17 Temmuz 2019 - 14 Zi'l-ka'de 1440 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

AYET KARŞILAŞTIRMA
Sebe’ Suresi 33. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Arapça metinde istediğiniz kelimeyi çift tıklayarak o kelimenin Kur'an'da başka nerelerde geçtiğini görebilirsiniz. Bu tarz arama, kelimelerin "harekeleri" dikkate alınarak yapılmaktadır. Aynı form fakat farklı harekeli metinler için El-Mu'cem El-Mufehres'e müracat ediniz.

Vekâle-lleżîne-stud’ifû lilleżîne-stekberû bel mekru-lleyli ve-nnehâri iż te/murûnenâ en nekfura bi(A)llâhi venec’ale lehu endâdâ(en)(c) veeserrû-nnedâmete lemmâ raevû-l’ażâbe vece’alnâ-l-aġlâle fî a’nâki-lleżîne keferû(c) hel yuczevne illâ mâ kânû ya’melûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve aşağılık sanılanlar da büyüklük satanlara, hayır derler, gecegündüz düzenler kurup duruyor ve o zamanlar, bize de Allah'a kafir olmamızı ve ona eşler tanımamızı emrediyordunuz ve azabı görünce hepsinde de nedamet belirir ve biz de kafir olanların boyunlarına zincirler vururuz. Onların yaptıklarına karşılık başka bir şey mi verecektik ki?

Abdullah Parlıyan Meali

Ama güçsüzler, büyüklük taslayanlara: “Hayır!” diyecekler. “Sizler gece gündüz Allah'ın mesajlarına karşı yanlış ve yanıltıcı itirazlar ortaya atar, kötülük aşılardınız. Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz.” Ve onlar azabı görünce, derin pişmanlıklarını ifade etmeye imkan bulamayacaklar. Biz de, O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin boyunlarına, demir halkalar geçireceğiz. Bu, yaptıklarının adil bir karşılığı değil midir?

Ahmet Tekin Meali

Temel hak ve hürriyetleri kısıtlanmış, baskıcı, zâlim idareler altında ezilen halk, büyüklük taslayan zorba, güç ve iktidar sahiplerine:

“- Hayır, asıl suçlu biz değiliz. Gece-gündüz işiniz sinsice planlar yapıp uygulamak, yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunmak, mü'minlerin ve dinin önünü kesen tuzaklar kurmaktı. Siz daima, Allah'ı inkârda ısrar etmemizi, bile bile taş yığınlarını, putları, şahısları Allah'a ortak koşmamızı bize emrederdiniz.” derler. Artık azâbı gördüklerinde, içten, yürekten pişmanlık duyarlar. Biz de kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar işlemeye devam ettikleri günahların karşılığının dışında cezalandırılırlar mı hiç?

Ahmet Varol Meali

Zayıf düşürülenler de büyüklenenlere: "Hayır gece gündüz hileler kuruyor; bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını açığa vururlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına halkalar dolarız. İşlediklerinden başka bir şeyle mi cezalandırılıyorlar?

Ali Bulaç Meali

Za'fa uğratılanlar da büyüklük taslayanlara: 'Hayır, siz gece ve gündüz hileli düzenler (kurup) bizim Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize emrediyordunuz' dediler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını saklarlar; biz de inkâr edenlerin boyunlarına halkalar geçirdik. Onlar, yaptıklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?

Ali Fikri Yavuz Meali

O düşükler de büyüklük taslıyanlara: “- Hayır, gece ile gündüz bizi aldatıyordunuz. Çünkü siz, bize Allah'ı inkâr etmemizi, (Peygamberi tanımamamızı), O'na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz.”' derler. Azabı gördükleri zaman içlerinden pişmanlık getirirler. Biz de o kâfirlerin boyunlarına demir lâleler vururuz. Onlar ancak yaptıklarının cezasını çekerler.

