9 Ağustos 2020 - 19 Zi'l-Hicce 1441 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 61. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orjinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâlû fe/tû bihi ‘alâ a’yuni-nnâsi le’allehum yeşhedûn(e)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Hiddetlenip) Dediler ki: “Öyleyse, onu (İbrahim’i) insanların gözü önüne getirin ki, O’na (nasıl bir ceza vereceğimize) şahit olup görsünler”.

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Öyleyse dediler, onu halkın gözü önüne getirin de söylediği söze tanıklıkta bulunsunlar.

Abdullah Parlıyan Meali

“O'nu insanların gözü önüne getirin, mahkemesi ve cezalandırılması halk önünde olsun da, belki ona şahit olunca, ondan ibret alırlar.”

Ahmet Tekin Meali

“O halde onu halkın gözü önüne çıkarın. Olur ki, onu teşhis ederler.” dediler.

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Öyleyse onu insanların gözlerinin önüne getirin. Olur ki onlar da şahit olurlar!"

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar.'

Ali Fikri Yavuz Meali

(Nemrud ve kavminin ileri gelenleri şöyle) dediler: “- Öyle ise, onu insanların gözleri önüne getirin, belki (yaptığı işe) şahidlik ederler.”

Bahaeddin Sağlam Meali

“İnsanların gözü önünde onu getirin ki, ona şahit olup ibret alsınlar” dediler.

Bayraktar Bayraklı Meali

“O halde, onu hemen insanların gözü önüne getirin, belki şâhitlik ederler” dediler.

Besim Atalay Meali

«Getirin herkesin gözü önüne, ona tanık olalım» dediler

Cemal Külünkoğlu Meali

“Haydi, getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsun” dediler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

60,61. Bazıları: "İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk" deyince, "O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu halkın gözü önüne getirin" dediler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

(Bir kısmı da) “O hâlde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler” dediler.

Diyanet Vakfı Meali

O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

Edip Yüksel Meali

"Onu kamunun huzuruna çıkarın ki tanık olsunlar," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"O halde onu insanların gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) şahidlik ederler" dediler.

Elmalılı Meali (Orjinal)

Haydin dediler: getirin onu nâsın gözleri önüne belki şehadet ederler

Erhan Aktaş Meali

“O halde onu insanların huzuruna getirin. Belki tanıklık eden çıkar” dediler.

Hasan Basri Çantay Meali

Dediler: «O halde onu insanların gözleri önüne getirin. Olur ki onlar da (aleyhinde) şâhidlik ederler».

Hayrat Neşriyat Meali

“Öyle ise onu insanların gözü önüne getirin; belki (onun yaptığına) şâhidlik ederler” dediler.

İlyas Yorulmaz Meali

“İbrahimi insanların karşısına getirin, belki İbrahimin putları kırdığına dair şahitlik eden birisi bulunur.” dediler.

Kadri Çelik Meali

Dediler ki: “Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.”

Mahmut Kısa Meali

“Öyleyse, onu derhal yakalayıp insanlarla yüzleştirin ki, bu sözleri söylediğine şâhitlik etsinler!” dediler. Böylece, İbrahim’i tutup getirdiler ve:

Mehmet Türk Meali

(İçlerinden bir kısmı da) “Öyleyse, onu insanların gözünün önüne getirin de belki onun (bu putları kırdığını) bir gören bulunur.” dediler.

Muhammed Esed Meali

[Berikiler:] “Onu insanların karşısına çıkarın, [aleyhine] tanıklık etsinler!” dediler.

Mustafa İslamoğlu Meali

(Diğerleri) dediler ki: “Onu insanların önüne çıkarın; belki görgü şahitliği yapacak birileri çıkar!”

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Haydin dediler. O'nu nâsın gözleri önüne getiriniz; umulur ki onlar şehâdette bulunurlar.»

Suat Yıldırım Meali

“Haydin, dediler, getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsunlar. ”

Süleyman Ateş Meali

Onu insanların gözü önüne getirin de (nasıl cezalandırılacağına) tanık olsunlar dediler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Diğerleri: “Getirin onu halkın önüne; belki bir gören olmuştur” diye karşılık verdi.

Şaban Piriş Meali

-Şahitlik etmeleri için onu halkın gözü önüne getirin, dediler.

Ümit Şimşek Meali

“Öyleyse onu halkın önüne çıkarın da başına geleceklere herkes şahit olsun” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler: "Halkın gözleri önüne getirin onu ki, açıkça görebilsinler."

M. Pickthall (English)

They said: Then bring him (hither) before the people's eyes that they may testify.

Yusuf Ali (English)

They said, "Then bring him before the eyes of the people, that they may bear witness."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.