29 Ocak 2020 - 4 Cemaziye'l-Ahir 1441 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâd Suresi 39. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Arapça metinde istediğiniz kelimeyi çift tıklayarak o kelimenin Kur'an'da başka nerelerde geçtiğini görebilirsiniz. Bu tarz arama, kelimelerin "harekeleri" dikkate alınarak yapılmaktadır. Aynı form fakat farklı harekeli metinler için El-Mu'cem El-Mufehres'e müracat ediniz.

Hâżâ ‘atâunâ femnun ev emsik biġayri hisâb(in)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

“İşte bu, Bizim sana ikramımız ve bağışımızdır. (Ey Süleyman) Artık dilediğine ver, dilediğine verme, sana hesap sorulmayacaktır. (İster dağıt, ister saklayıp elinde tut!” diye serbest bırakmıştık).

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bu, bizim vergimizdir demiştik, istersen sayısız olarak sen de ihsan et; istersen elini yum, verme.

Abdullah Parlıyan Meali

Ve O'na “Bu devlet ve bu saltanat bizim sana hediyemizdir. Sana verilen bu nimetlerden dilediğine hesapsız ver, veya elinde tut serbestsin” dedik.

Ahmet Tekin Meali

İşte bunlar bizim ihsanımız. Artık ister başkalarına ikram et. İster elinde tut. Bunun hesabı sana sorulmayacak.

Ahmet Varol Meali

Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine ver veya tut. (Bunun) bir hesabı yoktur.

Ali Bulaç Meali

'İşte bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artık sen de hesaba vurmaksızın, ver ya da tut.'

Ali Fikri Yavuz Meali

(Biz buyurduk ki): “- Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine hesabsız olarak ver, yahud tut (verme, ey Süleyman).

Bahaeddin Sağlam Meali

“Bu, Biz’im sana ikram ettiğimiz sonsuz ihsanımızdır. İster (başkasına) ver, ister tut.” (dedik.)

Bayraktar Bayraklı Meali

İşte bu, bizim ihsanımızdır. “Sen onu ister dilediğine ver, ister verme, sorulmazsın” dedik.

Cemal Külünkoğlu Meali

(Ve ona dedik ki: Ey Süleyman!) “Bu Bizim lütfumuzdur. Onu hiçbir hesap yapmadan başkalarına dilediğin gibi vermen yahut elinde tutman sana kalmıştır!”

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır." dedik.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme” dedik.

Diyanet Vakfı Meali

«İşte bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır» dedik.

Edip Yüksel Meali

"Bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister tut, tükenmez."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"İşte bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen başkalarına ver veya verme. Bundan hesaba çekilmeyeceksin" dedik.

Elmalılı Meali (Orjinal)

Bu işte, dedik: bizim atâmız artık diler kerem et, diler imsâk hisabı yok

Hasan Basri Çantay Meali

(Dedik ki:) «Bu, bizim vergimizdir. Artık (dilediğine) hesabsız ver, yahud tut (kıs)».

Hayrat Neşriyat Meali

Bu bizim ihsânımızdır; artık ister (dilediğine) hesabsız olarak ver, ister tut!

İlyas Yorulmaz Meali

Bunlar sana bizim bağışladıklarımız. Bunları iyilik yapmak için de verebilirsin , istediğin kadar kendi elinde de tutabilirsin.

Kadri Çelik Meali

“İşte bu, bizim hesapsız ihsanımızdır. (Ey Süleyman!) Artık dilersen (başkalarına) ihsan et, dilersen de (elinde) tut.”

Mahmut Kısa Meali

“Ey Süleyman!” dedik, “Bu nîmetler, Bizim sana armağanımızdır; ister onları başkalarına dağıt, istersen elinde tut, bu konuda sana hesap sorulmayacaktır.”

Mehmet Türk Meali

(Ve ona Ey Süleyman!): “İşte bütün bunlar senin başkalarına hesapsızca verip vermemeyi, kendine bıraktığımız ihsanımızdır.” (dedik.)

Muhammed Esed Meali

[Ve ona dedik:] “Bu Bizim hediyemizdir, onu hiçbir hesap yapmadan başkalarına dilediğin gibi vermen yahut elinde tutman sana kalmıştır!”

Mustafa İslamoğlu Meali

(Ve ona şöyle dedik): “İşte bu Bizim ikramımızdır; artık onu ister hiçbir hesap yapmadan karşılıksız ver,[4079] istersen elinde tut!”*

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

(Dedik ki:) «Bu Bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine hesapsız ikram et ve tutuver.»

Suat Yıldırım Meali

Buyurduk: “Süleyman! İşte bu, sana ihsanımızdır. İster dağıt, ister yanında tut, bu hesapsızdır. ”*

Süleyman Ateş Meali

Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine ver veya verme, hesapsızdır. (dedik).

Süleymaniye Vakfı Meali

Bu, bizim sana ikramımızdır; başkasına ister ver, ister verme, hesabı sorulmayacaktır.

Şaban Piriş Meali

Bu, bizim hesapsız bağışımızdır. İster ver, ister tut.

Ümit Şimşek Meali

“Bu bizim armağanımızdır,” dedik. “İster ver, ister tut; hesabı sorulmaz.”

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bu, bizim lütfumuzdur; ister ver, ister elinde tut. Hesap yok...

M. Pickthall (English)

(Saying): This is Our gift, so bestow thou, or withhold, without reckoning.

Yusuf Ali (English)

"Such are Our Bounties: whether thou bestow them(4196) (on others) or withhold them, no account will be asked."*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.