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve zayıf bırakılanlar, büyüklenmiş olanlara: “Hayır! Gece, gündüz tuzak kuruyordunuz. Çünkü Allah’a nankörlük etmemizi, O’na eşler koşmamızı bize emrediyordunuz.” derler. Ve azabı gördüklerinde pişmanlıklarını gizlerler. Biz de o kâfirlerin boyunlarına (demir) tasmalar geçiririz. Ve onlar, yaptıklarından başka bir şey ile cezalandırılmazlar.

Bayraktar Bayraklı Meali

Güçsüz durumda olanlar, büyüklük taslayanlara, “Hayır! Sizin gece gündüz tuzak kurmanız bizi bu hale düşürdü. Çünkü bize, Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz” diyecekler ve azabı gördüklerinde, pişmanlıklarını içlerinde gizleyecekler. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına halkalar geçireceğiz. Onlar sadece yaptıklarının karşılığını görecekler.

Cemal Külünkoğlu Meali

Bunun üzerine güçsüzler, büyüklük taslayanlara: “Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Güçsüz sayılanlar da büyüklük taslayanlara: "Hayır gece gündüz hile kuruyor ve bize Allah'ı inkar etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı gördüklerinde, ettiklerine içleri yanar. İnkar edenlerin boyunlarına demir halkalar vururuz. Yaptıklarından başka bir şeyin mi cezasını çekerler?

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

Diyanet Vakfı Meali

Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler. Artık azabı gördüklerinde, için için yanarlar; biz de o inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yapmakta oldukları günahları yüzünden cezalandırılırlar.

Edip Yüksel Meali

Güçsüzleştirilenler, büyüklenenlere, "Asıl sizdiniz. Bizim ALLAH'a karşı nankörlük göstermemiz ve O'na ortaklar koşmamız için gece gündüz planlar kuruyordunuz." Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar. İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur. Yalnız yaptıklarının karşılığını almıyorlar mı?

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

O zayıf düşürülenler de o büyüklük taslayanlara: "Hayır, (işiniz) gece, gündüz hilekârlıktı. Çünkü siz bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eş koşmamızı emrediyordunuz." derler. Bunlar azabı gördükleri zaman içlerinden pişmanlık getirmektedirler. Biz de o kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçirmişizdir. Onlar sadece yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.

Elmalılı Meali (Orjinal)

O zebûn edilenler de o büyüklük taslayanlara demektedir: hayır işiniz gece gündüz dolap, çünkü sizler bizlere hep Allaha küfretmemizi ve ona menendler koşmamızı emrediyordunuz, ve böyle atışırlarken hepsi azâbı gördükleri o demde içlerinden pişmanlık getirmektedirler, tomrukları geçirmişizdir de boyunlarına hep o küfredenlerin, sâde yaptıklarının cezasını çekiyorlardır

Hasan Basri Çantay Meali

Zâif tanıtanlar da o büyüklük taslayanlara: «Hayır, derler, gece gündüz (işiniz) hıylekârlıkdı. Çünkü siz bize Allaha küfretmemizi, Ona benzerler (ortaklar) tanımamızı emrediyordunuz». Bunlar azâbı görünce (hepsi) peşîmanlıklarını (derdlerini) içlerine atarlar. Biz de o küfredenlerin boyunlarına (ateş) tomrukları (nı) takarız. Yapmakda olduklarının başkasıyle mi cezalandırılacaklardı ya?

Hayrat Neşriyat Meali

Zayıf düşürülenler de o büyüklük taslayanlara der ki: “Hayır! Gece gündüz(kurduğunuz) tuzak (bizi hidâyetten çevirdi). Bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na ortaklar koşmamızı emrederdiniz.” Ve azâbı gördüklerinde, (artık tartışmayı bırakıp içlerindeki)pişmanlığı gizlerler. Artık inkâr edenlerin boyunlarına (demir) halkalar geçiririz. (Onlar)yapmakta olduklarından başkasıyla mı cezâlandırılacaklar?

