27 Mayıs 2018 - 12 Ramazan 1439 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

AYET KARŞILAŞTIRMA
Yâsîn Suresi 10. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulaziz Bayındır Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
Kadri Çelik Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Arapça metinde istediğiniz kelimeyi çift tıklayarak o kelimenin Kur'an'da başka nerelerde geçtiğini görebilirsiniz. Bu tarz arama, kelimelerin "harekeleri" dikkate alınarak yapılmaktadır. Aynı form fakat farklı harekeli metinler için El-Mu'cem El-Mufehres'e müracat ediniz.

Vesevâun ‘aleyhim eenżertehum em lem tunżirhum lâ yu/minûn(e)

Abdulaziz Bayındır Meali

Onları uyarsan da bir, uyarmasan da: inanmıyorlar.

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve birdir onlara korkutsan da, korkutmasan da; onlar, inanmazlar.

Abdullah Parlıyan Meali

Onları ha uyarmış, ha uyarmamışsın, hiç farketmez, asla inanmazlar. Yani cenneti kaybetmek, cehenneme gitmek konusunda umursamazlar.

Ahmet Tekin Meali

Onları uyarsan da, uyarmasan da farketmez. Onlar iman etmeyecekler.

Ahmet Varol Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da kendileri için birdir. İman etmezler.

Ali Bulaç Meali

Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.

Ali Fikri Yavuz Meali

Sen onları korkutsan da, korkutmasan da onlarca birdir; iman etmezler.

Bahaeddin Sağlam Meali

Öyle ki onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Onlar iman etmeyeceklerdir.

Bayraktar Bayraklı Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

Cemal Külünkoğlu Meali

Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

Diyanet Vakfı Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

Edip Yüksel Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.*

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.

Elmalılı Meali (Orjinal)

Ve onlarca müsavidir: ha inzar etmişin kendilerini ha etmemişin; inanmazlar

Hasan Basri Çantay Meali

Onları (azâb ile) ha korkutmuşsun, ha korkutmamışsın onlarca birdir. İman etmezler.

Hayrat Neşriyat Meali

(Habîbim, yâ Muhammed!) Onları korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir; îmân etmezler.

Kadri Çelik Meali

Kendilerini uyarıp korkutsan da uyarmayıp korkutmasan da onlar için birdir; onlar iman etmezler.

Mehmet Türk Meali

Sen, onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez; artık onlar, asla inanmayacaklar.1*

Muhammed Esed Meali

artık onları uyarsan da uyarmasan da onlarca birdir: inanmazlar.

Mustafa İslamoğlu Meali

Şu halde sen onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için fark etmez: iman etmezler.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve onları korkutmuş olsan da, korkutmasan da onlara karşı müsavîdir, imân etmezler.

Suat Yıldırım Meali

Kendilerine müsavidir: ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar. . .

Süleyman Ateş Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

Şaban Piriş Meali

Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

Ümit Şimşek Meali

Uyarsan da onlar için birdir, uyarmasan da; artık iman etmezler.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, fark etmez onlar için; inanmazlar.

M. Pickthall (English)

Whether thou warn them or thou warn them not, it is alike for them, for they believe not.

Yusuf Ali (English)

The same is it to them(3950) whether thou admonish them or thou do not admonish them: they will not believe.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.