12 Temmuz 2020 - 21 Zi'l-ka'de 1441 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 99. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orjinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Vemâ edallenâ illâ-lmucrimûn(e)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Oysa) “Bizi mücrim olanlardan (isyankâr veutanmaz günahkârlardan) başka saptıran olmadı.”

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.

Abdullah Parlıyan Meali

Yine de bizi yoldan çıkaranlar, o günahlara gömülüp giden elebaşılarımız oldu.

Ahmet Tekin Meali

“Bizi, kesinlikle, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar hak yoldan uzaklaştırıp başımıza buyruk hale getirerek, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihimize imkân sağladılar.”

Ahmet Varol Meali

Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.

Ali Bulaç Meali

'Bizi suçlu-günahkarlardan başka saptıran olmadı.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Bizi ancak (kendilerine uyduğumuz bizden önceki) mücrimler sapıttı.

Bahaeddin Sağlam Meali

“O azgınlardan başka hiç kimse bizi saptırmadı.”

Bayraktar Bayraklı Meali

96,97,98,99,100,101,102. Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”

Besim Atalay Meali

Bizi ancak günahlılar sapıttı

Cemal Külünkoğlu Meali

Bizi yoldan çıkaran, o suçlulardan başkası değildi.”

Diyanet İşleri Meali (Eski)

96,97,98,99,100,101,102. Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”

Diyanet Vakfı Meali

Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.

Edip Yüksel Meali

"Bizi saptıranlar suçlulardı."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı."

Elmalılı Meali (Orjinal)

Ve bizi hep o mücrimler şaşırtmıştı

Erhan Aktaş Meali

“Ve bizi hep o mucrimler1 saptırdı.”*

Hasan Basri Çantay Meali

«Bizi o mücrimlerden başkası sapdırmadı».

Hayrat Neşriyat Meali

“Bizi ancak günahkârlar dalâlete düşürdü.”

İlyas Yorulmaz Meali

“Bizi yalnızca günahkârca davranan mücrimler saptırdı.”

Kadri Çelik Meali

“Bizi suçlu günahkârlardan başka saptıran da olmadı.”

Mahmut Kısa Meali

İşte bizi yoldan çıkaranlar, şu günahkâr cin ve insanlardan başkası değildir.

Mehmet Türk Meali

“Bizi bu günâhkârlardan başkası saptırmadı.”

Muhammed Esed Meali

yine de [sizi tanrılaştırarak] yoldan çıkmamıza günah (önderlerimiz) sebep oldu! 46

Mustafa İslamoğlu Meali

ne ki bizi saptıran, yalnızca günahı hayat tarzı haline getiren şu kimselerdi;[3228]*

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Ve bizi ancak o mücrimler sapıtmış oldular.»

Suat Yıldırım Meali

96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]*

Süleyman Ateş Meali

Ama bizi saptıran o suçlulardır.

Süleymaniye Vakfı Meali

Bizi yoldan çıkaranlar, şu günahkârlardan başkası değildir.

Şaban Piriş Meali

Bizi hep o günahkarlar şaşırtmıştı.

Ümit Şimşek Meali

“Fakat bizi o mücrimler saptırdı.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."

M. Pickthall (English)

It was but the guilty who misled us.

Yusuf Ali (English)

"´And our seducers were only those who were steeped in guilt.(3184)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.