İlyas Yorulmaz Meali

Zayıf olanlar da büyüklenenlere “Ama siz gece gündüz durmadan tuzaklar hazırlayıp “Allah'ı inkar edin ve ona putları ortaklar koşun” diye bize emirler yağdırıyordunuz” derler. O gün onlar azabı gördüklerinde pişmanlıklarını gizlerler. Bizde inkar edenlerin boyunlarına, yaptıklarının karşılığı olarak halkalar geçirdik.

Kadri Çelik Meali

Zaafa uğratılanlar da büyüklük taslayanlara, “Hayır, siz gece ve gündüz hileli düzenler (kuruyor,) bizim Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize emrediyordunuz” derler. Azabı gördüklerinde de pişmanlıklarını saklarlar. Biz de kâfirlerin boyunlarına halkalar geçiririz. Onlar, yapmakta olduklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?

Mahmut Kısa Meali

Buna karşılık güçsüz bırakılanlar, büyüklük taslayanlara, “Ne münasebet!” diye itiraz edecekler, “Bizi yoldan çıkarmak içingece gündüz plânlar kuran, hâince tuzaklar peşinde koşan ve her türlü basın yayın araçlarını kullanarak İslâm aleyhinde yanıltıcı propagandalarla bizi aldatanlar sizler değil miydiniz? Ne çabuk unuttunuz, hani bize Allah’ın ayetlerini inkâr etmemizi ve birtakım varlıkların egemenliğini kabul ederek O’na ortak koşmamızı emrediyordunuz!”
Böylece, her iki taraf da cezayı hak ettiklerini anlayacaklar. Derken zâlimler, kendilerini bekleyen azâbı görünce, pişmanlık acısı bir kor gibi yüreklerini yakıp kavuracak! Biz de, o inkârcıların boyunlarına çelikten prangalar geçirip hepsini aşağılık bir hâlde cehenneme süreceğiz! İşte bu fecî âkıbeti, bizzat kendileri hazırladılar. Öyle ya, onlar yaptıklarından başka bir şeyin cezasını mı çekiyorlar?

Mehmet Türk Meali

Zayıflar1 da büyüklük taslayanlara: “Hayır, (esas suçlu,) sizin gece ve gündüz (sürekli olarak) Allah’ı inkâr etmemizi ve Ona eşler koşmamızı bize emretmek için kurduğunuz tuzaklarınızdır.” derler. Azabı gördüklerinde onlar, pişmanlıklarını bile ifâde edemezler. Biz de kâfirlerin boyunlarına halkalar geçiririz. (Sanki) onlar yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılacaklar(ını bekliyorlar)dı?*

Muhammed Esed Meali

Ama güçsüzler, küstahça büyüklük taslayanlara: “Hayır!” diyecekler. “[Bizi ondan alıkoyan, sizin] gece gündüz 41 [Allah'ın mesajlarına karşı] yanlış ve yanıltıcı itirazlar geliştirmenizdi; [tıpkı] Allah'ı tanımamaya ve O'na rakip güçler bulunduğuna 42 bizi ikna ettiğiniz (gibi)!” diyeceklerdir. Ve onlar [kendilerini bekleyen] azabı görünce [derin] pişmanlıklarını ifade etmeye 43 imkan bulamayacaklar: çün-kü biz hakikati inkara şartlanmış olanların boyunlarına halkalar geçireceğiz. 44 Bu, yaptıklarının [adil] bir karşılığı değil midir?

Mustafa İslamoğlu Meali

Bu kez zayıf bırakılanlar büyüklük taslayanlara “Hayır” diye itiraz edecekler, “(İşiniz gücünüz) gece gündüz dolap çevirmek! Hatırlasanıza bir; bize Allah’a yabancılaşmamızı ve O’na eşdeğer rakip güçler[3851] tanımamızı dayatıyordunuz!” Derken onların tümü de asıl pişmanlığı, kendilerini bekleyen azabı görünce yüreklerinin en derinlerinde yaşayacaklar;[3852] zira Biz inkârda ısrar edenlerin boyunlarına halkalar geçireceğiz:[3853] hem yaptıklarının bunun dışında bir karşılığı mı var?*

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve zayıf sayılanlar da o büyüklük gösterenlere der ki: «Hayır... Gece ve gündüzdeki hile. O vakit ki, bize emrederdiniz ki, Allah'ı inkar edelim ve O'nun için şerikler ittihaz edinelim.» Ve azabı gördükleri zaman (hepsi de) için için pişman olurlar ve kâfir olanların boyunlarına demir lâleler vurmuş olacağız. Onlar işlediklerinden başka bir şey ile cezalandırılmayacaklardır.

