb / 34
وَالْحِكْمَةِۜ
: vel-hikme(ti)
ve hikmeti
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Sebe’ / 1
الْحَك۪يمُ
: l-hakîmu
hüküm ve hikmet sahibidir
(is) the All-Wise
İsim
Sebe’ / 27
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
Sıfat
Fâtır / 2
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Yâsîn / 2
الْحَك۪يمِۙ
: l-hakîm(i)
hikmetli
the Wise
Sıfat
Sâffât / 154
تَحْكُمُونَ
: tahkumûn(e)
hüküm veriyorsunuz
you judge
Fiil + Zamir
Sâd / 20
الْحِكْمَةَ
: l-hikmete
hikmet
[the] wisdom
İsim
Sâd / 22
فَاحْكُمْ
: fa-hkum
şimdi sen hükmet
so judge
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Sâd / 26
فَاحْكُمْ
: fahkum
o halde hükmet
so judge
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Zümer / 1
الْحَك۪يمِ
: l-hakîm(i)
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
Sıfat
Zümer / 3
يَحْكُمُ
: yahkumu
hükmünü verecektir
will judge
Fiil
Zümer / 46
تَحْكُمُ
: tahkumu
hükmedersin
will judge
Fiil
Mü’min / 8
الْحَك۪يمُۚ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibi olan
the All-Wise
Sıfat
Mü’min / 12
فَالْحُكْمُ
: fel-hukmu
artık hüküm
So the judgment
İsti'nafiye Edatı + İsim
Mü’min / 48
حَكَمَ
: hakeme
hüküm verdi
has judged
Fiil
Fussilet / 42
حَك۪يمٍ
: hakîmin
hüküm ve hikmet sahibi-
(the) All-Wise
İsim
Şûrâ / 3
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hakim
the All-Wise
Sıfat
Şûrâ / 10
فَحُكْمُهُٓ
: fehukmuhu
hüküm vermek
then its ruling
İsti'nafiye Edatı + İsim + Zamir
Şûrâ / 51
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
Most Wise
Sıfat
Zuhruf / 4
حَك۪يمٌۜ
: hakîm(un)
hikmetlidir
full of wisdom
Sıfat
Zuhruf / 63
بِالْحِكْمَةِ
: bil-hikmeti
hikmet ile
with wisdom
Harf-i Cer + İsim
Zuhruf / 84
الْحَك۪يمُ
: l-hakîmu
hakimdir
(is) the All-Wise
İsim
Duhân / 4
حَك۪يمٍۜ
: hakîm(in)
hikmetli
wise
Sıfat
Câsiye / 2
الْحَك۪يمِ
: l-hakîm(i)
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
Sıfat
Câsiye / 16
وَالْحُكْمَ
: vel-hukme
ve hüküm
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Câsiye / 21
يَحْكُمُونَ۟
: yahkumûn(e)
hüküm veriyorlar
they judge
Fiil + Zamir
Câsiye / 37
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hakimdir
the All-Wise
Sıfat
Ahkâf / 2
الْحَك۪يمِ
: l-hakîm(i)
hakim
the All-Wise
Sıfat
Muhammed / 20
مُحْكَمَةٌ
: muhkemetun
hükmü açık
precise
İsim
Fetih / 4
حَك۪يمًاۙ
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Fetih / 7
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hakimdir
All-Wise
Sıfat
Fetih / 19
حَك۪يمًا
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Hucurât / 8
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hakimdir
All-Wise
Sıfat
Zâriyât / 30
الْحَك۪يمُ
: l-hakîmu
hüküm ve hikmet sahibidir
(is) the All-Wise
İsim
Tûr / 48
لِحُكْمِ
: li-hukmi
hükmüne
for (the) Command
Harf-i Cer + İsim
Kamer / 5
حِكْمَةٌ
: hikmetun
hikmettir
Wisdom
İsim
Hadîd / 1
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hakimdir
the All-Wise
Sıfat
Haşr / 1
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Haşr / 24
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
Hakîm\dir (hükümdar herşeyi hikmetle yapan)
the All-Wise
Sıfat
Mümtehine / 5
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibi
the All-Wise
Sıfat
Mümtehine / 10
حُكْمُ
: hukmu
hükmüdür
(is the) Judgment
İsim
Mümtehine / 10
يَحْكُمُ
: yahkumu
(böyle) hükmediyor
He judges
Fiil
Mümtehine / 10
حَك۪يمٌ
: hakîm(un)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
Sıfat
Saff / 1
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Cum’a / 1
الْحَك۪يمِ
: l-hakîm(i)
hakim
the All-Wise
Sıfat
Cum’a / 2
وَالْحِكْمَةَۗ
: vel-hikmete
ve hikmeti
and the wisdom
Bağlaç + İsim
Cum’a / 3
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hakimdir
the All-Wise
Sıfat
Teğâbun / 18
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hakimdir
the All-Wise
Sıfat
Tahrîm / 2
الْحَك۪يمُ
: l-hakîm(u)
hüküm ve hikmet sahibidir
the All-Wise
Sıfat
Kalem / 36
تَحْكُمُونَۚ
: tahkumûn(e)
hüküm veriyorsunuz
(do) you judge
Fiil + Zamir
Kalem / 39
تَحْكُمُونَۚ
: tahkumûn(e)
hükmederseniz
you judge
Fiil + Zamir
Kalem / 48
لِحُكْمِ
: li-hukmi
hükmüne
for (the) decision
Harf-i Cer + İsim
İnsan / 24
لِحُكْمِ
: li-hukmi
hükmüne
for (the) Command
Harf-i Cer + İsim
İnsan / 30
حَك۪يمًاۗ
: hakîmâ(n)
hüküm ve hikmet sahibidir
All-Wise
İsim
Tîn / 8
بِاَحْكَمِ
: bi-ahkemi
en iyi hüküm vereni
(the) Most Just
Harf-i Cer + İsim
Tîn / 8
الْحَاكِم۪ينَ
: l-hâkimîn(e)
hüküm verenlerin
(of) the Judges
İsim



Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.