23 Ocak 2020 - 27 Cemaziye'l-Evvel 1441 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zâriyât Suresi 42. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Arapça metinde istediğiniz kelimeyi çift tıklayarak o kelimenin Kur'an'da başka nerelerde geçtiğini görebilirsiniz. Bu tarz arama, kelimelerin "harekeleri" dikkate alınarak yapılmaktadır. Aynı form fakat farklı harekeli metinler için El-Mu'cem El-Mufehres'e müracat ediniz.

Mâ teżeru min şey-in etet ‘aleyhi illâ ce’alet-hu ke-rramîm(i)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.

Abdullah Parlıyan Meali

Bu kasırga geçtiği her yerde, hiç birşey bırakmadı, herşeyi çürümüş kemiklere ve küle çevirdi.

Ahmet Tekin Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi canlı bırakmıyor, kül haline getiriyordu.

Ahmet Varol Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şey bırakmaksızın hepsini kül gibi ediyordu.

Ali Bulaç Meali

Üzerinden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.

Ali Fikri Yavuz Meali

Öyle bir rüzgâr ki, uğradığı bir şeyi bırakmıyor, mutlak onu kül gibi savuruyordu.

Bahaeddin Sağlam Meali

Dokunduğu her şeyi, çürütüp kül etmeden bırakmazdı.

Bayraktar Bayraklı Meali

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

Cemal Külünkoğlu Meali

O, Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp kül gibi dağıtıyordu.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

41,42. Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

Diyanet Vakfı Meali

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

Edip Yüksel Meali

Rastgeldiği her şeyi toz toprağa çeviriyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.

Elmalılı Meali (Orjinal)

Uğradığı bir şey'i bırakmıyor, mutlak onu çürütüp kül gibi ediyordu

Hasan Basri Çantay Meali

(Öyle bir rüzgâr ki) her uğradığı şey'i (yerinde) bırakmıyor, mutlakaa onu kül gibi savuruyordu.

Hayrat Neşriyat Meali

(O,) üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu toz gibi ediyordu!

İlyas Yorulmaz Meali

O rüzgar, üzerine geldiği her şeyi biçilmiş ot gibi, ayakta bırakmadı.

Kadri Çelik Meali

(O rüzgâr) Uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka kemik gibi çürütüp kül ediyordu.

Mahmut Kısa Meali

Karşısına çıkan her şeyi kavurupküle çeviren korkunç bir fırtına!

Mehmet Türk Meali

(O rüzgâr) üzerinden geçtiği her şeyi yok edip, külünü göğe savuruyordu.1*

Muhammed Esed Meali

(bu kasırga) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı, ve [her şeyi] çürümüş kemiklere benzetti. 28

Mustafa İslamoğlu Meali

(Bu fırtına) geçtiği yerde hiçbir şey bırakmadı, hepsini kül edip göğe savurdu.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Üzerine her uğradığı şeyi bırakmıyordu, illâ ki, onu çürümüş bir gül gibi kılmış oluyordu.

Suat Yıldırım Meali

Bu rüzgâr, uğradığı her şeyi derhal kül gibi savuruyordu.

Süleyman Ateş Meali

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.

Süleymaniye Vakfı Meali

Üstünden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu.

Şaban Piriş Meali

Dokunduğu her şeyi çürük kemik gibi yapmıştı.

Ümit Şimşek Meali

Bir rüzgâr ki, dokunduğu herşeyi küle çeviriyordu.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.

M. Pickthall (English)

It spared naught that it reached, but made it (all) as dust.

Yusuf Ali (English)

It left nothing whatever that it came up against, but reduced it to ruin and rottenness.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.