Suat Yıldırım Meali

Ezilenler de kibirlilere: “Hayır! İşiniz gücünüz, gece gündüz dolap! Siz daima Allah'a nankörlük etmemizi, Ona birtakım şerikler uydurmamızı bizden isterdiniz” derler. Ve böyle atışırlarken hepsi, azabı gördükleri o esnada, pişmanlıklarını içlerine atarlar. . . O inkârcıların boyunlarına ateşten demir halkalar takarız. Bu, yaptıklarının adil bir karşılığı değil midir?

Süleyman Ateş Meali

Zayıf düşürülenler büyüklük taslayanlara: "Hayır, gece gündüz dolap (kurar, kötülük aşılardınız) Allah'a nankörlük etmemizi, O'na eşler koşmamızı bize emrederdiniz." dediler. Ve azabı gördüklerinde, içlerinde pişmanlıklarını gizlediler. Biz de o nankörlerin boyunlarına demir halkalar geçirdik. Yalnız yaptıklarıyle cezalanmıyorlar mı?

Süleymaniye Vakfı Meali

Etkisizleştirilmiş olanlar büyüklük taslayanlara; "Hayır sizler, gece gündüz hile kuruyor, Allah'ı görmezlikten gelmemizi ve ona ortaklar koşmamızı emrediyordunuz" derler. Boyunlarına taktığımız demir halkalar içinde o azabı görünce de pişmanlıklarını içlerine atarlar. Teslim oldukları ceza yaptıklarının karşılığından başka nedir ki?

Şaban Piriş Meali

Sömürülenler de büyüklenenlere:-Aksine, siz gece gündüz plan kurup, bize Allah'a nankörlüğü ve O'na denk varlıklar edinmemizi emrederdiniz, derler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklardır. İnkarcıların boyunlarına demir halkalar geçiririz. Yaptıklarından başka bir şeyle mi cezalandırılacaklar?

Ümit Şimşek Meali

Güçsüzler ise büyüklük taslayanlara “Gece gündüz işiniz düzenbazlıktı,” derler. “Böylece, Allah'a nankörlük edip de başkalarını ona denk tutmamızı emrediyordunuz.” Azabı gördüklerinde, için için pişmanlık duymaktadırlar. Biz ise o kâfirlerin boyunlarına boyundurukları geçirmişizdir. Onlar yaptıklarından başka birşeyle mi cezalanıyorlar?

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bu kez, basit görülüp horlananlar büyüklük taslayanlara şöyle derler: "Hayır, öyle değil!" İşiniz gece gündüz düzenbazlıktı. Siz bize Allah'a nankörlük etmemizi, O'na eşler-ortaklar tutmamızı emrediyordunuz." Nihayet, azabı gördüklerinde, pişmanlığı içlerine gömerler. Biz ise inkârcıların boyunlarına bukağıları vurmuşuzdur. Yapıp ettiklerinden başka, neyin karşılığını görüyorlar ki!...

M. Pickthall (English)

Those who were despised say unto those who were proud: Nay but (it was your) scheming night and day, when ye commanded us to disbelieve in Allah and set up rivals unto Him. And they are filled with remorse when they behold the doom; and We place carcans on the necks of those who disbelieved. Are they requited aught save what they did?

Yusuf Ali (English)

Those who had been despised will say to the arrogant ones: "Nay! it was a plot (of yours) by day and by night:(3838) Behold! Ye (constantly) ordered us to be ungrateful to Allah and to attribute equals to Him!"(3839) They will declare (their) repentance(3840) when they see the Penalty: We shall put yokes on the necks of the Unbelievers: It would only be a requital for their (ill) Deeds.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.